Haber ve görüntü: Mizgin Sırnaç

Erciş’in İçme ve sulama  rezervesi HES’e kurban ediliyor Erciş’in İçme ve sulama  rezervesi HES’e kurban ediliyor

Hevsel Bahçeleri, Dicle Nehri kıyısında, Diyarbakır Kalesi ile nehir vadisi arasında yer alan yaklaşık yedi yüz hektarlık yoğunlukla tarımın yapıldığı bir arazidir. Çok farklı türlerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek alanlara (habitat) sahip Hevsel bahçeleri, bölgenin en büyük kuş cennetidir.180'den fazla kuş türünün yanı sıra susamuru, tilki, sansar, sincap ve kirpi gibi birçok memelinin de barınağıdır. 2015 yılında Türkiye’nin 14’üncü miras alanı olarak UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne eklenen Hevsel Bahçeleri bugün yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. 

8 BİN YILLIK BİR TARİHİ VAR 

30’dan fazla uygarlığın izlerini taşıyan ve 8 bin yıllık bir tarihi olan bahçelerde bugün kaçak yapılaşma, artan çöp alanları, derenin yatağını değiştiren kum ocakları ve ağaç kesimleri gibi politikalarla risk altında. Korunması için yıllardır çağrılar yapılan bahçelerde tahribat devam ederken ekolojistlerin yürütülen politikalara dair girişimlere ise sürüyor. Artan riskle miras listesinde bulunan Hevsel Bahçelerinde çok sayıda bitki ve hayvan türünün yok edilme ile karşı karşıya olduğunu belirten Ekoloji Derneği Üyesi Ekolojist Zeki Kanay şu değerlendirmelerde bulundu. 

“YÜZDE 40’LIK BİR ALAN TARIM ARAZİSİNE ÇEVRİLDİ”

Hevsel Bahçelerinin kültürel, tarihi zenginliği ve eşi benzeri az görünür bir ekosistemi olması nedeniyle miras listesine alındığına yer veren Zeki Kanay, koruma kararının ardından kayyım yönetimiyle bahçelerin günden güne tahribata uğradığına dikkat çekti. Bu tahribatın ilk olarak ticari girişimler ile başlatıldığını belirten Zeki Kanay,  “On gözlü köprü çevresinde ticari mekanlar açıldı. Bu süreçte köprülerin içini dolduracak derece işgal girişiminde bulunuldu. Ama son 5 yıldır Hevsel Bahçeleri üzerinde korkunç bir tahribat yaşanıyor. Binlerce yıldır gelen ve neredeyse 3 bin yıllık bir yazılı tarihi olan Hevsel Bahçelerinin gelecek nesillere aktarılması da şuan risk altında. Bu bahçelerde gittikçe ağaçlar kesildi ve bu girişimle bahçeden ziyade orası bir tarım alanına dönüştürüldü. Bunu bizler peyder pey haritalara bakarak tespit ettik. Şimdiye kadar Hevsel Bahçelerinde ki yüzde 40’lık bir alanın bahçeden endüstriyel tarıma geçtiğine dair kayıtlar elde ettik” sözlerini kullandı. 

“BALIK VE KUŞLARIN YAŞAM ALANI YOK OLUYOR”

Tahribatın bahçede yaşayan canlı türlerine de büyük zararlar verdiğini söyleyen Zeki Kanay şu bilgileri paylaştı: “Hevsel Bahçeleri ve Dicle Vadisinde 200’e aşkın kuş türü konaklıyor. Bunlardan bir kısmı kalıcı bir kısmı da dönemsel göç yolları buradan geçen kuşlar. Şimdi orada bulunan ağaçlar o kuşların evi ve ekosistemidir. Bu ağaçları kesince doğal olarak kuşların da evini yıkmış oluyoruz. O yüzden bu yıkımın kuş zenginliği üzerinde kesinlikle olumsuz bir etkisi oluyor. Endüstriyel tarıma geçişte de kimyasal ilaç ve gübreler kullanılıyor. Bu ekim sonrası kullanılan su da nehre akıyor. Nehirde 50’ye aşkın balık türü var. Bu balıkların birçoğu da endemik tür balıklar. Bu kirlenmeden balıkların da olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz oluyor.” 

“CANLILARIN SAYILARI GÜNDEN GÜNE AZALIYOR” 

Tahribatın sona ermesi ve canlı yaşamının korunması gerektiği çağrısında bulunan Zeki Kanay, “Dünyada sadece Dicle-Fırat havzasında yaşayan yumuşak kabuklu kaplumbağa var o da yapılan barajlarla tamamen yok oldu. Sadece Diyarbakır’dan Bismil’e kadar olan kısımda yaşadığına dair olan kayıtlar var ancak bu kayıtlar da kesin değil. Yine kum ocakları, kıyı tahribatı veya ağaç kesimi ile birlikte burada yaşayan canlıların da ekosistemi tahrip oluyor. Bu tahribatla da burada yaşayan canlılar zarar görüyor ve sayıları günden güne azalıyor” şeklinde konuştu. 

Bu içerik Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Gazeteciler Cemiyeti’nin “Basın Evi Destek Aracı (BEDA)” programı kapsamında hazırlanmıştır.