Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekilleri, Meclis Genel Kurulu’nda Halep’te Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd mahallelerine yönelik saldırılara tepki gösterdi. Söz alan Agirî Milletvekili Sırrı Sakık, Kürtlerin evleri, mahallerinin saldırı ve kuşatma altında olduğuna vurgu yaptı. En az 10 kişinin yaşamını yitirdiğini belirten Sakık, “Bunu Kimler yapıyor? Yalova'da gelip 3 polisimizi katleden, 8 polisimizi yaralayan o cinayet şebekesi orada isim değiştirerek yapıyor. Şimdi, gelip bu topraklarda sizin askerinizi, polisinizi öldürenlere, oralara övgüler yağdırmaya ne hakkınız var ya? Nedir bu Kürt düşmanlığınız? Dünden bugüne kadar bu ülkedeki ulusalcılar, siyasal İslamcılar, milliyetçiler, muhafazakârlar neredeyse zil takıp oynayacaksınız. Orada Kürtler katlediliyor, daha önce orada Aleviler katledildi, hâlâ katlediliyor. Orada Dürziler katledildi, bu cinayet şebekesi, kendisinin dışında herkese düşman; bu düşmanı nasıl alkışlayabilirsiniz, buna nasıl destek sunabilirsiniz” diyerek, tepki gösterdi.

‘ROJAVA KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR’

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ın saldırılar sonrası yaptığı açıklamaya dikkat çeken Sakık, “Rahmetli Erbakan'ın oğlu, bir partinin lideri, babası da benim gibi Kürt, kendisi de bir Kürt evladı. Bu IŞİD'ci çeteleri... Haramzade biri, aslını inkâr ediyor, IŞİD'cileri destekliyor. Ya, sizi IŞİD'e doğru yolculuğa çıkaran bu sevda ne, neyin nesi? Bakın, Rojava bizim kırmızı çizgimizdir. Bunu böyle bilin. Rojava Kürtlerin kalbidir, Rojava'da bütün halklar ağır bedeller ödeyerek orada bir demokratik vatan, yurt ilan ettiler. Bundan niye rahatsız oluyorsunuz? 10 binlerce genç o topraklarda özgür bir vatan inşa etmek için bedenlerini orada siper ettiler. Şimdi, bunlara medeni dünyanın bir özür borcu varken orada çetelere destek sunmak” diyerek, tepkisini sürdürdü.

‘KAN, GÖZ YAŞI İSTEMİYORUZ’

Türkiye’deki yöneticilere de seslenen Sakık, “Bakın, daha önce Afrin'de de yaptınız, orayı talan ettiniz, oradaki zeytin ağaçlarını bile paramparça ettiniz. Barışın yolu Kürtlerle diyalogdan geçer, müzakereden geçer. Barışın yolu cihatçılarla değil, medeni insanlarla diyalog kurmaktan geçer. Sizi bu insanlarla diyalog kurmaya ve sizi Rojava'daki yönetimle diyalog kurmaya davet ediyoruz. Eğer Kürt'ü öldürecekseniz ilk önce bizi öldürün, onlar bizim kardeşlerimiz, onlar bizden bir parça, onlara gidecek her kurşunu kendimize kabul ederiz. Biz orada barış istiyoruz, kurşun, ölüm, kan, gözyaşı istemiyoruz. Onlar on dört yıldır orada çok ağır bedeller ödedi, şimdi eğer Türkiye'de bir barış iklimi oluşacaksa diğer Kürtlerle de bir ittifak oluşmalıdır. Bu cihatçı örgütlerden ne size ne bize ne de insanlığa bir hayır gelmez diyor” ifadelerini kullandı.

‘BOYUN EYMEYECEĞİZ’

Söz alan Mehmet Zeki İrmez, “Saldırının hedefi Kürtlerdir, Süryanileridir ve Orta Doğu'nun ötekileridir. Bu saldırı dalgasını ve buna destek verenleri halklar adına lanetliyorum. Hedefe konulan husus barış, özgür ve demokratik yeni yaşamın ta kendisidir. Bizler bu düşmanlığa asla ama asla müsaade etmeyeceğiz ve boyun eğmeyeceğiz. Milyonlarca Kürt'ün ve dostlarının kalbi insanlık onuru için mücadele eden yüz binlerin yanındadır. Ayrıca, tüm uluslararası kamuoyunu bu katliam hazırlığına karşı çıkmaya ve tavır koymaya çağırıyorum. Unutulmasın ki bu direniş hikâyesinde eninde sonunda yaşanacak zafer insanlık düşmanlarının değil mazlum halkların, ezilenlerin ve direnenlerin olacaktır; buna inancımız da tamdır” dedi.

DEM Parti İmralı Heyeti, AK Parti ile TBMM'de 20 Aralık'ta görüşecek
DEM Parti İmralı Heyeti, AK Parti ile TBMM'de 20 Aralık'ta görüşecek
İçeriği Görüntüle

‘DİYALOG MASASI KURULMALI’

Söz alan Riha Milletvekiil Dilan Kunt Ayan, “Şam Hükûmetine bağlı grupların Halep'te Kürt mahallelerine yönelik gerçekleştirdiği saldırılar kabul edilemez. Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Benî Zêd Mahallelerine yönelik gerçekleştirilen saldırılarda 8 kişi yaşamını yitirmiş, 50'den fazla insan yaralanmıştır. Ortadoğu barışının konuşulduğu böylesi tarihî süreçlerde bu saldırılar Rojava halklarına başta olmak üzere bütün coğrafyada savaş çığırtkanlığı yapmaktan başka bir şeye hizmet etmemektedir. Rojava halkı, IŞİD çetelerine karşı etiyle tırnağıyla savaşarak bütün dünyaya örnek bir sistem inşa etti. Türkiye, bu saldırılara karşı diyalog masasını açan bir rol oynamak zorundadır. Rojava halklarının yanında durmaya, barışı sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz. Rojava kırmızı çizgimizdir” diye kaydetti.

‘YENİ BİR GAZZE YARATILMAK İSTENİYOR’

Kürtlere karşı topyekûn bir katliamın dayatıldığını belirten îdir Milletvekili Yılmaz Hun, “HTŞ ve SMO çeteleri bu mahallelerde yaşayan Kürtleri kadın çocuk demeden bombalamaktadır. Halep'te yeni bir Gazze yaratılmak istenmektedir. Cahiliye Devri'nden kalma, istila ve ganimet peşinde barbar bir zihniyeti temsil eden bu çetelerin derhâl durdurulması gerekir, Halep'te derhâl ateşkes sağlanmalıdır. Kürt halkını hedef alan bu saldırıları şiddetle kınıyoruz. Sivillerin

korunması için uluslararası hukuk devreye sokulmalıdır. Suriye halklarının bir arada yaşamasının teminatı demokratik Suriye'den geçer. Bu saldırılara derhâl ‘Dur!’ denmelidir. Çeteler kaybedecek, halklar kazanacak. Rojava halkı yalnız değildir’ diye kaydetti.

‘KÜRTLER DİRENECEKTİR’

Mahallere yönelik saldırıda bulunanların DAİŞ’liler olduğunu belirten Milletvekili Semra Çağlar Gökalp, “Bu saldırılar tesadüf değildir; hedeflidir, organize edilmiştir ve göz göre göre sürdürülmektedir. Bu çetelere hami olanlar ve garantörler kime kefil olduklarını görmek istiyorlarsa Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de sürdürülen katliam girişimine baksınlar. Halep'te bin 200 Ezidi Kürt ailesi yaşamaktadır. Yüz yılın en kanlı katliamlarından birini yaşamış bu halkın bugün karşı karşıya olduğu tehlike de size bir şey ifade etmiyorsa insanlığa dair hiçbir şey ifade etmiyor demektir. On gün içinde Şam'ı hazır tepside bu çetelere teslim eden her aktör, bugün Halep'te işlenen insanlık suçunun doğrudan ortağıdır. Kürt halkı, yaşadığı hiçbir coğrafyada direnmeden tek bir çakıl taşını dahi elde etmemiştir. O yüzden herkes şunu bilmelidir: Kürtler ağlamaz, Kürtler direnir ve direnmeye devam edecektir” diye belirtti.

TÜRKİYE’YE NE KAZANDIRACAK?

Söz alan Milletvekili Necla Demir ise şunları söyledi: “Halep'te Kürt halkına karşı yürütülen askerî operasyonların Türkiye'deki barış ve demokratik toplum süreciyle nasıl bağdaştırıldığı kamuoyuna açıklanmalıdır. Bir halkın başka bir parçası katliam tehdidi altındayken o halkla ortak bir gelecek kurulabileceğine gerçekten inanıyor musunuz? Yüz yıldır Kürt halkına dayatılan inkâr ve tekçilik politikalarının çözüm üretmediği ortadayken bugün aynı anlayışın Suriye'de sürdürülmesi olsa olsa savaştan, kandan beslenenlere hizmet etmektir.

Paris'teki diplomatik görüşmelerin ardından İsrail'le yapılan anlaşmalar, Hakan Fidan'ın Şeybani'yle görüşmesi ve Halep'te

aynı gün başlayan saldırılar tesadüf olabilir mi? Tüm bu temas ve anlaşmaların merkezinde Kürtlerin hedef alınması yok mudur?

Suriye'de çözüm arayışlarının sabote edilmesi Türkiye'ye ne kazandıracaktır? Kürtlerin iradesi tanınmadan halkların demokratik

geleceği mümkün değildir.”