Kılıçdaroğlu: Erdoğan'ın akli melekeleri yerinde mi, ciddi endişelerim var

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ve beraberindeki heyetle CHP Genel Merkezi'nde görüştü.

Kılıçdaroğlu: Erdoğan'ın akli melekeleri yerinde mi, ciddi endişelerim var

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Milleti faize ezdirmeyeceğim" sözlerine ilişkin, "Hangi faiz indi? Çiftçinin, esnafın, tüccarın, kredi kartı kullanıp bankalara borçlanan vatandaşın faizi indi mi? Hayır. Hiç kimsenin faizi inmedi. Kimin faizi indi? Merkez Bankası bankalara kredi açarsa onun faizi indi. İyi de vatandaşa yansıyan bir şey yok" dedi. Kılıçdaroğlu, "Londra’daki tefecilere dünyanın faizini ödeyen kim? Türkiye’deki tefecilere, dolar baronlarına dünyanın parasını ödeyen kim? Bu zat değil mi? Emin olun, soru sormasınız bu alanlara girmeyeceğim. Erdoğan’ı muhatap almak bile yanlış aslında. Akli melekeleri yerinde mi, onda da ciddi endişelerim var. Bir insan ülkesine bu kadar ihanet içinde olmaz" diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ve beraberindeki heyetle CHP Genel Merkezi'nde görüştü. Kılıçdaroğlu ve Uysal, görüşmenin ardından ortak bir açıklama yaptı.

Kılıçdaroğlu, görüşmeye ilişkin, "Türkiye ciddi sorunlarla karşı karşıya. Bu sorunlar, hepimizin ortak çözüm açısında kafa yormamız gereken sorunlar. Bunların bir şekliyle aşılması lazım. Doğal olarak sorunları çözmek ve aşmak için mücadele edecek olan siyasi partilerdir. Sayın Genel Başkan ve arkadaşlarıyla ekonomiyi, sosyal yapıyı, gelişmeler, dış politikayı, bütün bunları bir şekilde masaya yatırdık ve görüştük. Kendilerine ve arkadaşlarına yürekten teşekkür ederim. Şunu özet olarak ifade etmek isterim. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın, Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Bütün sorunları çözülebilir, akılla, bilgiyle, birikimle bu sorunların üstesinden geleceğiz ve gelmekte kararlıyız. Bu konuda da görüş birliği içindeyiz" dedi.

“DEMOKRASİNİN ‘D’SİNDEN DAHİ HABERİ YOK”

Kılıçdaroğlu, TÜSİAD’ın açıklaması ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bizimle mücadele edemezsiniz” sözlerini şöyle değerlendirdi:

“Bu ülkede yaşayan, üretim yapan, üretim yapmayıp çalışan çiftçisi, işçisi, köylüsü, emeklisi, sanayicisi, tüccarı, herkesin konuşmaya hakkı var. ‘Siz konuşmayın, ben konuşacağım’ diyor. Sonra da dünyaya demokrasi dersi vermeye kalkıyor. Demokrasinin ‘D’sinden dahi haberi yok. Üretim yapan insanlar, gidin kime sorarsanız sorun, en büyük dertleri şu: ‘Önümüzü göremiyoruz, nasıl karar alacağımızı bilemiyoruz, dolar ne olacak bilmiyoruz’ diyor. ‘Rakam ortaya çıksın, biz ona göre yatırım yapacağız’ diyor. ‘Ona göre maliyetlerimizi oluşturacağız’ diyor. Beyefendi, sarayda olduğu için, sarayın dışını görmediği için, üretim ile olan bağlar koptuğu için, sadece ve sadece sarayı ve çevresini gördüğü için dünyadaki ve Türkiye’deki gelişmeleri izleyemiyor ve bilmiyor. Kendisini aslında uyarıyorlar, ‘Yapmayın böyle, bu yanlıştır’ diye. Söyledikleri ne; ‘Ekonomi biliminin gereğini yapın’ diyorlar. Bilime vurgu yapmak bile rahatsız ediyor onu. Akıl alacak şey değil. Devlet akılla, bilgiyle yönetilir. Ona şunu söyleyeyim; sevgili peygamberimizin ne güzel sözü var, ‘İlim Çin’de bile olsa gidin öğrenin’ diyor ya. Sana bilim vurgusu yapılıyor, sen karşı çıkıyorsun. Ahlak vurgusu yapılıyor, ona da karşı çıkıyor. Devleti yönetemiyorlar.”

“AKLİ MELEKELERİ YERİNDE Mİ, ONDA DA CİDDİ ENDİŞELERİM VAR”

Erdoğan’ın “Milleti faize ezdirmeyeceğim” sözleri anımsatılan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“Hangi faiz indi? Çiftçinin, esnafın, tüccarın, kredi kartı kullanıp bankalara borçlanan vatandaşın faizi indi mi? Hayır. Hiç kimsenin faizi inmedi. Kimin faizi indi? Merkez Bankası bankalara kredi açarsa onun faizi indi. İyi de vatandaşa yansıyan bir şey yok. Merkez Bankası düşük faizle kredi açıyor, bankalar o krediyi alıyorlar. Hazine borçlanmak istiyor, yüzde 14’ten aldığı krediyi yüzde 22’den Hazine’ye satıyor. Banka hiçbir şey yapmıyor, 14’ten alıyor, 22’den satıyor. Kim kazanıyor, bankalar. Kime hizmet ediliyor, bir avuç insana. Faiz mi indi, hayır inmedi. Hayal aleminde yaşıyor bunlar. ‘Faizi indireceğim.’ Londra’daki tefecilere dünyanın faizini ödeyen kim? Türkiye’deki tefecilere, dolar baronlarına dünyanın parasını ödeyen kim? Bu zat değil mi? Emin olun, soru sormasınız bu alanlara girmeyeceğim. Erdoğan’ı muhatap almak bile yanlış aslında. Akli melekeleri yerinde mi, onda da ciddi endişelerim var. Bir insan ülkesine bu kadar ihanet içinde olmaz. Bir organize kötülükle karşı karşıyayız. 84 milyon perişan vaziyette, görmüyor 84 milyonu. 84 milyona kötülük yapılıyor. Kime iyilik yapıldı? Yönetilmeyen bir ülkenin bir saat sonra ne olacağını kimse bilmiyor. Böyle bir tabloda Türkiye yönetilir mi? Getirmişiz, devasa bir Türkiye’yi bir kişinin iki dudağı arasından çıkacak söze teslim ediyoruz. Yok böyle bir şey. Orta çağda bile yoktu.”

“DÜŞÜK FAİZ YOK ORTADA”

TÜSİAD’ın açıklamasının hemen ardından MÜSİAD’ın “Türkiye ekonomisi yalnızca döviz kuruna indirgenerek değerlendirilemez. Son 20 yıldır serbest piyasa koşullarından ödün vermeden yıllık yüzde 5,3 büyümeyi başaran ekonomimizin, bu süreci de atlatacağına olan inancımız tamdır” açıklamasına ilişkin Kılıçdaroğlu, “Herkes düşük faiz ister. Ama düşük faiz yok ortada” dedi.

“ÇÜRÜMENİN EN TİPİK ÖRNEĞİ TÜİK’TİR”

TÜİK’in enflasyon rakamlarına ilişkin yönetilen soruya Kılıçdaroğlu, şu yanıtı verdi:

“Eğer devlette liyakati yok ederseniz, işi ehline vermezseniz, o işi en iyi bilen kişiyi o işin başına getirmezseniz devlette çürüme başlar. Çürümenin en tipik örneği TÜİK’tir. Vatandaş, alışveriş yapıyor, TÜİK’in açıkladığı rakamların ne kadar yanlış olduğunu zaten görüyor ve tanığı oluyor. Dolasıyla o kuruma olan güven sıfırlanmış vaziyette. Çürüme baştan başlamıştır, aşağı doğru gidiyor. Ama inşallah bu çürümeyi beraber, birlikte sonlandıracağız.”

“ADALETİ BİTİRDİNİZ SİZ”

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın faize ilişkin “Bir Müslüman olarak naslar neyi gerektiriyorsa onu yapmaya devam edeceğim” sözlerinin anımsatılması üzerine şöyle konuştu:

“Neyse arkadaşlar, Erdoğan’ı bugün çok konuştuk. Ne konuşursa konuşsun, Erdoğan ülkeyi yönetemez, yönetilmiyor zaten. Bir ülke deneme, sınama ile yönetilmez. Bilgiyle, birikimle en azından adaletle yönetiliyor. Adaleti bitirdiniz siz. Liyakati, istişareyi, danışmayı bitirdiğiniz. Devleti almışsın, bir kişiye teslim etmişsin, o bir kişi ne istiyorsa onu yapıyor. TÜİK’e telefon açıyor, ‘Rakamı şöyle vereceksiniz’ diyor. Sokaktaki vatandaş görmüyor mu? Görüyor. Kimsenin umutsuzluğa kapılmaya hakkı yok. Gidecekler, göndereceğiz, demokratik kurallar içinde göndereceğiz. Kalınan her günün maliyeti artıyor. O nedenle bir an önce sandığın gelmesini istiyoruz, ülkenin çıkarlarını savunduğumuz için. Bu millet artık daha fazla zulüm görmesin.”

UYSAL: BİR DELİNİN HATIRA DEFTERİ'NDEN UYARLANMIŞ BİR TİYATRO OYNANIYOR

Demokrat Parti Genel Başkanı Uysal ise "Nasılsınız demekten bile imtina ettiğimiz günleri yaşıyoruz. Milyonlarca insan büyük bedelleri sofrasında yaşıyor. Bugün maalesef cesaretleri cehaletlerinin önünde giden bir kadronun Türkiye'yi yönettiğini görüyoruz" dedi ve şunları söyledi:

"'Tez' diye millete yutturuyorlar. Bu kadar kısa süreye bu kadar gafleti nasıl sığdırdılar hayret ediyoruz. Nasıl bir asır evvel milletin azmi makus talihi değiştirmişse şimdi de makus talihi değiştirmek milletin elindedir. Herkesin hukukundan emin olduğu, herkesin eşit fırsatlara sahip olduğu bir Türkiye'yi ortaya çıkarabilmek için çalışıyoruz. 'Bir Delinin Hatıra Defteri' kitabından uyarlanmış bir tiyatro oynanıyor. Önümüzde demokrasinin en zor sınavı var. Bu açıdan bilerek ve isteyerek sokağa düşsün isteniliyor, kriminalize edilmek isteniyor. Siyasi partilerin ortak bir görüşte bulunması zorunluluğu var."

"TÜSİAD'IN AÇIKLAMASI TEHDİT DEĞİL, İKTİDARIN FAYDALANMASI GEREKEN BİR AÇIKLAMADIR"

Uysal da TÜSİAD'ın açıklamalarına MÜSİAD'ın karşı tepkisi ile ilgili, "Demokrasiyi ne kadar içselleştiremediklerini bu söylemden anlayabiliyoruz. Akılla, mantıkla izah edilir değil. Bu ülkede herkes konuşacak. Geniş örgütlü yapıların temsilcilerinin de konuşması gerekir. Açıklamayı gayet normal bir açıklama olarak görüyorum, daha yüksek bir ses tonunda olması gerekir. Tehdit olarak değil iktidarın yararlanması gereken bir açıklamadır" dedi.(ANKA)

Güncelleme Tarihi: 20 Aralık 2021, 18:56
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER