Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP eski Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınlarının Şenyaşar ailesine dönük saldırısının üzerinden 5 yıl 7 ay geçti. 24 Haziran 2018 genel seçimlerinden 10 gün önce ilçedeki işyerlerini ziyaret eden AKP’liler, tartıştıkları Celal, Adil, Mehmet, Fadıl ve Ferit Şenyaşar’a işlettikleri dükkanda saldırarak, sopa, bıçak ve silahla ağır yaraladı. Saldırı, yaralıların kaldırıldığı Suruç Devlet Hastanesi'nde de devam etti. İş yerinde kim tarafından ateşlendiği belirlenemeyen bir mermiyle yaralanan Yıldız’ın ağabeyi Mehmet Şah Yıldız, hastanede yaşamını yitirdi. Bu esnada hastanede bulunan Yıldız’ın yakınları, tedavi altında olan Şenyaşar kardeşlere hastane personellerinin önünde saldırdı, Celal ve Adil Şenyaşar, kamu çalışanlarının gözleri önünde katledildi. Çocuklarının vurulduğunu duyan baba Hacı Esvet Şenyaşar, gittiği hastanenin acil girişinde Yıldız’ın yakınları tarafından eşi Emine Şenyaşar’ın gözleri önünde linç edilerek, katledildi.

Hastanede yaşanan linç ve ölümler esnasında dönemin devlet erkanı da olay yerinden bulunuyordu. Bunlardan biri de AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 18 Ocak tarihinde partisinin Mêrdîn Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak duyurduğu dönemin Urfa Valisi Abdullah Erin. Aradan geçen 5 yıl 7 ayda ne Erin, ne de hastanede bulunan Suruç Kaymakamı Tarık Açıkgöz ile dönemin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın ifadesi alınmadı. Olaylar gözleri önünde cereyan etmesine rağmen sessizliğini koruyan Erin, Riha Valisi iken AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın imzası ile yayımlanan valiler kararnamesiyle merkeze çekilerek Mülkiye Başmüfettişi yapıldı. Bugün AKP’den Mêrdîn Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan Erin, Emine Şenyaşar ve Ferit Şenyaşar’ın defalarca yaptığı çağrıya rağmen, sessizliğini korudu. 

Katliamda ağır yaralı olarak kurtulan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Riha Milletvekili Ferit Şenyaşar, aradan geçen 5 yıl 7 ayda adaletin sağlanmaması, yargılamalarda gelinen son durum ile Erin’in tanıklık yapmamasını Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendirdi. 

‘İFADELER ALINMADI’

Katliama dair yapılan yargılamaların siyasi baskı altında yapıldığına dikkat çeken Şenyaşar, “Duruşmalar başlamadan 8 savcı değişti. Savcıların iradesi güçlü olmadığı için dava 4 yıl sonra açılabildi. Ancak eksikler ile açıldı. Ortada tamamen taraflı bir iddianame söz konusudur. Yüzlerce kolluk gücünün olduğu bir hastaneden bahsediyoruz. Üstelik Urfa’nın en üst mülki amiri olan vali de oradadır. Bunların hepsi tanıktır. Tanıkların dinlenmesi yönünde avukatlarımızın her duruşma yaptığı talep, gerekçe gösterilmeksizin ret edildi. 5 yıl 7 ay geçti, ancak ifadeleri dahi alınmış değil” diye konuştu. 

‘ERİN BİLDİKLERİNİ ANLATSIN’ 

Katliamdan sonra dönemin Urfa Valisi Abdullah Erin ile 3 kez görüştükleri bilgisini paylaşan Şenyaşar, “Erin, katliamın en önemli tanıklarındandır. Görüşmelerimizde ‘evet bu olayın tanığıyım. Yapılan katliamı önlemeye çalıştım. Gömleğimi yırttım, kendimi size siper ettim, ancak sizi kurtarabildim’ dedi. Bu yönde söylemleri olan bir kişinin dinlenmesini istedik, bu talebimiz ret ediliyor. Mahkemeye gelsin ne gördüyse anlatsın, bu adaletsizlik son bulsun diyoruz. Kendini kime karşı siper etti? Katliamı nasıl engelleyemedi? Bunların cevabını versin. Bu yasal hakkımızdır. Erin, katliama dair gerçeklerin ortaya çıkmasını engelleyen bir pozisyonda, kim gerçeklerin açığa çıkmasını engelliyorsa biz hakkımızı helal etmiyoruz. Erin, Mardin’de katliamı gerçekleştiren Yıldız’ın mensup olduğu partiden aday oldu. Aday olmadan önce gelsin mahkemede bildiklerini anlatsın. Annemin 6 yıldır gözyaşı dökmesinin sorumluları, mahkemeye gelip bildiklerini anlatmayan herkestir. Bu bir vebaldir. Bu vebal altında kalmadan herkes gelip mahkemede gördüklerini anlatmalıdır. Gerçekler ortaya çıksın, failler yargılansın ve adalet yerini bulsun istiyoruz” ifadelerini kullandı. 

Beylikdüzü'nde sahte reçete operasyonu: Üçü doktor 18 tutuklama Beylikdüzü'nde sahte reçete operasyonu: Üçü doktor 18 tutuklama

ADALET NÖBETİ

Yargılamada adalet sağlanmadığı için annesi Emine Şenyaşar ile birlikte 14 Mart 2021 tarihinde Urfa Adliyesi önünde Adalet Nöbeti başlattıklarını hatırlatan Şenyaşar, 846 gün süren nöbet esnasında seslerini adaleti sağlamakla yükümlü olan yargı mercileri dışında herkese duyurduklarının altını çizdi. Seslerini yargı mercilerine duyurmak için 27 Temmuz 2023 tarihinde nöbeti Adalet Bakanlığı önüne taşıdıklarını belirten Şenyaşar, “Katliam herkesin gözleri önünde yapıldı. Ancak katliamın tarafı AKP’li olduğu için aydınlatılmadı. Katliam aydınlatılana kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğiz diyerek Ankara’ya gittik. Ama annemin hastalanması üzerine Ankara’da ki nöbetimizin 49’uncu gününde nöbete ara vermek zorunda kaldık” dedi. 

‘ENGEL OLAN HERKES BU SUÇA ORTAKTIR’

Annesi Emine Şenyaşar’ın 18 Ocak tarihinde gözlerinden ameliyat olduğunu söyleyen Şenyaşar, devamında şunları söyledi: “Buna sebep olanları hiçbir zaman affetmeyeceğiz. Katliama göz yuman, yargı mensuplarının görevi yapmayı engelleyen herkes bu suça ortaktır. Bütün yaşananlara rağmen adalete olan umudumuzu kaybetmedik. Katliama dair bir sonraki duruşma 15 Mart tarihinde. Kardeşim hukuksuz yere 5 yıl 7 aydır esir tutulmuş şekilde. Annemin sağlık durumu normale dönmesi ile birlikte tekrar Ankara’ya giderek nöbete devam edeceğiz. Kararlı bir şekilde mücadelemizi sürdüreceğiz. Sadece kendimiz için değil, herkes için adalet istiyoruz. Büyük bir adaletsizlik söz konusudur. Herkesten dayanışma bekliyoruz.” 

MA / Emrullah Acar