ABD ordusunun eski ATACMS sisteminin yerine geliştirdiği Hassas Saldırı Füzesi (PrSM), İran’daki askeri hedeflere yönelik operasyonlarda ilk kez kullanıldı. Yeni nesil füzenin, ABD ordusuna uzun menzilli ve yüksek hassasiyetli derin taarruz kapasitesi sağladığı belirtildi.

United States Central Command (CENTCOM) Komutanı Brad Cooper, füzenin sahadaki performansına ilişkin yaptığı açıklamada PrSM sisteminin mevcut topçu sistemlerinin menzilinin çok ötesine geçtiğini ve ABD ordusuna stratejik üstünlük kazandırdığını söyledi.

500 kilometreye kadar yüksek hassasiyet

Precision Strike Missile (PrSM) olarak bilinen sistem, 60 ile 500 kilometre arasındaki hedefleri yüksek isabet oranıyla vurabilen kara-kara füze sistemi olarak tanımlanıyor.

GPS destekli navigasyon sistemiyle yönlendirilen ve yaklaşık 817 kilogram ağırlığında olan füze, 91 kilogramlık patlayıcı savaş başlığı taşıyor. Bu özellikleri sayesinde tahkim edilmiş askeri hedeflere karşı etkili olduğu belirtiliyor.

Füzeler, ABD ordusunun kullandığı M142 HIMARS ve M270 MLRS platformlarından fırlatılabiliyor. Tasarımın daha ince olması sayesinde fırlatıcı araçlar artık bir yerine iki füze taşıyabiliyor ve bu durum ateş gücünü iki katına çıkarıyor.

Menzilin daha da artırılması planlanıyor

Lockheed Martin tarafından geliştirilen PrSM programı beş aşamalı bir geliştirme sürecinden oluşuyor. Programın ikinci aşamasında yaklaşık bin kilometre menzilli gemi karşıtı versiyonların 2028 yılında teslim edilmesi planlanıyor. İlerleyen aşamalarda menzilin bin kilometrenin üzerine çıkarılması hedefleniyor.

Irak’ta Haşdi Şabi üslerine saldırılar: En az 52 ölü ve yaralı
Irak’ta Haşdi Şabi üslerine saldırılar: En az 52 ölü ve yaralı
İçeriği Görüntüle

ABD’nin bu tür uzun menzilli füzeleri geliştirmesi, 2019 yılında Intermediate-Range Nuclear Forces Treaty’ndan çekilmesinin ardından mümkün oldu. Washington yönetimi anlaşmadan çekilme gerekçesi olarak Rusya’nın ihlallerini göstermişti.

Müttefik ülkeler de programa katılıyor

PrSM sistemi uluslararası ilgi de görüyor. Avustralya 2024 yılında programa katılarak sistemi kullanan ilk müttefik ülkelerden biri oldu. Birleşik Krallık’in katılımı değerlendirme aşamasında bulunurken, Norveç’in 2025 yılında yaptığı satın alma talebinin ABD yönetimi tarafından reddedildiği bildirildi.