IPI: 2021’de 45 gazeteci, gazetecilik nedeniyle öldürüldü

Uluslararası Basın Enstitüsü tarafından yayımlanan rapora göre 2021 yılında 45 gazeteci, gazetecilik nedeniyle öldürüldü.

IPI: 2021’de 45 gazeteci, gazetecilik nedeniyle öldürüldü

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), 2021'de 45 gazetecinin, gazetecilikle bağlantılı olarak öldürüldüğünü belirten bir rapor yayınladı. IPI yetkilileri, bu suçların cezasız kalmasına son vermeye ve işlerini özgürce ve güvenli bir şekilde yapabilmesi gereken gazetecilerin korunmasını sağlamaya çağırdı.

IPI'ın araştırması, 2021'in başından bu yana toplam 45 gazetecinin işleriyle bağlantılı olarak öldürüldüğünü veya görevde hayatını kaybettiğini gösteriyor. Öldürülen 45 gazeteciden 40'ı erkek, 5'i kadın. Toplam 28 kişi çalışmaları nedeniyle hedef alındı, 3'ü çatışma haberini yaparken, 2'si sivil ayaklanmaları haber yaparken, 2'si de görevdeyken öldürüldü. 11 gazetecinin öldürülmesi ise halen soruşturma altında.

IPI’ın “iş nedeniyle hedef alınanlar" listesinde 1 Mart'ta silahlı kişiler tarafından vurulan bağımsız gazeteci Somalili Jamal Farah Adan yer alıyor. Temmuz ayında, InfoGuaymas haber sitesinin sahibi Meksikalı Gazeteci Ricardo Dominguez López 47. doğum gününde bir süpermarketin otoparkında vurularak öldürüldü. IPI “Bunlar, dünya çapındaki iki düzineden fazla tiksindirici cinayetten sadece birkaçı” diyor.

ÖLDÜRÜLENLERDEN BAZILARI TEHDİT EDİLMİŞTİ

Öldürülen gazetecilerden bazıları öldürülmeden önce ölüm tehditleri de almıştı. Örneğin, Shannaz Roafi, Sadia Sadat ve Mursal Wahidi, televizyon programları yayımladığı için aşırılık yanlısı gruplardan tehditler alan Afganistan'daki bağımsız radyo ve televizyon istasyonu Enikass için çalıştı. Körfez İnsan Hakları Merkezi'nden Khalid Ibrahim, IPI'a verdiği demeçte, dokuz aylık hamileyken bir arabada bombalı saldırıda ölen Yemenli Gazeteci Rasha Abdullah Al-Harazi'nin ölümünden önceki aylarda birçok tehdit aldığını söyledi. Filipinler'de 8 Aralık'ta TV izlerken motosikletli saldırganlar tarafından öldürülen eski Reuters Gazetecisi Jess Malabanan; 2018'de Başkan Duterte'nin uyuşturucu savaşıyla ilgili ödüllü bir Reuters prodüksiyonunda çalıştığı için, cinayetin gazetecilikle ilgili olabileceğine dair şüpheler var.

Bu yıl silahlı çatışmayı haber yapan üç gazeteci de öldürüldü. Bangladeş'te 8 kişinin kurşun yarası aldığı siyasi bir çatışmayı haber yaparken boynundan vurulan Burhan Uddin Mujakker de dahil olmak üzere sivil ayaklanmaları haber yapan 2 gazeteci öldürüldü. Hintli Gazeteci Arindam Das, nehirden bir fili kurtarma görevini üstlenirken boğuldu. Bu ölümler, gazetecilik mesleğinin devam eden tehlikelerini yansıtıyor.

HEDEFLİ CİNAYETLERDE MEKSİKA İLK SIRADA

IPI, dünyanın hemen her yerinde gazeteci cinayetlerinin meydana geldiğini ortaya koyuyor ve gazeteci güvenliğinin belirli bölgelerle sınırlı olmayan küresel bir sorun olduğuna dikkat çekiyor. Asya ve Pasifik, çoğu Hindistan (6) ve Afganistan'da (6) meydana gelen 18 cinayetle 2021'de gazeteciler için en ölümcül bölge oldu. 2020'de listenin başında yer alan Amerika'da 10 cinayet meydana geldi. Meksika'da 7, Kolombiya'da 1, Guatemala'da 1 ve Haiti'de 1 gazeteci öldürüldü. Avrupa'da 6 gazeteci öldürüldü (2’si Azerbaycan'da, 1’i Gürcistan'da, 1’i Türkiye'de, 1’i Hollanda'da ve 1’i Yunanistan'da). Her 2’si de Yemen'de olmak üzere MENA bölgesinde 2 gazeteci öldürülürken, çoğu Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde (3), ardından Burkina Faso ve Somali'de (her ikisi de 2) olmak üzere Sahra Altı Afrika'da 9 gazeteci öldürüldü. 2021'de Meksika'da (7) dünyadaki herhangi bir ülkeden daha fazla gazeteci öldürüldü. 7 vakanın tümü hedefli cinayetlerdi.

IPI'ın analizine göre, yerel siyaseti ve uyuşturucu kaçakçılığı da dahil olmak üzere organize suçları araştıran gazeteciler özellikle risk altında. Hedeflenen gazetecilerin çoğu bu veya ilgili konuları inceliyordu. Öldürülen gazetecilerin sayısının yüksek olmasının bir başka açıklaması da cezasızlık düzeyi.

ARTICLE 19 Meksika'ya göre, 7 gazeteci ölümünden sadece 1’inde şüpheliler tutuklandı. Devam eden yüksek sayıdaki cinayet, Meksika'nın gazetecilerin çalışması için en ölümcül ülkelerden biri olduğunu doğruluyor. Bu trajik statükoya rağmen, hükümet, İnsan Hakları Savunucularını ve Gazetecileri Koruma Yasası'nın (LPPDHP) uygulanması için ayrılan fonları durdurmaya karar verdi. Meksika'dan sonra, Afganistan ve Hindistan, en ölümcül iki ülke. Afganistan'da çoğu cinayet, bu yaz Taliban'ın ülkeyi ele geçirmesinin bir sonucu olarak şiddetli çatışmayla meydana geldi. Ülkeden kaçmaya çalışırken havaalanında bomba patlaması sonucu hayatını kaybeden 2 gazeteci ise listede yer almadı.

GAZETECİLER HABER YAPARKEN ÖLDÜRÜLDÜ

Hindistan'da hayatını kaybeden 6 gazeteciden 2’si bıçaklanarak öldürülen Chennakesavulu gibi işleri nedeniyle hedef alındı. Gazeteciler görevden uzaklaştırılan bir polis memuru tarafından, memurun kumar ve tütün kaçakçılığı şebekesine karıştığını keşfettikten sonra öldürüldü.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde, özel yayın kuruluşu Radio Télé Communautaire Babombi'nin (RTCB) Yöneticisi Joel Mumbere Musavuli gibi 3 gazeteci çalışmaları nedeniyle öldürüldü.

Burkina Faso'da, deneyimli bir savaş muhabiri olan 43 yaşındaki David Beriáin ve 47 yaşındaki kameraman Roberto Fraile, bir korucu devriyesine düzenlenen saldırıda öldürüldü.

AVRUPA’DA ÖLDÜRÜLEN GAZETECİLER

İspanya'dan öldürülen 2 gazeteci, şiddet eylemleriyle tanınan bölgede kaçak avlanmayla mücadele hakkında bir belgesel üzerinde çalışıyorlardı. Daha da önemlisi, gazetecilerin de basın özgürlüğünün nispeten yüksek olduğu ülkelerde öldürülmesi, bu risklerin küresel olduğunu gösteriyor. Örneğin, Gazeteci Peter R. De Vries, basın özgürlüğünün en yüksek olduğu ülkelerden biri olarak kabul edilen Hollanda da, 6 Temmuz 2021'de Amsterdam'ın bir caddesinde güpegündüz vuruldu. Yunanistan'da, Suç Muhabiri Giorgos Karaivaz, Atina'daki evinin önünde vuruldu. Aralık 2021 itibariyle, hiçbir şüpheli kamuya açıklanmadı ve tutuklama yapılmadı, soruşturmanın durumu hakkında kamuoyuna bilgi verilmedi.

YETKİLİLER CİNAYETLERE KARŞI TEPKİSİZ

IPI'ın analizi, yetkililerin cinayetlere karşı endişe verici derecede yetersiz tepki verdiğini ve gazetecilere karşı işlenen suçlarda yüksek düzeyde cezasızlıkla sonuçlandığını gösteriyor. 28 vakanın sadece 6’sında yerel polisin şüphelileri tutukladığı bildirildi. IPI, gazeteci cinayetlerine yönelik devlet soruşturmalarının çoğu zaman derinden kusurlu olması nedeniyle bu rakamın bile ihtiyatla yorumlanması gerektiğini belirtti.

IPI, tutuklamaların yapıldığı birçok vakada, mağdurların aileleri, polisin yanlış şüpheliyi tutukladığına veya davayı örtbas etmek için şüphelileri tutukladığına inandıklarını belirterek, gerçek ve kapsamlı bir soruşturmadan kaçındığını vurguladı.

CEZASIZLIK, ŞİDDETİ TEŞVİK EDİYOR

Dünyadaki gazeteci cinayetlerinin büyük çoğunluğu cezasız kalıyor, daha fazla şiddeti teşvik ediyor ve her yerde basın üzerinde caydırıcı bir etki yaratıyor. Örneğin, Washington Post köşe yazarı ve Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Salman'ın tanınmış eleştirmeni Cemal Kaşıkçı, 2 Ekim 2018'de İstanbul'daki Suudi konsolosluğuna girdikten sonra ortadan kayboldu. Görünüşe göre cesedi Riyad'dan gönderilen bir suikastçılar ekibi tarafından parçalara ayrılmıştı ve kalıntıları hiçbir zaman bulunamadı.

Veya 16 Ocak 2019'da Gana'nın Accra kentinde işten eve dönerken vurularak öldürülen Ahmed Hussein-Suale. 2018'de Hussein-Suale, Dünya Kupası'ndan hemen önce Afrika futbolunda yolsuzluğu ortaya çıkaran bir soruşturmanın parçasıydı. Polis cinayete karıştıkları şüphesiyle 6 kişiyi tutukladı ancak daha sonra delil yetersizliğinden hepsini serbest bıraktı. Bugüne kadar, saldırganlar ve öldürme emrini veren beyinler tanımlanamadı.

GRIFFEN: DEVLETLER DAHA FAZLASINI YAPMALI

IPI Direktör Yardımcısı Scott Griffen, gazeteci cinayetlerinin cezasız kalmasının, haber akışının her zamankinden daha önemli olduğu bir zamanda medyaya yönelik şiddeti körüklediğini belirterek şöyle dedi:

“Devletler gazetecilere yönelik saldırıları çözmek için daha fazlasını yapmalı. Uluslararası toplum, bu tür cinayetlerde suç ortaklığı yapan Suudi Arabistan gibi rejimlere yaptırım uygulamalı. Basına yönelik şiddet dalgaları, gazetecilerin hayatlarını riske atan konulardan kaçındığı yaygın bir otosansüre yol açabilir. Bu, katillerin hesap vermediği bir cezasızlık ortamıyla daha da kötüleşiyor. IPI, 2021'de çalışmaları nedeniyle öldürülen tüm gazetecilerin aileleri ve meslektaşlarının yanındadır ve sorumlulardan hesap sorulmasını talep ediyoruz.”

"TÜM GAZETECİLER İŞLERİNİ GÜVENLİ BİR ŞEKİLDE YAPABİLMELİ"

Son birkaç yılda öldürülen gazetecilerin sayısında genel bir düşüş görüldü. 2011'de 102 cinayet kaydedildi, 2016'da ise 120 oldu. IPI'ın istatistikleri, çatışmaları haber yaparken veya görevdeyken öldürülen gazetecileri içerdiğinden, bu düşüş kısmen dünya çapında birkaç şiddetli çatışmanın azalmasıyla açıklanabilir. Örneğin, Suriye'deki çatışma 2016'da 12 gazetecinin öldürülmesine yol açtı; bu yıl IPI ülkede herhangi bir vaka kaydetmedi. 2017'de Irak'ta 11 gazeteci cinayeti kaydedildi; bu yıl sayı 0’dı.

IPI açıklamasına şöyle devam etti: “Gazeteci cinayetlerinin azalması açıkça olumlu bir gelişme olsa da, bir vaka bile çok fazla. Bu yılki 45 cinayetin tamamı bir trajedi. Tüm gazeteciler işlerini güvenli bir şekilde yapabilmeli. Üstelik gazeteci cinayetlerinin sayısı tek başına basın özgürlüğünün durumu için güvenilir bir gösterge değil.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER