Darbe girişimi sonrası ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde kapısına kilit kurulan kurumlardan biri, Kürt Dili Araştırma ve Geliştirme Derneği (KURDÎ-DER) oldu. Derneğin kapatılması ile birlikte Kürtçe üzerinde artan baskı ve asimilasyon politikalarına karşı ise, yakın zamanda Van’da Dil Kültür ve Sanat Araştırmaları Derneği (DÎSA-DER) kuruldu. Geçtiğimiz hafta kongresini yaparak kuruluşunu ilan eden dernek, dil konusundaki çalışmalarına başladı.
İlk iş olarak Kürtçe dil atölyeleri başlatan dernek, yakın zamanda kimi önemli çalışmaları daha hayata geçirme hedefinde. Derneğin kuruluşunda yer alan isimler ve Kürt yazarlar, amaç ve hedeflerini anlattı.
OCEK: ÖĞRETMEZSEK KENDİMİZİ İNKAR EDERİZ
Kürt dili üzerindeki baskıların tarih boyunca sürdüğünü dile getiren Kürt yazar Nezir Ocek, Türkiye Cumhuriyeti'nin de kuruluşundan beri Kürt dili üzerinde bir asimilasyon ve yok etme politikası uygulandığını belirtti.
Daha önce dil konusunda çalışma yürüten kurumlar kapatılsa da, bu kurumları yeniden açtıklarını dile getiren Ocek, bu nedenle DÎSA-DER'in kuruluşunun çok önemli ve anlamlı olduğunu ifade etti. Ocek, “Bir dilin sadece sokakta ya da evde konuşulması, o bu dili kaybolmayla karşı karşıya kalır ve kaybolur. Bir dilin ayakta kalması için o dilin eğitim, ticaret, kültür ve edebiyat dili olması gerekiyor” diye vurguladı
Kurdukları derneğin dil konusunda çok önemli çalışmalar yapacağını kaydeden Ocek, ancak bunun için desteklenmesi gerekliliğini şu sözlerle dile getirdi: “Bu kurumumuzun ayakta kalması için herkesin destek sunması gerekiyor. Kürt halkının diline sahip çıkması gerekiyor. Kürtler evde mutlaka Kürtçe konuşmalı ve çocuklarına da öğretmelidir. Biz bunu yapmazsak kendi kendimizi inkar ederiz. Eğer biz bunu yapmazsak çocuklarımızı kendimize, kültürümüzü yabancı olarak yetiştiririz."
Kürt partilerinin kurduğu Kürt Dili Platformu’na da değinen Ocek, "Diyarbakır'da ortaya çıkan bu kıvılcımın tüm Kürdistan'a yayılması gerekiyor. Bunun adı, Birlik’tir ve bu birliğe herkesin katkı sunması gerekiyor" dedi.
BATEYÎ: HALKIN DESTEĞİ ÇOK ÖNEMLİ
Kürt yazar Kahir Bateyî de, kurdukları derneğin kapatılan önceki kurumlar gibi dili savunma ve geliştirme çabasının yanı sıra kültür ve edebiyat gibi konularda da önemli çalışmalar içerisinde olacağını dile getirdi. Ancak halkın desteği olmadan hiçbir kurumun ayakta kalamayacağını belirterek, desteklenmesinin önemi üzerinde duran Bateyî, “Kurumlarımıza bu kadar baskının yapıldığı bir dönemde halkın desteği çok önemlidir. Halkımız geçmişte kurumlarına nasıl sahip çıktıysa bu kuruma da sonuna kadar sahip çıkacaktır. Van halkı bu kadar önemli olan bir kuruma mutlaka sahip çıkmalı ve desteklemelidir. Bu kurum desteklendiği sürece bu kentte önemli işler yapacaktır" dedi.
AYDIN: VAN HALKINDAN DESTEK BEKLİYORUZ
Dernek Yöneticisi Evin Aydın ise, Kürt dili konusunda önemli çalışmalar yapan KÜRDÎ-DER’in kapatılmasıyla bu alandaki çalışmalar bir süre durmuş olsa da, kurdukları DÎSA-DER ile öncekileri aşacak önemli çalışmalar yapmak istediklerini kaydetti. Evin, bunun için de halkın desteğine ihtiyaçları olduğunu söyledi.
“Bu kuruma sahip çıkmak diline ve kültürüne sahip çıkmaktır. Dil, bir halkı halk yapan en temel değerdir. Dilimize sahip çıktığımız zaman aynı zaman da kültürümüze, kendimize ve geleceğimize sahip çıkmış oluruz” diyen Aydın, Van halkından bu konuda kendilerine destek vermelerini beklediklerini belirtti.




