Van ve Bitliss illeri sınırları içerisinde bulunan Van Gölü Doğal Sit Alanı’nın, “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak değiştirilmesine karşı açılan davada, yargıdan önemli bir karar çıktı. Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği (TMMOB) Şehir Plancıları Odası’nın, kararın iptali istemiyle açtığı davaya bakan Van 3. İdare Mahkemesi, ‘yürütmeyi durdurma’ kararı verdi. Mahkeme. Bölgede keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını kararlaştırdı.

Siyanür, altın madenciliğinde neden tercih ediliyor? Siyanür, altın madenciliğinde neden tercih ediliyor?

Van Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu’nun Doğal Sit Alanı’nın, “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak tescil edilmesinin uygun olduğuna ilişkin aldığı karar, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 30 Temmuz 2022 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan kararla tescillemişti.

TMMOB Şehir Plancıları Odası, göl kıyısındaki SİT alanının yapılaşmaya açılacağı, çevreye ve doğaya zararlı uygulamalara sebebiyet verileceği gerekçesiyle kararın iptali istemiyle mahkemeye başvurmuştu.

KIYI KANUNU ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ’

Şikâyet dilekçesinde, dava konusu işlemin Kıyı Kanunu’na aykırı olduğu belirtilerek, “Vangölü Havzasının korunması için hiçbir surette yeterli olmayan Kıyı Kanunu’nda dahi yapılaşmanın ve turizm tesisleri ile sanayi tesislerinin kurulması -mümkün olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen- yapılaşmaya ve turizm tesislerinin kurulmasına yol açacak olan dava konusu işlem Van Gölü Havzası için büyük tehlike barındırmaktadır. Kaldı ki davalı idarenin almış olduğu kararla düzenlenen dava konusu işlemle Kıyı Kanunu’nun koruyucu maddeleri etkisiz hale getirilmeye çalışılmış, özellikle belediyelerin göl ve etrafında yapmak istedikleri hukuksuz ve çevreye, doğaya zararlı uygulamaların ile faaliyet ve çalışmaların yapılabilmesine zemin hazırlanmıştır” ifadelerine yer verildi. 

OTELLER, TURİZM VE SANAYİ TESİSLERİ İNŞA EDİLMESİ PLANLANIYOR

Dava konusu alanların “Turizm Bölgesi” ilan edilerek, bu alanlara oteller, turizm ve sanayi tesisleri yapılmasının planlandığına dikkat çekilen başvuruda, “İlgili düzenleme öncesinde turizm ve sanayi tesislerinin kurulması mümkün olmayıp yapılan düzenleme ile bu engel ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır. Korunan alanların belirlenmesi ve değerlendirilmesi korunan alanın doğallığını muhafaza ederek koruma değerlerinin devamlılığı sağlamak olmalıdır. Davalı idarenin korunan alanlarda yapılaşmaya imkân veren işlemi hukuka ve kamu yararına açıkça aykırı olup iptaline karar verilmesi gerekmektedir” denildi. 

‘YAPILAŞMANIN ÖNÜ AÇILIYOR’

Yönetmelik hükümlerinde yer alan “kontrollü kulanım” ibaresi ile doğal alanların yapılaşmaya yol açacağı uyarısında bulunan başvuruda, şu tespitlerde bulunuldu: “Bu ifade ile alanların yapılaşmaya konu edilebileceği, turizm ve yerleşim alanlarının yapılabileceği açıkça belirtilmektedir. Oysaki Van Gölü ve çevresi kesinlikle korunacak hassas alanlar olarak tanımlanması gerekirken bakanlık kararları ile yapılaşmaya konu edilmesinin önü açılmaktadır. Davalı İdarenin bu zamana kadar almış olduğu ‘Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı Tescili’ örnekleri irdelendiğinde, doğal alanların yapılaşmaya konu edilmesi, tahrip edilmesi için yapıldığı görülmektedir. Bu nedenle bakanlığın almış olduğu işbu dava konusu alanın bölgenin koruma statüsünü ön planda tutularak verilmediği görülmektedir. SİT tescil kararlarının dayanağı bilimsel araştırma ve raporlar davalı bakanlık tarafından kendi personeline hazırlattırılması gerekir iken, Kamu İhale Kanunu çerçevesinde özel kişi ve firmalara ihale edilerek yaptırılmıştır. Bu durum, mevzuata aykırıdır. Açıkça mevzuata ve hukuka aykırı olarak tesis edilen işlemin bu nedenle iptali gerekir.” 

‘HUKUK VE MEVZUATA AYKIRI’

Dava dilekçesinin sonuç bölümünde ise, “Kent ve bölge planlama, yerleşme sistemleri ve yerleşmelerin bütününe ilişkin, tutarlı ve akılcı, bilimsel ve sanatsal temellere dayanan, estetik ve kamusal yararları sağlayan, toplumsal, ekonomik ve mekânsal yapı, korunması gerekli doğal varlıklar ve kültürel miras, altyapı, kullanım, ulaşım, çevre dengesi, yapılaşma, açık alanlar, sosyal ve teknik donatı alanlarına ilişkin düzenlerin kurulmasıdır. Kent ve bölge planlama, temel olarak mekânsal boyutlu, uzun erimli, toplumsal yararlara yönelik düzenlemelerden oluşan stratejik bir kamu hizmetidir. Dava konusu işlem, toplumun esenliğini ve kuşaklar ötesi ortak yararları korumak amacıyla üretilen imar plan işlerinin amacıyla çelişmektedir. Kentin yerleşim deseni, arazi kullanım kararı ilişkileri dikkate alınınca parçacı olarak bu şekilde değişiklik yapılması kamu yararına, hukuka, mevzuata, planlama ilke ve esaslarına aykırıdır” denildi. 

MAHKEME İŞLEMİN İPTALİNE KARAR VERDİ

Van Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu kararının iptali istemiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı aleyhine açılan davaya bakan Van 3. İdare Mahkemesi, ‘yürütmeyi durdurma’ kararı alıp, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına hükmetti.

BİLİRKİŞİ EKİBİ İNCELEME YAPTI

Alınan karar doğrultusunda Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nden (YYÜ) 6 profesör ile bir öğretim görevlisinin yer aldığı Bilirkişi Ekibi, göl çevresinde keşif ve inceleme yaptı. TMMOB temsilcileri de ekibe eşlik edip incelemelerde bulundu. Bilirkişi raporunun kısa bir süre içinde hazırlanarak mahkemeye sunulması bekleniyor.