Ankara'da 103 kişinin hayatını kaybettiği katliamın firari sanıkları yönünden ayrılan dosyasındaki 24’üncü duruşması bugün görüldü. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, dikkat çekici bir ayrıntı ortaya çıktı. Duruşmada, avukatların sunduğu dilekçe ile katliam öncesinde iki canlı bombayı Ankara'ya getiren araca eskortluk yapan DAİŞ üyesi Yakub Şahin'in telefonlarının katliamdan 3 gün önce emniyet tarafından dinlendiği ve fiziki olarak takip edildiği ortaya çıktı.           

Kavala’nın yeniden yargılama talebine ret Kavala’nın yeniden yargılama talebine ret

10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu'nun ulaştığı belgeye göre; Dîlok'un Nizip ilçesinde gübre bayisinden amonyum nitrat almaya çalıştığının ihbar edilmesi üzerine İl Emniyet Müdürlüğü, Ekim 2015'te Yakub Şahin hakkında işlem başlattı.

Nizip Emniyet Müdürlüğü'nün yazısı üzerine, Antep İstihbarat Şube Müdürlüğü, 1 Ekim 2015 tarihinde Yakup Şahin ile ilgili bilgileri Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı'na bildirdi.

Aynı zamanda Antep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından katliamdan 5 gün önce yani, 5 Ekim 2015 tarihinde Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nden Yakub Şahin ile ilgili iletişime müdahale tedbir kararı talep edildi.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi de 7 Ekim 2015 tarihinde Yakup Şahin hakkında iletişime müdahale kararı alındı. Yani katliamdan 3 gün önce, bombacılara eskortluk yapan Yakup Şahin'in hem telefonları dinleniyor hem de fiziki olarak izleniyordu.

AVUKATLARDAN DİLEKÇE

Bugün görülen davada söz alan müşteki avukatlarından Erkan Ünüvar, mahkemeye dilekçe vererek, Yakub Şahin ile ilgili iletişime müdahale tedbir kararı ile bu karara dayanak olan tüm soruşturma evrakının istenmesini talep etti. Dilekçede, "Buna göre Yakub Şahin katliam öncesinde emniyet tarafından telefonlarının dinlendiği, buna rağmen katliamla ilgili faaliyetlerine devam ettiği ve sonuçta 10 Ekim 2015 tarihinde de katliamın gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bunun anlamı ise gayet açıktır. Katliam faillerinden Yakub Şahin polis takibi altında bu katliamı gerçekleştirmiş ve Emniyet bunu izlemekle yetinmiştir" denildi.

Dilekçede, Şahin'in polisin teknik takibi altında katliamı gerçekleştirdiği gerçeğinin, "esasen katliamın hemen ertesinde gerek Emniyet, gerek yargı makamları, gerekse hükümet yetkilileri tarafından bilinmesine rağmen bugüne kadar elbirliğiyle ve büyük bir titizlikle gizlendiği" vurgulandı.

TELEFONLARI DİNLENEN DİĞER DAİŞ'LİLER 

Dilekçede, ayrıca Yakub Şahin'in yanı sıra o dönem katliamdan önce telefonları dinlenen 3 DAİŞ üyesi daha olduğunu ancak 8 yıldır bunların isimlerinin saklandığı ifade edildi. Avukatlar, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne yazı yazılarak söz konusu 3 DAİŞ üyesinin isimlerinin sorulmasını talep etti.