Müftüoğlu: Soygun düzenine karşı yeni bir sistem inşa edilmeli

TÜİK’in gerçek enflasyonu gizleyerek soygunun üzerini örtme çabasında olduğunu belirten ekonomist Özgür Müftüoğlu, demokrasinin, hukukun geçerli olacağı bir yeni sürecin inşa edilmesi gerektiğini söyledi.

Müftüoğlu: Soygun düzenine karşı yeni bir sistem inşa edilmeli

AKP, “Türkiye’nin yeni ekonomi modeli” dediği “Düşük faiz, yüksek kur” kararı, enflasyonu düşürmediği gibi son 19 yılın zirvesine çıkardı. Tüketici fiyatları, 2021 Aralık ayında aylık bazda yüzde 13,58 arttı. Kasım’da yüzde 21,31 olan yıllık enflasyon, Aralık ayında yüzde 36,08'e yükseldi. Yurt içi üretici fiyatları Aralık’ta yüzde 19,08 artarken, yıllık Yİ-ÜFE yüzde 79,89'a tırmandı. Ekonomist Özgür Müftüoğlu, açıklanan TÜİK rakamlarını ve iktidarın ekonomi politikalarını değerlendirdi.

TÜİK ENFLASYONU GİZLEDİ

Enflasyonun yüksek olmasının temel sebebini, “Cebindeki parası çalınan halkın yoksullaştırılması ve elbette çalınan parayı cebine indiren birilerinin ise daha da zenginleşmesi” olarak açıklayan Müftüoğlu, emekçilere, emeklilere enflasyonun çok altında yapılan ücret artışlarıyla birlikte değerlendirildiğinde, bu durumun çok daha net olarak açığa çıktığını söyledi. Gerçek enflasyonun TÜİK’in açıkladığının çok daha üzerinde olduğunu vurgulayan Müftüoğlu, TÜİK’in gerçek enflasyonu gizleme gayretini “soygunun üzerini örtme çabası” olarak değerlendirdi.

EKONOMİYE GÜVEN YOK

Sadece TÜİK’e değil, siyasi iktidara yönelik güvensizliğin de had safhaya çıktığını dile getiren Müftüoğlu, “AKP’lilerin kendileri bile ekonominin gidişatına güvenmiyor. Bunu tespit etmek için halka ‘dövizinizi bozun TL alın’ diyenlerin kişisel hesaplarına, yatırımlarına bakmak lazım. Paraları dövizde mi TL’de mi yoksa çoktan yurtdışına mı çıkartılmış? Özelleştirmeler, kamu hizmetlerinin piyasaya açılması, halkın cebinden alınan vergilerin teşvik, imtiyaz vs. adlarla sermayeye aktarılması; savaş politikalarıyla artan silah harcamaları, tarım ve hayvancılığın adeta imha edilip, hemen tüm ürünlerde dışa bağımlı hale gelinmesi; dünyada teknolojik gelişmeler son hızla ilerlerken eğitimde dindar ve kindar nesiller yetiştirme hedefi, nihayetinde ülkenin de ekonominin de yönetimini sürdürülemez hale getirmiştir” diye konuştu.

YANLIŞ POLİTİKALAR

Krizi sadece son birkaç ayda AKP’nin irrasyonel ekonomi yönetiminin sonucu olarak değerlendirmenin eksik olacağını vurgulayan Müftüoğlu, “Bugün yakıcı etkileri ortaya çıkan kriz, uzun yıllardır uygulanan ekonomi politikalarının sonucudur. Kimilerinin çok olumladığı, büyük ölçüde kapitalizmin küresel aktörlerinin desteği ve teşviki ile AKP’nin ilk iki döneminde uyguladığı politikalar da buna dahildir. Erdoğan’ın yılbaşında yayınladığı videoda ‘Milletimize 2023 hedeflerini, ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokmayı, büyük ve güçlü Türkiye'yi yeni nesillere 2053 vizyonunu miras bırakmayı taahhüt ediyoruz’ ifadelerini kullandı. AKP’nin 2023 vizyonu diye halka sunduğu programdaki hedefleri, 2023’e bir yıl kala tam bir hezimettir. En büyük 10 ülke içinde yer almak hedeflenirken, ilk 20 ülke içinden bile daha geriye düşülmüştür. AKP’nin 2023, 2053, 2071 gibi hedeflerinin toplumu oyalamaktan başka bir anlamı olduğunu düşünmüyorum” şeklinde konuştu.

ALTERNATİF PROGRAM GEREK

AKP’nin son süreçte toplumdan ve gerçeklikten tamamen koptuğuna işaret eden Müftüoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Toplum üzerinden otoriteyi arttırarak iktidarını sürdürmeye çalışıyor. Bu süreç Türkiye’yi daha karanlık bir yere doğru sürüklüyor. Buna son verilmesi ve demokrasinin, hukukun geçerli olacağı bir yeni sürecin inşa edilmesi elzem. Ama bunun olabilmesi için iktidara talip olanların topluma hukuku yeniden tesis ederek, toplumun her kesiminin kendisini ifade edebileceği demokratik kanalların açılacağına yönelik güveni vermesi gerekir. Bunun yanı sıra da elbette halkı yoksullaştıran, güvencesizleştiren soygun düzenine karşı gelir eşitsizliğini azaltacak bir alternatif program ortaya konulmalıdır. Aksi taktirde AKP gitse de değişen fazla bir şey olmayacaktır.”

‘SEÇİMLERDEN KURTULUŞ BEKLENMEMELİ’

“İnsanların öfkesi bir mücadeleye dönüşmezse ne seçimi erkene aldıracak ne de hükümete başka bir adım attıracak etki yaratmaz” diye konuşan Müftüoğlu, toplumun kendilerini yoksullaştıran uygulamalara karşı hakkını her platformda araması gerektiğini söyledi. Müftüoğlu, “Oturup seçimden kurtuluş beklemenin hiçbir faydası olmayacaktır” dedi. 

MA / Dindar Karataş

Güncelleme Tarihi: 09 Ocak 2022, 15:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER