Wan'ın Rêya Armûşê (İpekyolu) ilçesi, 8 yıl süren kayyım yönetimi sonrasında 31 Mart'ta yapılan yerel seçimlerde, halkın sandıklara yansıttığı irade ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) tarafından yüksek bir farkla kazanıldı. Halkın iradesiyle Canan Uzunay ve Cevdet Altındağ, Rêya Armûşê Belediye eşbaşkanlığına seçildiler. Eşbaşkan Canan, "Wan'ın kalbi" olarak tanımladığı kentin en önemli merkez ilçelerinden biri olan Rêya Armûşê'ye dair hayata geçirmeyi ve sürdürmeyi planladığı projeleri anlatarak, kayyım tahribatının üstesinden halkla birlikte geleceklerinin mesajını verdi.

 ‘Hizmet için buradayız’

Rêya Armûşê ilçesinin birçok ilden daha büyük olduğunu vurgulayan Canan, ilçenin nüfusunun 350 bin olduğunu belirterek, "İpekyolu ilçesi 8 yıl boyunca kayyım yönetimindeydi. Bugün baktığımızda İpekyolu ilçemizin birçok sorunuyla karşı karşıyayız. Trafik, imar, ulaşım ve çevre gibi birçok sorun var. Kayyımlar tarafından 8 yıllık süreç içerisinde hiçbir hizmetin yapılmadığını görebiliyoruz. Bu anlamda bir gelişmişlik düzeyi söz konusu değildir. İpekyolu ilçesi 20 mahalle ve 30 köyden oluşuyor. Bütün mahalle ve köyleri gezdik, seçim süreçlerinde bazı sorunlar tespit ettik. Bu anlamda zor bir ilçe, gerçekten zorlanacağız ama hizmet için buradayız. Belediye bir hizmet alanıdır" diyerek, kayyım sürecinde yapılan yolsuzlukları ve tahribatları eleştirdi.

‘Halkımız gereğinden fazlasını yaptı’

Wan'ın yerel seçimlerde gösterdiği 14'te 14 başarısına değinen Canan, Wan halkının direnişine işaret ederek, "Halkımız gereğinden çok fazlasını yaptı. Bundan sonrası bize kaldı; gözler bizde, belediyelerde. Bugün burada da görebiliyoruz, insanlar geldiklerinde evlerine giriyormuş gibi bir hava var, çok rahatız, kapılarımız açık, bizzat bizlerle görüşebiliyorlar. Ciddi anlamda bir atmosfer var. Söylediğim gibi, İpekyolu çok büyük bir ilçe, sorunları çok fazla ve bunun üstesinden de tekrar halkımızla, bizi destekleyen Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ile birlikte çözeceğiz, çözmek zorundayız. Böyle bir sorumluluğumuz var. Biraz sabretmek lazım, biz halkımızın sabır göstereceğini düşünüyoruz. Çıkan tabloda tepkileri de görebiliyoruz" dedi.

‘Halkımıza cevap olmaya çalışacağız’

Belediyeye gelen bütçenin yetersiz olduğunu ve belediye bütçesinin personellerinin sadece yarısının maaşını karşılayabildiğini belirterek, "Seçimlerden önceki personelin son maaş ödemesini de krediyle yapmışlar. Buradayız, halkımızla birlikte bu sorunları çözmeye çalışacağız, halkımıza cevap olmaya çalışacağız. Wan halkının direnişini selamlıyorum ve teşekkür ediyorum" mesajını verdi.

Kayyım dönemi belediyeye 400 işçi alındığını belirten Canan, "Bu alımlar 2023 yılının Kasım ve Aralık aylarında yapılmış ve çoğu işe gelmemiş. Şu an bile tanımıyoruz, gelip kart basıp gitmişler. Hepsi de özel bir araçla, keyfiyetçi bir yaklaşımla hareket etmiş. Wan'da gerçekleşen direnişten sonra halkımızın bizden beklentisi var ve bir adım atmak gerekiyor, bir yerden başlamak gerekiyor. Son alınan personeller keşke ihtiyaç doğrultusunda alınsaydı. Neticesinde belediyenin belli bir kapasitesi var ve o kapasiteye göre işçi alımı yapılması gerekiyor. Ama maalesef bugün baktığımızda bir komisyon kurduk ve o komisyon çok detaylı inceledi; alınan işçiler AKP Tuşba İlçe başkanının akrabaları ya da ilişkileri üzerine, İpekyolu İlçe başkanı Yavuz Kuşman'ın ilişkileri üzerine alınmış. Gülaçar ailesi ve bilindik soyisimler. Bizim de bildiğimiz ihtiyaç sahibi aileler var. Bu konuda halkımız bize 400 işçi için yapılması gereken noktada gereken duyarlılığı gösterecektir. Dediğimiz gibi, halkın gözü bizdedir ve bizim de bir şekilde hizmet etmemiz gerekiyor. Bu hizmeti yapabilmemiz için de bir ekonomiye ihtiyacımız var. Bu anlamda bir yerden başlamak gerekiyor"  ifadelerini kullandı.

Van'da seçimi kaybeden AKP'li Berge mazbata almak için başvurmuş Van'da seçimi kaybeden AKP'li Berge mazbata almak için başvurmuş

‘Kayyım kadın iradesini yok sayıyor’

Kayyımların ilk darbeyi kadınlara yönelik kurumlara yaptığını ve kadın personellere uygulanan mobbinge dair Canan, "Kayyım sürecinde kadın yaşam merkezlerimizin, kadın müdürlüklerimizin, kadın personel arkadaşlarımızın yaşadığı sorunları da konuşmak gerekiyor. Bugün baktığımızda kayyımın tam anlamıyla kadın iradesini yok saydığı, bir darbeyle karşı karşıya kaldığımızı görüyoruz. Araştırdık ve ilk etapta kadın müdürümüzü değiştirdik; kayyım sürecindeki müdürün yerini değiştirdik. Ciddi anlamda kayyım geldikten sonra kadın arkadaşlara yönelik çok büyük bir mobbing uygulanmış. Kadın arkadaşlarımızın hepsi üniversite mezunu olmalarına rağmen, farklı alanlara gurur kırıcı durumlarla karşı karşıya bırakılmışlar. Kadın personellerimize erkek lavabolarını temizletmek gibi durumlar söz konusu olmuş. Kayyım sürecinde gerçekleşen bu durumlar çok zordur. En ağır işler en zor bölümlere verilmiş. Sosyologun burada olması gerekirken, değil. Bütün kadın arkadaşlarımız farklı yerlere sürgün edilmiş. Bu anlamda, bu süreçte eşbaşkanlarımız DEM Parti olarak ya da o dönemdeki Halkların Demokratik Partisi (HDP) kadın politikaları üzerine çok yoğun çalışmalar gerçekleştirdi. Bugünkü birçok yaşam merkezimiz o dönem kurulmuştu. Ama bugün gidip baktığımızda bir araştırma gerçekleştirildiğinde, kadın müdürlerimiz gidip birebir gördü; bizler de önümüzdeki süreçlerde gidip yaşam merkezlerimizi birebir ziyaret edeceğiz. Bir harabeye dönüşmüş durumda" sözlerini kullandı.

Mahalle ziyaretleri yapıldı 

"Yapılması gerekeni birlikte yapacağız" diyerek mahalle ziyaretlerine değinen Canan, "İpekyolu’nun birçok mahallesi kırsal alanda ve ciddi anlamda unutulmuş mahalleler. Kayyım sürecinde mahallelerimize hiç uğranmamış, yoksul mahallelerimize. Kadınların isteği, kendilerine ve çocuklarına bir park alanı kurmak, kendilerinin ekonomik alanda ilgilenebileceği ve zaman geçirebileceği yaşam merkezleri kurmak. Bu anlamda, belirttiğimiz gibi biraz zaman gerekiyor, biraz toparlanmak açısından. Biz tekrar mahallelerimize gidip oradaki kadın arkadaşlarımızla, genç kadın arkadaşlarımızla ortaklaşacağız ve istekler doğrultusunda yapılması gereken şeyleri birlikte yapacağız" şeklinde konuştu.

‘Gençlik çalışmalarını yürüteceğiz’

"İpekyolu'nun gençleri ve kadınlarıyla iyi bir çalışma yürüteceğiz" diyerek gençlere yönelik projeleri olduğunu söyleyen Canan, şöyle devam etti: "Gençler ciddi anlamda bir yozlaşma politikasıyla karşı karşıya. Özel savaş politikalarının özellikle İpekyolu'nun kırsal mahallelerinde işletilmesi ciddi anlamda bir problemdir. Bizim ilk amacımız, ilk görevimiz gençleri tekrar kendi özlerine kavuşturmak ve ilgi alanlarında onlara faaliyetler sunmaktır. Bu anlamda gençlik çalışmalarını yürüteceğiz. Tam da o özel savaş politikalarının önünü kesmek için, genç kadın arkadaşlarımıza, genç erkek arkadaşlarımıza ve çocuklar için de çalışmalarımız olacaktır. Her şey çocukluktan başlar ve onların geleceği için çalışmalarımız devam edecektir. Bu anlamda kendi gençlerimize sahip çıkmak gibi bir sorumluluğumuz var. Bu noktada, genç ve kadın olmam bir şanstır ve önümüzdeki süreçte bu kentin, İpekyolu'nun gençleri ve kadınlarıyla iyi bir çalışma yürüteceğimizi düşünüyorum."

‘Kadın ve gençlik projelerimiz olacak’

Canan, mevcut durumda devam eden projelerden de şu şekilde bahsetti: "Bebek çantası projesi, temel bakım çantası projesi, genç kız hijyen çantası projesi devam ediyor. Seçim sürecinde bu projeye teminatla alınan 300 adet bebek çantası ya da temel bakım çantası, sürecin müdürü Ayşegül Doğan tarafından 20 gün içerisinde dağıtıldı. Şu an elimizde bulunmuyor ama önümüzdeki süreçlerde bu projelerin üzerine katarak kadın ve gençlik projelerimiz olacak."

‘İpekyolu Wan’ın kalbidir’

"‘İpekyolu ilçesinde kadın rengini, eşbaşkanlık sistemini oturtacağız’ diyen Canan, her geçen gün artan kadına yönelik şiddet ve şüpheli kadın ölümlerini hatırlattı. Canan sözlerine şunları ekledi: “Wan kenti ve İpekyolu ilçesi kadına yönelik şiddetin yoğun olduğu yerlerden. Neticesinde İpekyolu ilçesi Wan'ın kalbidir. Gündüz saatlerinde Wan'ın bütün ilçelerinin dağılımı İpekyolu’na doğru oluyor. Çok daha fazla şiddet merkezi açacağız, kadın arkadaşlarımıza istihdam ve sığınma evleri çalışmalarımız devam edecektir. Şiddet gören kadınların gidebileceği bir alan yok ve devlet kurumlarına da gidemiyorlar, çünkü orada da bir erk zihniyet söz konusu. Bu noktada kendine yakın gördüğü yerlere başvuracak bu anlamda bizlerin kadınlara destek sunması için çalışmalarımız olacaktır. Mahallelerimizde kadınlara yönelik paneller düzenlemeye devam edeceğiz. Bilgilendirme amaçlı atölyeler de gerçekleştireceğiz. Son süreçlerde meme kanseri çok yaygınlaştı, psikolojik sorunlar çok fazla. Bu anlamda mahallelerimizde paneller düzenlediğimizde psikolog arkadaşlarımız yer alacak. Şu an mevcut belediyemizde psikolog arkadaşlarımız var. Biz daha çok İpekyolu ilçesinde kadın rengini, eşbaşkanlık sistemini oturtacağız. Her alanda kadın arkadaşlarımız yer alacak bütün birimlerimizde ve kadın müdürlüklerimizde hiçbir erkek arkadaş yer almayacak.”

‘14 belediyemizde de kadın rengini hissettireceğiz’

DEM Parti’nin eşbaşkanlık sistemine değinen Canan, “Kadınlar için bu kentin kadınlarıyla birlikte sadece burada değil artık binalardan çıkmak gerekiyor. Halka dokunmak gerekiyor, kadınlara dokunmak gerekiyor. Neticesinde öyle bir söz verdik seçim öncesinde. Biz öyle bir gelenekten geldik. DEM Parti halkın partisidir. Bizim de belediyecilik anlayışımız halkçı belediyeciliktir diyoruz, eşit temsiliyet diyoruz, fermuar sistemi diyoruz. Bu anlamda artık binalardan çıkmak, tekrar o erk ruhu yakalamak, o 3 günlük direnişe cevap olmak adına halkın içinde olmak, kadınları ve gençleri dinlemek, halkımızla birlikte ne yapmamız gerekiyor, bu tahribatın üstesinden nasıl gelebiliriz? Bunları konuşacağız, bunlara çözüm önerilerimiz olacak. Her şeyin üstesinden gelebileceğimize inanıyorum. 14 belediyemizdeki kadın eşbaşkanlarımızla kimi dönemler bir araya geleceğiz, kimi dönemler ortak projelerimiz olacak. Hepsi parti geleneğinden geliyor ve kadın temsiliyetini taşıyorlar. Bu anlamda 14 belediyemizde de kadın rengini, DEM Parti rengini hissettireceğiz, oluşturacağız ve bunu hep beraber yapacağız” diye konuştu. 

‘İmar olarak çok sıkıntılı bir bölge’

Yakın zamanda yaşanan ve artçıları devam eden 6 Şubat depremini hatırlatarak, Wan'ın da bir deprem kenti olduğunu söyleyen Canan, bu konuda belli önlemler alacaklarını paylaştı. Canan,  ‘Wan bir deprem kenti ve şu an mevcut duruma baktığımızda yıkılması gereken birçok bina var, yıkılmamış. Bunları tespit etmek, yıkmak ve yerine depreme dayanıklı binalar yapmak gerekiyor. İmar olarak çok sıkıntılı bir bölge, toplanma alanlarımız hiç kalmamış. Toplanma alanları oluşturmak ve bu kenti depreme hazırlıklı bir kent yapmak hepimizin sorumluluğudur. Biz bunu yaparken sadece belediye değil, STK’lerimiz de var. Önümüzdeki süreçte partimizin paradigması yerel politikalar gereği, bu kentin kurumlarıyla birlikte ‘bu kent için ne yapabiliriz, bu kent için yapılması gerekenler nelerdir, nasıl deprem alanları oluşturabiliriz?’ sorularıyla, tespit edilen hasarlı binaları yıkmak ve o konuda birlikte çalışmalarımız olacaktır. Bu anlamda aciliyet gerektiren bir durumdur, ama bunu büyükşehirdeki eşbaşkanlarımızla ve diğer merkez ilçelerimizin eşbaşkanlarıyla birlikte ortaklaşa bir çalışma yürüteceğiz” ifadelerine yer verdi. 

‘İpekyolu Belediyesi halkların belediyesidir’

Canan son olarak, "Wan halkına teşekkür ediyorum. Gerçekten o sahiplenme, darbeye karşı ‘ben varım, sen benim irademi yok sayamazsın’ demek, aynı zamanda o direniş, 8 yıldır süren kayyım yönetiminin getirdiği bir serzenişti ‘artık kabul etmiyoruz, siz bizim irademizi yok sayamazsınız’. Özellikle gençlerimize teşekkür ediyorum, büyük bir direniş sergilediler. Biz o günleri birkaç kez kutladık ve en son Bahçesaray’ı aldık, onun da kutlamasını ayrı bir şekilde yaptık. Çok güzeldi, çok anlamlıydı ve biz onlara layık olmaya çalışacağız. İpekyolu’nda bütün kesimlere hiçbir ayrım gözetmeksizin aynı hizmeti sunmaya devam edeceğiz. Bu anlamda çalışmalarımız olacak. DEM Parti ya da İpekyolu Belediyesi, İpekyolu’nda yaşayan bütün halkların partisi, belediyesidir. Kapımız herkese açıktır" diye konuştu.