Van T Tipi Cezaevi'nde bulunan 76 yaşındaki ağır hasta tutsak  Hanife Arslan ilerleyen yaşına ve ciddi sağlık sorunları yaşamasına rağmen tahliye edilmiyor. Yaklaşık 19 aydır cezaevinde tutsak bulunan Hanife, KOAH, mide sorunu ve yüksek tansiyon hastası. Hasta tutsak Hanife için Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Wan Milletvekili Mahmut Dündar, Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığı’na  önerge sundu. Önerge de Hanife’nin “15.02.2023 tarihli Kurul Raporu'nda belirtildiği üzere ‘Bilateral dizde grade 4 Osteoartrozu’ vardır. Şöyle ki, normal bir insanın dizleri ‘Seviye  0’ olarak kabul edilir ve en ileri seviye bozulma Hanife Arslan’da ‘Seviye 4’tür. Bu nedenle yataktan kalkmak, tuvalete gitmek, hastaneye gitmek için araçlara indirilip bindirilmek gibi basit hareketler bile son derece yüksek ağrılara sebep olmaktadır. 20.09.2023 tarihli Ortopedi muayenesinde de tespit edildiği üzere 'Patellofemoral ve Tibiofemoral Krepitasyon, Eklem Sertliği ve Hareket Kısıtlılığı mevcut' olup, desteksiz yürümesi mümkün değildir. Ancak Hanife Arslan ameliyatı reddetmiyor ancak cezaevi koşullarında ameliyat ve sonrasında bakım için koşulların uygun olmadığı bilinmelidir” denildi.

‘Tutuklu olması yaşam riskini arttırıyor’

Önergede, ameliyat sonrası bir yıla kadar Hanife'ye fizyoterapist müdahalesi gerektiğine dikkat çekilerek, “Hanife Arslan ‘ın yaklaşık 40 yıldır DiabetesMellitus hastası olmasından kaynaklı muhtemeldir ki bunun da etkisiyle damarları esnekliklerini yitirdiğinden (Ateroskleroz) Hipertansiyon hastalığından da mustarip olduğu ifade edilmektedir. 1 sabah, 1 akşam verilen tansiyon ilaçlarına rağmen Hanife Arslan’ın  tansiyonunun düzensiz ve çoğu zaman yüksek olduğu raporlarla ifade edilmektedir. Cezaevinde bu nitelikteki bir yaşlı hasta kadının tutuklu olması yaşam haklarını riske atmaktadır. Ailesi; Hanife Arslan’ın tansiyonundan dolayı uyuyamayıp ‘geceleri kafasını soğuk suyun altına sokarak tansiyonunu düşürmeye çalıştığını ifade etmektedir. İlaçlarının temininde yaşanan küçük aksaklıklar bile çok büyük sorun teşkil etmektedir” ifadeleri yer aldı.

Riskli durumuna rağmen cezaevine geri götürüldü

Hanife’nin yüksek tansiyon ve kalp sorunu nedeniyle sıklıkla hastaneye gitmesi gerektiği kaydedilen önergede, “E-Nabızdan da kontrol edildiğinde Hanife Arslan'ın gerçekten de sadece 2023 yılı Şubat-Ekim ayları arasında 7 defa 'düşürülemeyen yüksek tansiyon ve şiddetli göğüs ağrısı' sebebiyle aile hekimleri veya Acil Servisler tarafından Kardiyoloji Uzmanına sevk edildiği tespit edilmiştir. Ancak her defasında söz konusu riskli sağlık durumuna rağmen cezaevine geri gönderilmiştir. Hekimlerin hastanın önceki raporlarını incelemediği, gelecekteki riskleri de göz ardı ederek karar verdiği ifade edilmektedir” şeklinde belirtildi.

Hanife kişisel ihtiyaçlarını karşılayamıyor

Önergede ayrıca, “Dizlerindeki hastalıktan dolayı çömelemediği, cezaevinde klozetli tuvalet bulunmadığından mecburen alaturka tuvaleti kullanmak zorunda kaldığı için tuvalette düşüp protez dişlerini kırdığı ve diş tedavisinin yeniden yapılmasının 2 ayı bulduğu ailesince ifade edilmiştir. Bu süreçte dişleri olmadığından aylarca sadece ekmeği ıslatarak beslenmek zorunda kalan Hanife Arslan’ın daha da kötüye gitmiştir. Hanife Arslan’ın dişlerinin neden yapılmadığını sorulduğunda cezaevindeki revir yetkililerinin ‘protez diş için yeterli hasta sayısına ulaşılmasının beklendiği’ ifade edilmiştir. Hanife Arslan’ınkolunda daha önce hiç görmediği, ceviz büyüklüğünde bir apse çıkmış yine süreç boyunca yeterli tedavi yapılmadığından yaranın iki buçuk aydan fazla bir süre irin akıtır vaziyette kaldığı ifade edilmiştir. Hanife Aslan’ın koluna düzenli pansuman yapılmadığı için kolundaki apsenin üstünü ‘tıbbi maske’ ve ‘ıslak mendil’ ile kendi imkanıyla sarmak zorunda kaldığı ailesinin yaptığı ziyaretlerde tespit edilmiştir” diye kaydedildi. 

Saatlerce soğuk koridorda bekletilmiş

Hanife’nin 15 Kasım tarihinde hastaneye götürüldüğü muayene edilmeden cezaevine geri getirildiği hatırlatılan önergede, “Hastanede Hanife Arslan’ın muayenelerinin yapılması üzere doktora götürülmesi için yardımcı olmaları gereken ve cezaevinden hastaneye onunla gitmiş olan kadın ve erkek gardiyandan biri belinin ağrıdığını, zaten izinli olmaları gerektiğini, MR çektirdiklerini söyleyip ‘tekerlekli sandalyeyi itemeyeceklerini’ söylemiş. Hanife Arslan’la giden askerlerin de söylemesine rağmen erkek gardiyan da yine benzer bahanelerle yardımcı olmamakla beraber, ‘zaten hastane bize tekerlekli sandalye vermiyor, gidip sandalye getiremem. Zaten bölge hastanesinde doktorlar hastalara hep olumsuz rapor veriyor, o yüzden doktora götürmek de boşunadır’ demiştir. Hanife, ‘madem hastasınız ve bana yardımcı olamayacaksınız, neden müdüre ‘ben gidemem’ demediniz de beni böyle mağdur ettiniz’ dediği halde sonuç değişmemiştir. Neticede cezaevine dönüş saati olan 12’ye kadar Hanife Arslan’ı  soğuk hastane koridorunda bekler halde öylece bırakıp, sonra da muayenesi yapılmadan cezaevine geri getirdikleri ifade edilmektedir” diye ifade edildi. 

'Hanife bir an önce tahliye edilmeli'

Cezaevinden hastaneye götürülmek amacıyla çıkarılmasına rağmen gardiyan ve askerlerin tutumundan kaynaklı  Hanife’nin doktora girişinin yapılmadığı da paylaşılan önergede devamı şu şekilde: "Hanife Arlan’ın durumu hakkında doktorların  keyfi tutumları açığa çıkmaktadır. Bu durum Hanife Arslan’ın tedaviye erişememesi ve sağlık ve genel durumunun geri dönüşü olmaz şekilde bozulmasına yol açmıştır ve hala da aynı süreç aynı şekilde işletilmeye çalışılmaktadır. Durumunun daha da kötüye gitmemesi için yapılması gereken bakımın ve tüm bu hastalıklarının tedavisinin cezaevi şartlarında mümkün olamayacağı açık iken, tedavileri ve bakımını yapabilmesi için infazının ertelenmesi ve acilen tahliye edilmesi ve yaşadığı tüm mağduriyetlerin ivedilikle sona ermesi sağlanmalıdır.

Bu durumdaki mahpusların cezaevinde kalmasının ağır hak ihlallerine ve hatta ölüme yol açacağı bilinmelidir.  Ağır hasta tutsakların cezaevi ve sağlık koşulları nedeniyle de sağlık hizmeti alamadığı bilinmektedir. Adalet Bakanlığı’nın cezaevinde yaşanan hukuk dışı koşullara son vermesi, mahpusların nitelikli sağlık hizmetinden yararlanmasını sağlaması anayasa, hukuk devleti ve uluslararası sözleşmelerin gereğidir."

Önergede son olarak, cezaevlerindeki doluluk oranı ve hasta tutsakların durumuna ilişkin sorular şu şekilde sıralandı:

“* Türkiye cezaevlerinde hasta olduğu sağlık raporlarla ortaya konulmuş kaç mahkum bulunmaktadır? Bunların kaçı kadın, engelli ve 65 yaş üzerindedir? Hasta mahkumlardan kaçı KHK’lidir?

DEM Parti'nin Van'da tüm ilçe belediye eşbaşkan adayları belli oldu DEM Parti'nin Van'da tüm ilçe belediye eşbaşkan adayları belli oldu

*Ömrünün çoğunu cezaevinde geçirmiş ve şu an bakıma muhtaç, kanser ve benzeri ağır hastalığı olan mahpusların cezaevinde tutulmasının hukuki gerekçeleri nelerdir?

*İnfazının çoğunu yerine getirmiş yaklaşık 650 ağır hasta mahpusun yaşam hakkının korunması amacıyla hükmün geriye bırakılması veya diğer adli kontrol hükümleri için bakanlığın bir girişimi olacak mıdır?

* Avrupa Cezaevi Kurallarının 'özgürlüğünden yoksun bırakılan herkese, insan haklarının gerektirdiği gibi saygılı davranılmalıdır' ilkesi ağır hasta tutsaklar için geçerli midir?

*Ağır hasta mahpuslar 5275 sayılı yasanın 16. Maddesinin hangi şartlarını yerine getirmemektedir? Bu şartları uymasına rağmen serbest bırakılmayan ağır hasta tutuklu ve hükümlü sayısı kaçtır?

*Hasta mahpusların salıverilmesi veya tahliyesi hakkında Bakanlığınızın yapmakta olduğu bir çalışması mevcut mudur?

*2017 yılından bu yana cezaevlerinde en az 250 kişinin yaşamını yitirmesi hakkında başlattığınız bir soruşturma mevcut mudur?

*76 yaşında ağır tansiyon ilaçları kullanan ve diz, kas ve eklem sorunları nedeniyle yürüyemeyen mide ve KOAH hastası olan Hanife ARSLAN’ın cezaevi koşuları nedeniyle sağlık hizmeti alamaması, yaşam haklarının risk altına sokulması ve diğer hak ihlallerine dair yürütülen bir soruşturma mevcut mudur?

*Bakanlığınızın 02/01/2023 tarihli 20/1 nolu genelgesi Hanife ASLAN hakkında uygulanmış mıdır?

*Ağır hasta tutsakların ölmeye yakın hastaneye gönderilmesi politikasına son verecek misiniz?

*Türkiye cezaevlerinde 2017-2023 yılları arasında gerçekleşen ölüm sayısı kaçtır?”

Editör: Sercan Akbaş