Hukukçu ve sanatçılar Aysel Tuğluk için çağrı yaptı: Derhal serbest bırakılmalı

'Annesinin mezarına ırkçı saldırı gerçekleştirildi, bu travma Aysel'in hafızasında bir sorun yarattı.'

Hukukçu ve sanatçılar Aysel Tuğluk için çağrı yaptı: Derhal serbest bırakılmalı

Kandıra F Tipi Cezaevi'nde 5 yılı aşkın bir süredir tutulan Kürt siyasetçi Aysel Tuğluk'un sağlık durumunun kötüleşmesi sonucu başlayan hafıza kaybıyle ilgili olarak hukukçu ve sanatçılar bir çağrıda bulunarak “Bu hastalık hem kendisi hem de aldığı ilaçlar nedeniyle fiziksel olarak kat kat yıpratıcı bir etkide. Aysel Tuğluk için derhal müdahale edilmeli ve serbest bırakılmalı” sözleriyle seslendi.
 
Jinnews'ten Marta Sönek'in haberine göre, Demokratik Toplum Kongresine (DTK) dönük 2016’da yapılan operasyonun ardından tutuklanan Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Milletvekili Aysel Tuğluk, o günden beridir Kandıra 1 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor. Uzun zamandır ağır sağlık sorunları yaşayan, infazı ertelenmeyen ve Ankara 17’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin “örgüt yöneticisi olmak” iddiasıyla verdiği 10 yıllık hapis cezası Yargıtay tarafından da onaylanan Aysel’in sağlık durumu ise son günlerde kötüleşti.
 
UZMAN DOKTORLARDAN İNFAZ ERTELEMESİ TESPİTİ

Avukatı Reyhan Yalçındağ ise Aysel’in annesinin vefatının da etkisiyle hafıza kaybı yaşadığını ve günlük işlerini tek başına yapamaz hale geldiğini söylemişti. Aysel‘i sekiz ay boyunca muayene eden Kocaeli Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı’ndaki dokuz uzman doktor da, "Hastalığının kronik seyirli olduğu ve ilerleyici vasıf arz ettiği, cezaevi koşullarında sağlanabilecek tıbbi destek ve bakımının yeterliliğinde sorun yaşanabileceği, Ceza İnfaz Kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceğine ve dolayısıyla cezasının infazının ertelenmesi" tespitinde bulunmuştu.
 
İNFAZ ERTELEME TALEBİ REDDEDİLDİ
 
Temmuz ayında açıklanan bu raporun ardından hem avukatları hem de cezaevi idaresi Aysel’in ATK Başkanlığı’na sevkini talep etti. Fakat ATK Başkanlığı’nın Aysel için yakın zamanda hazırladığı raporda, “Hayatını yalnız idame ettirebileceği, tedavisi ve önerilen aralıklarla düzenli poliklinik kontrollerinin sağlanarak cezaevi şartlarında infazına devam ettirilebileceği…” ifadelerine yer verildi. Bunun üzerine ise Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı, Adli Tıp Kurumu 3’üncü İhtisas Kurulu’nun raporunu esas alarak, 3 Eylül 2021 tarihinde infaz erteleme talebini reddetti.
 
Aysel Tuğluk’un sağlık durumunun her geçen gün ağırlaşmasına ilişkin ajansımıza konuşan hukukçu arkadaşları ve sanatçılar, “Bu hastalık hem kendisi hem de aldığı ilaçlar nedeniyle fiziksel olarak kat kat yıpratıcı bir etkide. Aysel Tuğluk için derhal müdahale edilmeli ve serbest bırakılmalı” çağrısını yaptı.
 
‘TRAVMA AYSEL'İN HAFIZASINDA BİR SORUN YARATTI'
 
Aysel Tuğluk’un arkadaşı İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı avukat Eren Keskin, yıllarca Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) koridorlarında birlikte mücadele ettiklerinin bilgisini verdi. Aysel’in hastalığının annesinin vefatının ardından ağırlaştığına dikkat çeken Eren, şu aktarımlarda bulundu: “İkimizin ortak bir yanı vardı. Annelerimize çok bağlıydık, maalesef Aysel o çok bağlı olduğu annesini cezaevindeyken kaybetti ve cezaevindeyken kaybettiği annesinin mezarına da ırkçı bir saldırı gerçekleştirildi. Bu Aysel’i çok üzdü ve yaşadığı bu travma Aysel’in hafızasında bir sorun yarattı.” 
 
‘DERHAL TAHLİYE EDİLMELİ' 

Aysel’in mutlaka tahliye olması gerektiği çağrısını yapan Eren, “Aysel o kadar farklı bir insan ki öne çıkarmak istemedi hastalığını, uzun bir süre gizledi ama artık gizlenemez bir boyutta. Aysel’in mutlaka tahliye olması gerekiyor. Türkiye’nin altına imza attığı uluslararası sözleşmeler de bunu gerektiriyor. Aysel Tuğluk derhal tahliye edilmeli”  vurgusunu yaptı.

 
‘İLAÇLAR NEDENİYLE FİZİKSEL OLARAK KAT KAT YIPRATICI BİR ETKİ'
 
Aysel’in de kurucu üyelerinden biri olan Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı’nın (TOHAV) Genel Başkanı Didar Erdem de, Aysel’i en son Eylül ayının sonunda hastalığı sebebiyle ziyaret ettiklerini aktardı. Didar, “Kurumsal olarak kendisini görmek istedik, vakfın da kurucularından ve çok emek vermiş, katkıda bulunmuş bir üyesi. Maalesef ziyaretinde bir yıl içinde 20 yaş almış kadar yıprandığını görmek çok zor oldu” dedi. Gözlemleri arasında Aysel’in hafıza ile ilgili bir hastalığı olduğunun bilgisini paylaşan Didar, “Bu hastalık hem kendisi hem de aldığı ilaçlar nedeniyle fiziksel olarak kat kat yıpratıcı bir etkide. Bizim kendisini ziyaret etme nedenimiz şuydu, ziyaretler ona moral oluyor ve bu moral nihayetinde iyileşmesi gerçekleşebilir ya da hızlanabilir” şeklinde konuştu.

 
‘KOŞULLAR DAHA AZ ZİYARET ETME SONUCUNU ORTAYA ÇIKARTIYOR'

Aysel’in tıbbi dosyasını bilmediklerini fakat somut olarak edinebildikleri bir sonuç olduğunu aktaran Didar, “Şöyle bir problem var, Aysel hanım Kandıra Cezaevi’nde ve maalesef ulaşımı da problemli bir yerde. Kendisini ziyaret etmek isteyen insanlar, hukukçu değillerse zaten kısıtlamalar mevcut ama sadece hukukçular olarak dahi uzak olmasından kaynaklı, normalde daha sık ziyaretler gerçekleştirebilecekken mevcut koşullar onu daha az ziyaret etme sonucunu ortaya çıkartıyor” değerlendirmesini yaptı. Didar, Aysel’in morale ihtiyaç duyulan bir hastalığa sahip olmasına rağmen, insanlardan izole edildiğini vurguladı. Bu sebeple de Didar, hastalığına rağmen Aysel’in cezaevinde tutulmasının herhangi bir insandan daha fazla olumsuz bir sonuç yaratacağının altını çizdi.  
 
‘DİLİYORUZ BU HATADAN DÖNÜLEBİLİR, TAHLİYESİ GERÇEKLEŞİR!'
 
Didar devamında şu yorumlarda bulundu: “Kendisinin infazının ertelenmesi gibi bir durumdan daha fazla insanla temas etmesi, iyileşme sürecine katkıda bulunacaktır. ATK raporlarının olumsuz olduğunu biliyoruz, diliyoruz bu hatadan dönülebilir çünkü maalesef bu hastalık sıradan, önemsenmeyecek bir rahatsızlık değil, hafızayla ilgili bir problem var ve geri dönüşü olmayacak bir hastalık.” Tedavi sürecinin doğru bir şekilde yürütülmesi gerektiğini ifade eden Didar, son olarak, “Diliyoruz şu anki ihlal ortadan kalkar ve hukuksal olarak uygulanması gereken hükümler Aysel Tuğluk’a da uygulanarak tahliyesi gerçekleşir ve tedavisini doğru ve sağlıklı bir biçimde alabilir” çağrısında bulundu.
 
‘DERHAL MÜDAHALE EDİLMELİ VE SERBEST BIRAKILMALI'

 
Fotoğraf sanatçısı Belgin Şahin ise “Sevgili, değerli Aysel Tuğluk 2016’dan beri cezaevinde, annesinin ölümünden ve cenaze sonrasında yaşadıklarından sonra hastalığının daha kötüye gittiğini duyduk. Bir şekilde hayatını tek başına sürdüremeyecek kadar hastalığının kötü bir hal aldığını biliyoruz” diye konuştu. Aysel’in derhal serbest bırakılması gerektiğinin altını çizen Belgin, “Avukatlarının cezaevi koşullarında kalamaz, hastalığının ilerlediğine dair telkinleri, raporlara rağmen serbest bırakılmıyor. Aysel Tuğluk’un tedavisinin doğru koşullarda yapılması için derhal müdahale edilmesi ve serbest bırakılması gerektiğini düşünüyorum” cümleleriyle seslendi.
 
‘BİR AN ÖNCE TAHLİYE EDİLMELİ'
 
Film yönetmeni, senarist ve yapımcı Yeşim Ustaoğlu da Aysel’in bir an önce serbest bırakılması gerektiğine vurgu yaparak şu çağrıda bulundu: “Aysel hanımın hemen dışarı çıkarılması, evinde olması gerekir. Adaletin tecelli etmesi, özellikle bu kötü sağlık koşullarında Aysel hanım için adaletin işlemesi gerekir.” Yeşim ayrıca Aysel’in tutsaklığının siyasi bir karar olduğuna da değinerek, “Hiçbir şekilde adaletin içine siyaset karıştırılmamalı, Aysel tahliye edilmesi gerekir” dedi.

Güncelleme Tarihi: 07 Aralık 2021, 18:49
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER