Cumurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bursa'da AKP'nin mitinginde konuştu. "Yüksek enflasyon ortamında kime ne verirseniz verin beklediğiniz neticeyi alamıyorsunuz" açıklamasını yineleyen Erdoğan, emeklilerin zam talebine ve asgari ücrette ara zam talebine yine "Bütçe yok" dedi. Erdoğan devamında Bursa'daki patronlara 27 milyar lira tutarında prim desteği verdiklerini anlattı.

"BÜTÇE YOK, DAHA ÇOK ÇALIŞIN"

Açlık sınırın altında ücretlere mahkum edilen emeklilerin seyyanen zam taleplerine daha önce de "bütçe yok" diyen Erdoğan, Bursa'daki mitinginde de benzer bir açıklama yaptı, yurttaşlara "daha çok çalışın, daha çok üretin" dedi:

"Yüksek enflasyon ortamında kime ne verirseniz verin beklediğiniz neticeyi alamıyorsunuz. İnsanlarımızı kandırmadık. Dün verdiğimiz sözleri kulak arkası yapmadık. Emeklikteki yaş uygulaması aslında içimize sinmeyen bir takım hususları bile milletimizden gelen yoğun talepler karşısında hayata geçirmekten kaçınmadık. Bu uygulamanın kamu maliyesine getirdiği yükün ve sosyal güvenlik sistemimizin dengesine yol açtığı bozulmanın tamiri epeyce vakit alacak. Şimdi sahada emekli maaşlarında bununla bağlantılı şekilde kaçınılmaz olarak asgari ücrette ara artış istekleriyle karşılaşıyoruz. Daha önce sadece emekli maaşlarında 11 bin liralık bir artışın yol açacağı mali yükün hesabını milletimizle paylaşmıştık. Yatırım bütçemizin tamamını veya eğitime, sağlığa ayırdığımız kaynağın tümünü sadece bu artışa tahsis etsek bile yetmeye mümkün olmadığını göreceksiniz. Takdir edersiniz ki devlet yönetiminde böyle bir durum olmaz, olamaz. Yaşadığı sıkıntılardan dolayı sitemlerini dile getiren her vatandaşım elbette sonuna kadar haklıdır. Peki çalışanların ve emeklilerin kayıplarını nasıl telafi edeceğiz? Her zaman yaptığımız gibi bunu daha çok çalışarak, daha çok üreterek devletimizin kaynaklarını daha da çoğaltarak yapacağız."

PATRONLARA 27 MİLYAR LİRA DESTEK

Emekli maaşlarına ilişkin Temmuz ayını işaret eden Erdoğan, "Önümüzdeki temmuz ayında yılın ilk 6 ayındaki enflasyona göre emekli maaşlarını tekrar masaya yatıracağız" diye belirtti. Erdoğan, emekli ve emekçilere "bütçe yok" derken konuşmasının devamında patronlara verilen teşvikleri anlattı, "Bursalı işverenlerimize 27 milyar lira tutarında prim desteği tutarı sağladık" dedi.

Özgür Özel duyurdu: Erdoğan’la yüz yüze görüşeceğiz Özgür Özel duyurdu: Erdoğan’la yüz yüze görüşeceğiz

İMAR AFLARININ MİMARI ERDOĞAN DEPREME "BEKA SORUNU" DEDİ

Erdoğan daha sonra Kocaeli'de düzenlenen mitinge katıldı.

2002’den beri iktidarda olan Erdoğan, 1999 öncesinde yapılan binaların denetiminin sorumluluğunu yok sayarak, "Yıkılan yapıların yüzde 90'dan fazlası 1999 öncesi inşa edilenlerdi. Burada şu gerçeği tüm samimiyetimle ifade etmek isterim tarihin tekerrür etmesini istemiyorsak hangi siyasi partiye gönül verirsek verelim deprem meselesini beka sorunu olarak görmek zorundayız. Hükümet yerel yönetimler el ele vererek bu süreci işbirliği içinde yürütmeliyiz. Seçim sürecinin neticelenmesiyle kentsel dönüşüm projelerine hız vereceğiz. Bilim insanlarının uyardığı deprem aniden kapımızı çalmadan mümkün olan en üst seviyede hazırlıklarımızı tamamlayacağız." dedi. 

99’dan sonra depreme dayanıksız binaların yıkılması, depreme dayanıklı binalar yapılması devlet kurumlarından başlanarak uygulanmalıyken, 6 Şubat depremlerinde yapımı ve denetimi tamamen devletin elinde olan kamu binaları, okullar, yurtlar, havalimanları ya hasar aldı ya da yıkıldı. 6 Şubat depremlerinin yıkıcı etkisine maruz kalan kentlerde toplam 305 bin 102 kaçak binaya 2018 tarihli son imar affı kapsamında yapı kayıt belgesi verildi. AKP iktidarı döneminde kentsel dönüşüme yüksek riskli yerlerden değil, "yüksek rantlı" bölgelerden başlandı, deprem toplanma alanları imara açıldı, yerlerine ticaret merkezleri ve AVM’ler kuruldu. Yapı denetim yasasıyla kamusal görev ticari kuruluşlara teslim edildi, TMMOB süreçten tamamen dışlandı. İktidarın 6 Şubat depremlerinin ardından sergilediği tutum ise “asrın felaketi” ve “kader planı” demek oldu. 

Erdoğan, depremlerin yıldönümünde Hatay’da yaptığı açıklamada depremi "seçim şantajı" olarak kullanarak, "Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı, Hatay mahzun kaldı” demişti