Birleşik Gençlik Meclisi kuruluşunu deklare etti

Eşitlik, özgürlük, adalet, dayanışma için bir araya gelen gençlik örgütleri, Birleşik Gençlik Meclisi’nin kuruluşunu deklare etti.

Birleşik Gençlik Meclisi kuruluşunu deklare etti

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Gençlik Meclisi, Yeni Demokrat Gençlik, Devrimci Öğrenci Birliği (DÖB), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), Sosyalist Öğrenci Hareketi (SÖH) ve Gençliğin Devrimci Güçleri (DEV-GÜÇ), HDP Bağcılar ilçesinde düzenlediği basın toplantısıyla Birleşik Gençlik Meclisi’nin kuruluşunu deklare etti. Toplantının yapıldığı salona, “Özgürlüğümüz için faşizme karşı birlikte yürüyoruz” ve “Ataerkiye, erkek-devlet şiddetine karşı omuz omuza birlikte yürüyoruz” yazılı pankartlar asıldı. Toplantıya, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü İdil Uğurlu, HDP Milletvekili Musa Piroğlu, HDP İstanbul İl Eş Başkanı Elif Bulut, yazar Temel Demirer ve çok sayıda kişi katıldı. 

‘GELECEKSİZLİĞE MAHKUM EDİLİYORUZ’

Saygı duruşuyla başlayan toplantıda açılış konuşmasını Birleşik Gençlik Meclisleri adına Volkan Atmaca yaptı. Atmaca, gençliğin 25 Ekim’de “Birlikte yürüyoruz” şiarıyla başlattığı yürüyüşlerinin somut örgütsel ve biçimsel halini tartışmak için bir araya geldiklerini söyledi. Emperyalist sistemin tüm dünyada sömürü ve talanı büyüttüğü, kitlelerin geleceksizlik ve örgütsüzlüğe mahkum edildiği bir süreçten geçildiğini belirten Atmaca, “Gençliğin her türlü hak arama mücadelesinin zor ile bastırılmaya çalışıldığı, TC devletinin son 5 yıldır yürüttüğü yoğun saldırılarla her türlü örgütlü mücadelenin boğulmaya, yalnızlaştırılmaya çalıştırıldığı bir dönemde yaşıyoruz. Ancak biliyoruz ki egemenleri şaşkına çeviren bir tufanla onların tepesine binmedikçe sorunlarımız azalmıyor, bitmiyor” dedi. 

MÜCADELENİN DİNAMOSU

Geleceğe dört elle sarılmak gerektiğinin altını çizen Atmaca, “Emeğiyle, dinamikliğiyle, direnci ve enerjisiyle ezilenlerin geleceği kazanma mücadelesinin dinamosu olan gençler tarihin her evresinde önemli bir güç olarak var oldu. Bu, bugün bizleri susturmak, durdurmak, diz çöktürmek isteyen egemenler açısından da biliniyor. Direnişimizse halkımızın umudu olarak duruyor. Her koşulun içerisinde ileriye atılan halkların özgürlük mücadelesini ileriye taşımak için mücadele eden gençlik, bulunduğumuz coğrafyanın da direniş mirasının yaratıcıları arasında bulunuyor” ifadelerini kullandı. 

‘BİRLİKTE YÜRÜYORUZ’

Gençliğin, Kürt ulusunun haklı ve meşru isyanlarından Çukurova’da pamuk işçilerinin direnişine, topraksız köylünün toprak işgallerinden fabrikalardaki grev çadırlarına, kampüslerden sokaklara kadar direnişin belirleyicisi olduğunu vurgulayan Atmaca, şunları söyledi: “Gezi isyanında titrettiğimiz Saraylıların; tüm zor aygıtlarıyla saldırdığı, bodrumlarda yaktığı, işinden ekmeğinden ettiği, asgari ücretle açlık sınırının altında yaşamayı dayattığı, işsizliğe mahkum ettiği, paralı-tekçi eğitimi dayattığı, dilini yasakladığı, sokakta, kampüste, evde cinsel saldırganlıkla baskı altına almaya çalıştığı, LGBTİ+ fobiyle nefretle yok sayıp saldırganlığa açık hale getirdiği hapishaneleri, hücreleri reva gördüğü, sokaklarda işkence ettiği, sınır boylarında infaz ettiği, yan yana gelirseniz yanarsınız dediği gençler olarak birlikte yürüyoruz.”

‘DUR DEMEK İÇİN BİR ARADAYIZ’  

“Halkları halklara düşman etmek isteyenlere dur demek için bir araya geliyoruz” diyen Atmaca, “Eşitlik için, özgürlük için, adalet için, mücadele için, dayanışma için egemenlerin bin yıllardır kanattığı yaralarımızı sarmak için bir araya geliyoruz. Patron tarafından çalınan emeğimizi çaldırmayacağız, demek için bir araya geliyoruz. Her gün emperyalist tekellerce sömürülmek, talan edilmek istenen doğamız için bir araya geliyoruz. Kendi toprağımızda halklar için, insanlık için, doğa için üreteceğim demek için bir araya geliyoruz” diye konuştu.

UĞURLU: TARİH YAZMAKTA KARARLIYIZ

HDK Eş Sözcüsü İdil Uğurlu, gençliğin birlikte yürüme kararlığı ve mücadele ruhunun kendisini heyecanlandırdığını söyledi. Halklar ve gençlerin tarih yazmakta kararlı olduğunu söyleyen Uğurlu, “Bir Gezi yaşadık ve onun ruhu hala ayakta. Devlet aklı hala Gezi ile hesaplaşamıyor. Tekçi sisteme karşı mücadele eden binlerce insan şuan cezaevindedir. Ama sizler buradasınız. Sizlerin gücü ve kararlılığı bu düzeni yerle bir etmeye yetecek. Bunu dost da düşman da bilsin. Yaşamın olduğu her yere giderek örgütleneceğiz. Kurt yalnız olanı kapar. Ama biz örgütlenme konusunda ısrarlıyız” diye belirtti. 

PİROĞLU: DİZ ÇÖKMEDİK

HDP Milletvekili Musa Piroğlu, kurulmaya çalışılan cehennem ile geleceğin yok edilmeye çalışıldığını ifade etti. Teslim olmuş bir gençlik yaratılmak istendiğini dile getiren Piroğlu, “Cehennemi dayattıkları her yerde öfke sesleri geliyor. Soma’da işçiler direniyor ve alay komutanına korkmuyoruz diyor. Devrimciler, sosyalistler, yurtseverler devletin bütün zulmüne karşı direniyorlar. Bize teslimiyeti dayatanlara Rojava’da çok çıplak bir cevap verdik. Kobanê’nin düşmesini bekleyenler orada birleşik mücadelenin onlara nasıl bir ders verdiğini gördü. Diz çökmedik, yenilmedik, teslim olmadık.  Salonda iradeyi görenler, bu iktidar yıkılmadan ne yoksulun karnına ekmek girecek ne özgürlüğün sesi sokaklarda esecek görmeli” şeklinde konuştu.

BULUT: MUTLAKA BAŞARACAĞIZ

HDP İstanbul İl Eş Başkanı Elif Bulut da, birlikte edilen mücadele ile faşizmin nasıl yıkılacağını gördüklerini belirterek, “Bizden sonra gelecek neslin de aynı şeyleri yaşamaması için mücadeleyi yükseltmek zorundayız. Karanlık üzerimize çullanabilir ama her zaman direnenler vardır. Her zaman bu yolda yürüyen bizler varız. Bizim başarmamızı geciktirmek için uğraşıyorlar. Fakat biz mutlaka başaracağız” dedi.

DEMİRER: KARANLIĞIN ÜSTÜNE YÜRÜYECEĞİZ

Yazar Temel Demirer ise şöyle konuştu: “Sizinle konuşurken, Mahir’in, İbo’nun, Deniz’in, Mazlum’un burada olduğunu görüyorum. Biliyorum zor günlerden geçiyoruz. Fakat bugün yaşadığınız bütün kötülükler, aydınlık bir geleceği üretecektir. Hayat bedelini ödemediğimiz beklentilerimizi bize sunmaz. Yunan bir yazar ‘uçurumun kenarına varmadan kanatlanılmaz’ der. Şimdi uçurumun kenarındayız. Hepinizin İbo’nun, Mahir’in, Mazlum’un kanatlarını takması gerekiyor. Şimdi bu coğrafyada el ele tutuşacağız, karanlıkların üstüne doğru yürüyeceğiz.”

Konuşmaların ardından hazırlanan sineviyonun gösterimi ve tutuklu öğrencilerin mektupları okundu. Etkinlik, daha sonra panel ve açık kürsü ile devam etti.

Mezopotamya Ajansı

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER