Vanlı esnaflar: Şimdiye kadar yaşadığımız en ciddi krizi yaşıyoruz

Döviz kurundaki düşüşle beraber yurttaşların gözü marketlerdeki fiyatlara çevrilmişti. Alıcı gibi satıcıyı da zorluyor kurdaki artışlar. Vanlı esnaflara göre denetimler az, fiyatlar kendilerine de düşman: “Fazla alırsanız indirimli satarız dediğimiz günlerden ‘birer tane alın herkese yetsin’ dediğimiz günlere geldik.”

Vanlı esnaflar: Şimdiye kadar yaşadığımız en ciddi krizi yaşıyoruz

Temel gıda ürünlerine ulaşmakta zorluk yaşayan yurttaşlar, indirim beklerken her geçen gün yeni zamlarla karşılaşıyor. Dolar kurunun Türk Lirası karşısında ağır değer kaybı, son aylarda durdurulamaz bir noktaya geldi. 1 Amerikan Doları, Aralık ayı içerisinde 9 liradan 18 liraya kadar yükseldi. 1 Aralık 2021’de, yüzde 1,56 değer kaybeden dolar, ayın ilk gününde piyasaları 13,26’dan kapattı. 20 Aralık 2021’de AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kur artışlarına dair yaptığı açıklamadan sonra dolarda bir düşüş yaşanmıştı. Borsanın kapanmasına yakın saatlerde 18 lira seviyelerinden işlem gören dolar, piyasalar açıldığında 11.08’e kadar geriledi.

'KUR YÜKSELDİĞİ ANDA TEDARİK EDEMEDİK'

Ancak, dolara yönelik yeni müdahale fayda etmedi. Sabah saatlerinde gerileyen dolar kuru, piyasaların açılmasından sonra 14.37 seviyelerine kadar yükseldi. 13,45 dolaylarında seyreden dolar kurunun tartışmalara açık düşüşü gıda fiyatlarını etkilemedi. Alıcının cebini yakan, satıcıyı da zarara sokan kur farkının yansımalarını Vanesnaflar anlattı: “Kur yükseldiği anda ürün tedarik edemedik. Bayiler vadeyi kıstılar, fiyatları yükselttiler. Almak istediğimiz ürün adedini alamadık. Kaldı ki almak istediğimiz, talep ettiğimiz miktarı da alamadık. ‘Fazla alırsanız indirimli satarız’ dediğimiz günlerden ‘birer tane alın herkese yetsin’ dediğimiz günlere geldik.”

'ŞİMDİYE KADAR YAŞADIĞIMIZ EN CİDDİ KRİZİ YAŞIYORUZ'

Otuz beş yıllık esnaf olan Şaban Şan, şu an işlettiği marketi 2016’da açmış. Ekonomik krizi, daha önce iki kasiyerle çalıştırdığı marketinin şimdi bir kasiyere düşmesiyle özetliyor. Şehir merkezinde bulunan marketinin günlük cirosunun, 20 binden 7 bine indiğini ekliyor. Kur artışındaki zikzakların en çok gıda fiyatlarını vurduğunu, tedarik konusunda da ciddi sorunlar yaşadıklarını, stokçuluğun yaygınlaştığını, birçok kişinin krizi fırsata çevirdiğinden de yakınıyor: “Ürün aldığımız bayiler fiyatlarda bir düşüşe gitmediler. Talep ettiğimizde ‘bu fiyattan satıyoruz’ diyorlar. Daha önce de şimdi de veresiye çalıştık. Yoksa satış yapmamız mümkün değil. Şimdiye kadar yaşadığımız en ciddi krizi yaşıyoruz. 2020-2021 yılı, otuz beş yıllık esnaflık hayatımın en sıkıntılı zamanı oldu. Personel maaşlarını, sigorta primlerini, vergileri ve kirayı karşılayamıyoruz şu an. Dövizin düşmesiyle ürünlerde fiyat düşüşü yaşanmadı. Sadece yağ fiyatlarında az miktarda bir düşüş yaşandı. Bu da bir iyileştirme olmadı bizim için. Bu durumun düzeleceğini ummuyorum. Ekonomi hiçbir zaman bu kadar kötü olmamıştı. İnsanların alım gücü ciddi anlamda düştü. Fakat en azından yetkililer stokçuluğun önüne geçip, fiyat denetlemesi yaparak duruma müdahale edebilirler. Bunun da yapılacağını sanmıyorum.”

'KUR YÜKSELDİĞİ ANDAN İTİBAREN ÜRÜN TEDARİK EDEMEDİK'

Toptancı Hüseyin Akkaya’da, daha önce veresiye satış yaptıklarını fakat şu an veresiye satışlarının olmadığını belirtiyor. Bunun sebebini ise, “Sattığımız ürünü aynı fiyata yerine koyamıyoruz. Örneğin 50 liraya sattığımız ürünü bir ay sonra 55 liraya alıp yerine koyuyorum ve haliyle zarar ediyorum. Kur yükseldiği anda ürün tedarik edemedik. Ürün istediğimiz zaman peşin ödeme talep ettiler. Peşin ödeme yaptığımız zamanda ürünü zamanında alamadık. Bir defa peşin ödeme yaptım, ödemesini yaptığım yağ yirmi beş gün sonra elime ulaştı,” sözleriyle anlatıyor.

'FAZLA ALIRSANIZ İNDİRİMLİ SATARIZ DEDİĞİMİZ GÜNLERİ GERİDE BIRAKTIK'

“Bizden, bir üründen 10 adet almak isteyenler oldu fakat bana gelmediği için bende satış yapamadım,” diyen Akkaya, zamlar karşısında stok talebiyle karşılaştığını söylüyor. “Aynı üründen birden fazla almak isteyenlere ‘birer tane alın herkese yetsin’ deyip satış yapmadım. ‘Fazla alırsanız indirimli satarız’ dediğimiz günlerden ‘birer tane alın herkese yetsin’ dediğimiz günlere geldik. Zamlardan önce çok iyi satış yapıyorduk. Toptan yaptığımız satışlarda, adet arttıkça indirim yapıyorduk fakat şu an toptan satmamaya başladık çünkü zarar ediyoruz,” diyor Akkaya. Krizin daha çok derinleşeceğinden endişe eden Akkaya, “Döviz kuru düştü fakat hiçbir şey değişmedi. Fiyatlarda düşüş olmadı. Ülkede hiçbir şey değişmedi, üretim artmadı sanayileşme gelişmedi. Yağ dışında hiçbir ürünün fiyatında düşüş olmadı, ortalama 60 liralık bir düşüş oldu. Şu an 5 litrelik yağı 4 yüz elli liradan satıyoruz,” diyor.

'FABRİKA SAHİPLERİ ÜRÜNLERİ TEKELLERİNE ALMIŞLAR'

İsmini vermek istemeyen bir esnaf ise on sekiz yıldır esnaflık yaptığını aktarıyor. Veresiye satışlarının daha önce de olduğunu belirtiyor ancak iki yıldır tek bir ödeme yapamayan müşterilerinin olduğunu ekliyor: “Dolar kuru düştükten sonra sadece yağ ve çok az miktarda un fiyatında azalma oldu. Onun dışındaki hiçbir ürünün fiyatında değişiklik olmadı. Geçen yıl 24 liraya verdiğim şekerin fiyatı şu an 55 lira. Şeker genelde çok az zamlanan ürünlerden biri. Ama bu yıl yüzde 100’den daha fazla arttı. 6-7 aydır çok zor dönemler yaşıyoruz. Fabrika sahipleri ürünleri tekellerine almışlar, bir denetim de yok, bu yüzden biz yüksek fiyattan ürün alıp çok az bir kârla satmak zorunda kalıyoruz. Fabrikalar, bayiler indirim yapmadıkça benim indirim yapmam mümkün değil. Sonuçta onlardan aldığım fiyata kârımı ekleyerek satış yapıyorum.”

'FABRİKALAR ÜRÜNLERİ "ZAMMIN ELİ KULAĞINDA" MANTIĞIYLA PİYASAYA SÜRÜYOR'

Bir diğer esnaf Ahmet Bilgin ise otuz iki yıldır Van’da esnaf. Gıda ürünlerindeki tekelleşme artışlarının önüne geçilemediğini, bunun nedeni olarak da yeterli denetimlerin yapılmadığını savunuyor. Fabrikaların ürün göndermediklerini, ürünlere zam yapılacağı zamanlarda ürünlerin sayılarını kıstıklarını ancak zam geldiği gibi de piyasaya ürünleri sürdüklerini söylüyor. Döviz kurunun düşmesiyle ürün fiyatlarında herhangi bir değişiklik olmadığını da belirtiyor: “Şekerde hiçbir indirim yapılmadı, yağda da beklediğimiz indirim yapılmadı. Esnaf olarak en sıkıntılı günlerimiz pandeminin başlangıç zamanları oldu. Pandemi başlangıç zamanları ve şu birkaç aylık dönem en çok zorlandığımız zamanlar.”

Serhat News/ Yeşim Karaağar

Güncelleme Tarihi: 25 Ocak 2022, 15:09
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER