Haber: İdris Yılmaz

Her yılın 15 Nisan-15 Temmuz tarihleri arasında göç yolculuğuna çıkan İnci Kefal Balığının avlanması yasaklansa bile, üremesine yol açan tehlikeli etkenler sınır tanımıyor. Balığın ürediği akar sular üzerinde yapılan HES’ler ve DSİ’nin (Devlet Su İşleri) sulama için kullandığı kanallar derelerdeki su seviyesinin düşmesine yol açıyor. Yaşanan bunca olumsuz gelişmelere küresel iklim krizinin yol açtığı kuraklığında eklenmesi var olan suyun yetersizliği balığın üremesini engelliyor.  Yurttaşlar ve çevreciler yaşanan duyarsızlığa tepki göstererek, en azından balığın üreme dönemlerinde baraj kapaklarının açık bırakılması çağrısında bulundu. 

Yılın en düşük su seviyesi 

Deli Çay, Zilan Çayı ve Bendimahi Sazlıkları, İnci Kefal Balığının ürediği merkezi noktalardan biri. Ancak bu su kaynaklarının üzerinde yapılan HES’ler ve bu HES’lerin suları tutması sebebiyle  kaynakları her geçen yıl gözle görülebilir oradan azalmaktadır. Bu yıl geçen yıla rağmen su seviyesinin daha düşük olması balık göçünde de azalma olduğunu gösteriyor. Van ÇEV-DER Başkanı Ali Kalçık, HES’lerin yarattığı tahribata yıllardır dikkat çekmeye çalıştıklarını ifade ederek buna rağmen seslerini duyuramadıklarını söylüyor. Kalçık,“  Doğa her geçen gün birileri kasalarını parayla doldursun diye tahrip ediliyor. Yasalar ve mevzuatlar dikkate alınmıyor. Bugün geldiğimiz nokta yılardır söylemeye çalıştığımız olayıdır. Bakın Van Gölünün endemik balık sayısı gözle görülecek düzeyde azalmıştır” diye belirtti.  

‘Başlık göçü erken başladı’

Bölgede yaklaşık 35 yıldır doğa fotoğrafçılığı yapan Ferzende Coşar, barajların suları kesmesi üzerinde su debisinde ciddi düşüşler yaşadığını belirtti. Geçmiş yıllara göre bu yıl su seviyesindeki düşünün görülmediğini aktaran Coşar şöyle devam etti: “Geçen sene 13 Mayıs’ta gelen balık bu yıl 6 Mayıs’ta gelmeye başladı. Su debisinin düşük olması sebebiyle su sıcaklığında artış yaşandı. Bu nedenle balık göçü erken başladı. Bu balık sulardaki düşüş nedeniyle üreyemiyor, şu anda Deliçayın dibinde tıklım tıklım balık yumurtaları var. Eğer bir yağmur yağmazsa suda artış yaşanmazsa bu yumurtalarda tehlike atındadır. Yüzüncü yıl üniversitesinin girişimleri sonucunda baraj kapıları açılsa bile şu anki su seviyesi düşüktür. Suyu seviyesi biraz daha düşerse ciddi balık ölümleri yaşanır. Bu derelerde sadece inci kefali yok, çok sayıda endemik balık türü mevcut, bunlar Erciş bıyıklısı, kayabalığı ve bir de İnci Kefal’den küçük bir balık türü vardır. Bütün bu canlıların yaşamı ve nesli tehlike altındadır. Yetkililer bu anlamda bir çalışma yürütmelidir”  

‘Böyle devam ederse fotoğraflarla sınırlı kalacağız’

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinde öğretim üyesi olan Profesör Doktor Esin Eskitaş, “Burası doğa harikası bir yer. Geçmiş yıllarda su seviyesi daha yüksek olduğu için balık oranı çok yüksekti ve şu suyun üstü balıklardan sim siyahtı. Bu yıl mevsimi olmasına rağmen 3-5 tane görebiliyoruz. Yaşanan çevre kirliliği, barajların yapılması ve sulama amacıyla tatlı suların kullanılması sebebiyle su seviyesi çok düşmüş. İnci kefali doğa harikası bir canlıdır. Bu tür endemik canlıları korumak önemli bir sorumluluktur. Öncelikli olarak her bir birey doğaya saygılı olmalı. Bizler doğaya bir verdiğimizde bin alıyoruz. Buradaki yaşanan kirlilik doğaya olan saygısızlığımızın göstergesidir. Bu şekilde duyarsızlığa devam edersek ileriki süreçlerde sadece geride kalan fotoğraflarla sınırlı kalacağız.”

Bu içerik Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Gazeteciler Cemiyeti’nin “Basın Evi Destek Aracı (BEDA)” programı kapsamında hazırlanmıştır.
 

Afganistan: İmparatorluklar mezarlığından kadınların direnişine Afganistan: İmparatorluklar mezarlığından kadınların direnişine