Erciş'te faile ödül gibi ceza!
Erciş'te faile ödül gibi ceza!
İçeriği Görüntüle

HABER: İDRİS YILMAZ  


1930 yılında 15 bin köylünün yaşamını yitirdiği ve 44 köyün tamamen yok edildiği Zilan katliamın ardından geçen 83 yıl ardından şimdi de katliamın gerçekleştirildiği köylerden Kınduk'ta yaşayan yurttaşların toprakları kendilerine yasaklandı. Katliamın ardından köylülerin arazilerinin büyük bölümüne el konulmuş, ardından 1945 yılında Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne (TİGEM) devredilmişti. TİGEM ise arazilerin işletim hakkını ihale yolu ile müteahhit firmalara teslim etmişti. Köylülerin kendi tapulu arazilerinde hayvanlarını otlatmasına rağmen TİGEM, arazilerinin işgal edildiğini öne sürerek köylülerin hayvanlarına el koydu. Yaşanan duruma tepki gösteren köylüler, ortada müteahhit firmanın asıl sorumlularının olmadığını, bölgeden seçtiği kişileri bekçi veya müdür tahin ettiğini belirterek, "Yıllar önce dedelerimizi öldürdüler, köylerimizi yakıp arazilerimize el koydular. Şimdi de bizi karşı karşıya getirip birbirimize vurdurtmak istiyorlar" dedi.

Hayvanlar 66 saattir ellerinde

Yıllardır dedelerinden kendilerine kalan meralarda hayvanlarını otlattıklarını belirten Köy Muhtarı Ahmet Arlı, kendi tapulu arazilerinde hayvanlarını otlattıkları sırada bilmedikleri bir nedenden dolayı Altın Dere Tarım İşletme Müdürlüğü'ne bağlı güvenlik elemanlarının hayvanlarını alı koyduğunu söyledi. Arlı, daha sonra Altın Dere Tarım Müdürü Mustafa Seyat ile iletişime geçtiklerinde, arazilerinin işgal edildiğinin gerekçe gösterildiğinin söylendiğini belirtti. Köylülerin itirazlarından dolayı kısa süreli arbede yaşandığını, bu arbedenin ardından el konulan hayvanların 66 saattir aç ve susuz bir biçimde çiftliğin ahırında tutulduğunu belirten Arlı, hayvanların ölme olma ihtimali olduğu uyarısı yaparak, yetkililere başvurmalarına rağmen herhangi bir gelişmenin olmadığını kaydetti.

'Bizi bize kırdırıyorlar'

TİGEM'in dışarıdan ihale yoluyla arazilerini işletmeleri amacıyla Altın Dere Tarım İşletme isminde bir şirkete verdiğini, bu şirketin ise bölgedeki bazı aile bireylerine yetki vererek tapulu arazilerine el koyduğunu ifade eden Arlı, "Yıllar önce  dedelerimizi, ninelerimizi, amcalarımızı katlettiler. Bu katliam yetmezmiş gibi dedelerimizden kalan arsalarımıza el koydular. Şimdi de tanımadığımız, bilmediğimiz, dışarıdan gelen şirketlere arsalarımızı ihale usulü ile veriyorlar. Bu şirketler ise yıllardır yüz yüze baktığımız, aynı acıları ve mağduriyeti birlikte yaşadığımız arkadaşlarımıza, komşularımıza yetki vererek arsalarımıza el koyup bizleri karşı karşıya getiriyorlar" dedi.

Mezarlıklara bile el koydu

Yıllar önce çoluk çocuk demeden akrabalarının katledildiğini ifade eden Suat Keleş isimli yurttaş ise, dedelerinin mezarlıklarına bile TİGEM tarafından el konulduğunu vurgulayarak, "Bunlar dedelerimizin kemiklerine bile göz koydu. Yeter artık. Öldürdükleriniz yetmedi mi? Neden bizi karşı karşıya getiriyorsunuz. Çıkın topraklarımızdan bu topraklar dedelerimizden, öldürdüğünüz büyüklerimizden bize kaldı. Dedelerimizin mezarlıklarına bile göz koydunuz. Bütün sivil toplum kurumlarını buraya davet ediyoruz" çağrısı yaptı.

'Tapulu arazilerimizde bile hayvanlarımızı otlatmamıza izin vermiyorlar'

Bölgede tapulu arazilerinin olduğunu; fakat buna rağmen hayvanlarının otlatılmasına izin verilmediğini ifade eden Cahide Keleş isimli yurttaş, "Jandarma desteği ile bize zulüm ediyorlar. Hakkımız olan topraklarımızı kullanmamızı istemiyorlar. Topraklarımızı geri istiyoruz. Neden bu zulmü bize ediyorlar. Atalarımızı, akrabalarımızı öldürdükleri yetmiyor mu?" diye sordu. Hayvancılıktan başka geçim kaynakları olmadığını dile getiren Keleş, "Kışın pahalılıktan dolayı hayvancılıktan zarar ettik. Şimdi ise TİGEM'in gönderdiği şirketin bize uyguladığı arazi ambargosu ile karşı karşıyayız. Hayvanlarımız telef olacak, yetkilileri duyarlılığa çağırıyoruz" dedi.

'Hayvanların ölümüne göz yumuyorlar'

Köylülerin jandarmaya yönelik ifadeleri üzerine görüştüğümüz jandarma yetkilileri, şirket müdürünün savcılığa koruma talebinde bulunduğu için şirket müdürünü korumakla görevlendirildiklerini savundu. Jandarma yetkilileri, "Neden hayvanların burada aç susuz tutulmasına izin veriyorsunuz" sorusuna ise "Bu bizim sorumluluğumuzda değil" yanıtı verdi.

Şirket Müdürü: Köylüler suçlu

Konu ile ilgili görüştüğümüz Altın Dere Tarım İşletmesi Bölge Müdürü Mustafa Seyat, yaşanan durumdan köylüleri sorumlu tutarak, "Köylüler ekili alanlarımıza hayvanlarını salarak zarar veriyorlardı. Bizler de buna göz yumamazdık. Defalarca uyarılarımıza cevap vermemeleri üzerine biz de hayvanlarını alıkoyduk" diyerek kendini savundu.