Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, toplamda 400 yılın üzerinde ceza çıkan Kobanê Davası'ndaki mahkumiyetleri savundu. Davada yargılanan 108 kişinin neredeyse tek beraat ettikleri Yasin Börü'yü, verilen mahkumiyetlerin dayanağı gibi sundu.

Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'ndeki 26. Dönem Adli Yargı ve 16. Dönem İdari Yargı Kura Töreni'nde açıklamalarda bulunan Erdoğan, törene katılan yargıçlara, istinaf ve Yargıtay süreci henüz başlamamış olan Kobanê Davası'nda yargılananları hedef gösterdi.

Erdoğan konuşmasında özetle şunları söyledi:

İRAN HALKINA BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUM: Bugün komşumuz ve kardeş ülke İran'dan üzüntü verici bir haber aldı. Sayın İbrahim Reisi ve yanındaki heyetin helikopter kazasında hayatını kaybettiğini öğrendik. Bu elim kazada yaşadığımız derin teessürü buradan ifade etmek istiyorum. Kaza haberini alır almaz tüm imkanlarımızla arama kurtarma çalışmalarına destek olduk. Arama kurtarma ekiplerimiz de hemen yola çıktılar. Ekiplerimiz helikopterin bulunmasının ardından ülkemize geri döndü. Sayın Reisi ile çok yakın diyalog içinde olduk. Bölge barışı için verdiği samimi çabalara bizzat şahitlik ettik. Şahsım, milletim adına İran halkına başsağlığı diliyorum.

HAKİM SAVCI SAYISI İKTİDARIMIZDA 2,5 KAT ARTTI: Bugün farklı dönem adli ve idari yargı adaylarımızın bir kısmının kurasını çekeceğiz. 1041 adayımıza şimdiden başarılar diliyorum. İktidara geldiğimizde 9 bin 349 olan hakim savcı sayısını 2 buçuk kattan fazla artırdık. Adalet teşkilatımızın personel sayısı 61 bin iken bugün bu rakam 204 bini buldu. Merdiven altı sistemden bugünkü fiziki koşullara ulaştık. Mahkeme kararlarındaki hataları en aza indirmek için istinaf mahkemelerini kurduk. Hukuk sistemine sirayet etmiş vesayet araçlarını tek tek ortadan kaldırdık. Tarihi reformlara imza attık. Güven veren adalet hedefiyle bu alandaki çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.

Özgür Özel'den Erdoğan ve Bahçeli'ye telefon Özgür Özel'den Erdoğan ve Bahçeli'ye telefon

SON FETÖCÜ HESAP VERENE KADAR ENSELERİNDE OLACAĞIZ: Milli iradeyi güçlendirme mücadelemizde ülkemizdeki darbe geleneğiyle de hesaplaştık. 12 Eylül ve 28 Şubat'ta darbe yapanlar bağımsız Türk mahkemeleri tarafından cezasız kalmadı. 15 Temmuz'da 253 vatandaşımızı şehit edenler gün yüzü göremeyecek. Yurt dışına kaçan alçakların da peşini asla bırakmayacağız. Son FETÖ'cü hain de yargıya hesap verene kadar enselerinde olacağız. Demokrasimize uzanan elleri kırmaktan çekinmedik, yine çekinmeyeceğiz. Milletin muazzez iradesine kimsenin gölge düşürmesine müsaade etmeyeceğiz. Vatanımızın bekası, milletimizin birlik ve dirliği, milli iradenin egemenliğine kim kastederse karşısında yine bizi bulacak, yargımızı bulacaktır.

6-8 EKİM İSYAN GİRİŞİMİDİR: 6-8 Ekim hadisesi asla bir protesto gösterisi değil, 37 insanımızın vahşice öldürüldüğü bir terör kalkışmasıdır. Suriye'deki gelişmeleri bahane eden bölücü örgüt unsurları doğrudan devletimizin bekasını hedef alan bir isyan girişiminde bulunmuştur. Bu isyan girişiminde 37 insanımız şehir eşkıyaları tarafından katledilmiştir. Bölücü örgütün katlettiği insanlar arasında Yasin Börü de vardır.

KARAR YÜREKLERE SU SERPTİ: 6-8 Ekim olaylarını kimse mazur ve meşru gösteremez. Mahkeme kararıyla ilgili haddi aşan yorumları tasvip etmiyoruz. Siyasi dava denilerek terör kalkışmasının aklanmaya çalışılması hukuka ve demokrasiye hakarettir. Sokakları kan gölüne çevirerek, bu ülkede siyaset yapılmayacağını artık herkesin anlamasını ümit ediyoruz. Karar, adeta Kerbelaya dönen yüreklere su serpmiştir, adaletin tecellisine olan inancı güçlendirdi. İsyan girişiminden 10 yıl sonra geç de olsa hakkın yerini bulduğunu görüyor, bundan da mağdurlar ve demokrasimiz adına memnuniyet duyuyoruz.