CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Menemen’de; "Kim ki eğer bu seçimde, o sebeple bu sebeple gidip de Cumhur İttifakı’nın adayına, gidip de AK Parti’nin adayına o sebeple bu sebeple eli kayarsa bilsin ki Özgür Özel’i, Kemal Kılıçdaroğlu’nu, Murat Karayalçın’ı, Altan Öymen’i, Hikmet Çetin’i kahreder, üzer kaybeder. Bilsin ki Deniz Baykal’ın, Bülent Ecevit’in, İsmet İnönü’nün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kemiklerini sızlatır” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yerel seçim çalışmaları kapsamında İzmir’in Menemen ilçesinde halk buluşmasında yurttaşlara seslendi.

Özel, konuşmasında 94 yıl önce Menemen’de Cumhuriyet karşıtları tarafından katledilen Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay ile bekçi Şevki ve Hasan’ı andı.

“94 YIL GEÇTİ YÜREĞİMİZDEKİ ACI DİNMEDİ”

Özel, şöyle konuştu:

“Her sene 23 Aralık’ta burada oluyoruz. Menemen’in bizim açımızdan bir önemi var, Menemen’in bizim açımızdan bir anlamı var, Menemen’de bizim bir yürek acımız, Menemen’de bizim bir davamız, Menemen’de bizim asla boşlamamız gereken bir gerçekliğimiz var. Burada Asteğmen Kubilay’ı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu genç Cumhuriyet’in düşmanları Kubilay’ın kafasını Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kafası kabul edilerek, bu Cumhuriyet’in kadına seçme seçilme hakkını veren bu Cumhuriyet’in insanları kul teba olmaktan yurttaş olmaya getiren bu Cumhuriyet’in köle gibi çalışmak yerine onurlu birer yurttaş olarak değer veren bu Cumhuriyet’in, kararları bir tek adamın vermesi yerine milletin seçtiklerinin vermesini sağlayan bu Cumhuriyet’in bütün devrimlerine, bütün kazanımlarına karşı olan caniler Kubilayımızı ve bekçilerimizi katlettiler. Bizim onlarla bir görülmedik bir hesabımız var, bir davamız var. Özellikle o günden bugüne çok zaman geçti 94 yıl geçti yüreğimizdeki acı, ateş dinmedi.

Bugün siyaseten rekabet içinde olduklarımızın önemli isimleri, partide daha geçtiğimiz günlere kadar genel başkanvekili olan Numan Kurtulmuş ‘biz CHP zihniyeti ile 150 yıldır karşıyayız’ diyordu. 150 yıl öncesine biz 1. Meşrutiyet’ten yanaydık, onlar karşıydılar. Biz Jön Türklerdik, onlar Damat Ferit hükümetini savunanlardı. Onlar 33 yıl Meclis’i kapalı tuttular, biz 2. Meşrutiyetçileriz. Kurtuluş Savaşı geldiğinde donanma yanaştı İngiliz zırhlısına birileri kırmızı halı serdi, bizimkisi Kartal İstimbotu’nun ucunda gözleri ufuk çizgisinde yanındaki yaverine ‘korkma evlat, geldikleri gibi gidecekler’ dedi. Karşımızdakiler Yıldız Sarayı’nın arka bahçesinden İngiliz zırhlısıyla kaçtılar, bizimki Bandırma Vapuru’na çıktı Samsun’a memleketi kurtarmaya, Kurtuluş Savaşı’nı başlatmaya gitti. Gün geldi öldük, şehit olduk, can verdik. Ama bu ülkeyi o dış güçlere, istilacılara, emperyalistlere teslim etmedik.

ATATÜRK’ÜN KEMİKLERİNİ SIZLATIR”

Bu partinin kurucusu, bayrağı, 6 oklu amblemi, ay yıldızlı al bayrağı, teşkilatı, örgütü belli. Bu partinin adayı da belli. Menemen’de adayımız Deniz Karakurt. Kim ki CHP’lidir, kim ki cumhuriyetçidir, kim ki Atatürkçüdür, kim ki bu vatanı sever, bu partinin onların dediği gibi gayri milli değil gayet milli olduğunu, bu partinin kurucusunun saati olmasaydı Meydan Muhaberesi’nde şehit olacağını, bu partinin evlatlarının gözünü kırpmadan can verdiğini ama asla ve asla Cumhuriyet’ten taviz vermediğini bilen kim ki eğer bu seçimde, o sebeple bu sebeple gidip de Cumhur İttifakı’nın adayına, gidip de AK Parti’nin adayına o sebeple bu sebeple eli kayarsa bilsin ki Özgür Özel’i, Kemal Kılıçdaroğlu’nu, Murat Karayalçın’ı, Altan Öymen’i, Hikmet Çetin’i kahreder, üzer kaybeder. Bilsin ki Deniz Baykal’ın, Bülent Ecevit’in, İsmet İnönü’nün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kemiklerini sızlatır.”

EMANETİ GERİ ALMAK, KUBİLAY’A SAHİP ÇIKMAK ZORUNDAYIZ”

Ama burada başka bir mesele var. Burada emaneti geri almak zorundayız. Burada Atatürk’ün partisine sahip çıkmak zorundayız. Burada rahmetli Kubilay’a sahip çıkmak zorundayız. Bu Menemen’de Recep Tayyip Erdoğan’ın, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile İsmet İnönü’ye ‘iki ayyaş’ diyen adamın, ‘günü gelince Atatürk’ün heykelleri köpek leşi gibi yerde sürüklenecek’ diyen fesli deli Kadir’in, ‘Atatürk’e zerre muhabbet besleyen ne dirime ne ölüme gelsin’ diyen fesli Kadir’in dirisine ziyaretine giden Recep Tayyip Erdoğan. Ölüsüne cenazesine beş bakan yollayan Recep Tayyip Erdoğan, cenazesine çiçek yollayan Recep Tayyip Erdoğan şimdi gelmiş, Menemen’e kayyum yollamış şimdi de ‘oy verin siz seçin’ diyor. Yazıklar olsun.

“MENEMEN’DE CUMHURİYETE PUSU KURDURTMAYIZ, ÇUKUR AÇTIRTMAYIZ”

O yüzden bu mesele başka bir mesele. Anlamayana anlatın, kavramayana kavratın. Gidin şunu anlatın ki öyle başka milletten kalan arsaları parsel parsel satıp, parasıyla ufak tefek birşeyler yapıp, sonra da gidip başka mahallelerden başkalarını satın alıp, gidip de olur olmaz yerin muhtarını, en güvendiğimiz en sevdiğimiz insanların muhtarını, en sevdiğimiz insanlardan bir tanesini ikna edip, burada biz Menemen’de Cumhuriyet’in en simge yerlerinden birinde Cumhuriyet’e pusu kurdurtmayız. Çukur açtırtmayız. Hepimiz bu bilinçle davranacağız. Yarın sabah bu meydandaki herkes yataklarından belediye başkan adayı olarak kalkmaya hazır mı? Bir hafta boyunca kimi tehlikede görüyorsanız, bu sandığa gitmeyebilir dediğiniz kim varsa teker teker yoklamaya, saatleşmeye, randevulaşmaya, her birinden teker teker söz almaya, oyları toplamaya ve bu Menemen’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partiyi yeniden iktidar yapmaya hazır mısınız?

“VİCDANLAR SANDIKTA BULUŞACAK”

Bunlara karşı biz sadece sosyal demokratlar değiliz ki. İyi insanlar var. Yakasında gönlünde gözünde güneş açanlar var. İstedikleri kadar yöneticileriyle anlaşamayalım, canları sağolsun. Eski dosttan düşman olmaz. Vicdanlar sandıkta buluşacak, buluşacak, buluşacak... Çalanı çırpanı görüp de haramdan, yalandan bıkanlar, muhafazakar demokratlar var. Onların burada senden benden bir farkı yok. Biz hep beraber doğru işler yapanın arkasında duracağız.

Sizin emeğinizle gayretinizle bir hafta süreyle hep birlikte çalıştığımızda Menemen’de bir tarih yazacağız. Büyük bir başarıyı elde edemezsek, kalan malları da satarlar. Gözümde değil, yolsuzluk yine yaparlar, lanet olsun. Ama burası Menemen burada yağmur da yağsa, dolu da yağsa, şimşek de çaksa 23 Aralık 1930’un anısına gidip de orada gözyaşı dökenlerin seçim akşamı gözyaşı dökmesini istemiyorum, kabullenemiyorum. Partisini seven, ülkesini seven, Cumhuriyet’i seven, Atatürk’ü seven sandığa koşsun.”

ÖZGÜR ÖZEL, ALİAĞA'DA: “İZMİR’İ SİZE YEDİRTMEYİZ. VAKIFLARA, CEMAATLERE, TARİKATLARA İZMİR’İ PEŞKEŞ ÇEKTİRTMEYİZ”

Hjkmhjk

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Aliağa'da; “Gelmişler, İzmir’de yetki istiyorlar. Bak bak ver bunlara yetkiyi, Karşıyaka İskelesi TÜGVA’ya, Alsancak İskelesi TÜRGEV’e, Asansör Allah muhafaza Ensar Vakfı’na, Paraşüt Kulesi de Okçuluk Vakfı’na verilecek. İzmir’in adayı bu vakıfların her birinin yönetimlerinde ya kendisi var ya en yakın arkadaşları var. İzmir’i size yedirtmeyiz, İzmir İzmirlilerindir. İzmir’in varlıkları İzmir’indir, İzmir’in simgeleri İzmir’indir. Gelip de vakıflara, cemaatlere, tarikatlara İzmir’i peşkeş çektirtmeyiz, nokta” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yerel seçim çalışmaları kapsamında ziyaret ettiği İzmir’in Aliağa ilçesinde halka seslendi. Aliağa’da düzenlenen mitinge CHP Genel Başkan Yardımcıları Yankı Bağcıoğlu ve Murat Bakan, İzmir Milletvekilleri Sevda Erdan Kılıç, Rıfat Turuntay Nalbantoğlu, Ednan Arslan, Yüksel Taşkın ve Mahir Polat, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İzmir CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Aliağa İlçe Başkanı Ali Serçe, CHP Aliağa Belediye Başkan Adayı Çağatay Güç ve çok sayıda partili katıldı.

CHP lideri Özel yaptığı konuşmada, CHP’li belediyelerin yaptığı çalışmaları anlatan Özel, emeklilerin sorunlarına da değindi. CHP’nin Aliağa Belediye Başkan Adayı Çağatay için de oy isteyen Özel şunları söyledi:

“Aliağa'da 10 yıl önce başlayan ve bize yakışmayan bir hikayeyi sonlandırmak, Aliağa'ya yakışır, partiye yakışır, bir iş yapmak için aday arıyoruz. Genç Diyoruz. İyi eğitimli olsun diyoruz. CV'si güçlü olsun diyoruz. Enerjisi yüksek olsun diyoruz. Ama mümkünse örgütü de bilsin diyoruz. Karşımıza Çağatay Güç çıkıyor. 38 yaşında bir inşaat mühendisi. Aliağa Gençlik Kolları Başkanlığı yapmış. Elleri parçalanmış, simitle, çayla, yarım ekmek köfteyle bu parti için seçimlerde koşturmuş, örgütte emeği olan, kendisine emeği olan, güçlü bir eğitimi, iyi bir vizyonu Aliağa'ya yakışır bir başkan, Çağatay Güç'ü bugün desteklemeye, onu size emanet etmeye geldim.”

“ŞİMDİ HEP BERABER GÜÇ VERECEĞİZ, ÇAĞATAY GÜÇ'Ü BELEDİYE BAŞKANI YAPACAĞIZ”

CHP Aliağa Belediye Başkan Adayı Çağatay Güç'ü belediye başkanı yapacaklarını söyleyen Özel konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bundan 100 önce Cumhuriyet’in kurucu kadroları Gazi Mustafa Kemal Atatürk'le birlikte Cumhuriyet’in ilk 100 yılında kurtuluş ardından kuruluşunu gerçekleştirdikleri ve Cumhuriyet Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulunca ne Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanlarına, ne milletvekillerine, ne kendisi bir askerdi askerlere, genel kurmay başkanına bile değil Cumhuriyet kime emanet edildi? Gençlere. Cumhuriyet, gençlere emanet. CHP ikinci yüzyılın ilk seçiminde hepimizin çok istemesine çok gayret etmemize çok sonrasında bizi üzecek bir sonuç olmasına rağmen bu seçimleri kazanamadık. Atatürk'ün partisini ilk yüzyılın son seçiminde iktidara taşıyamadık. Bu üzülmek evet. Ama küsmek, uzak kalmak, hayal kırıklığına uğramak ve uğranan hayal kırıklığından sonra enerjiyi kaybetmek, sadece ve sadece umudu yitirtir. Maalesef bizimle aynı değerleri paylaşmayanları, Cumhuriyet’in kurucu kadrolarına minnet değil husumet duyanları memnun eder. O yüzden ayağa kalkmak lazım dedik. O yüzden umudu yükseltmek lazım. Bunu gençlerle, kadınlarla yapmak lazım dedik. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına Cumhuriyet’in kurucu partisine, Cumhuriyet’in kurucu liderine yakışır bir gençlik devrimine ihtiyaç var dedik. Biz yola çıktık. Siz desteklediniz. Biz yüreklendik, siz heyecanlandınız, biz isteklendik. Siz güç verdiniz, biz başardık. Şimdi hep beraber güç vereceğiz, Çağatay'ı belediye başkanı yapacağız”

“ALİAĞA'DA BİRAZ SİNİRLERİ BOZULDUĞUNDA BAMBAŞKA İŞLERE KALKIŞAN BİRİNDEN ALİAĞA'YI KURTARMAK LAZIM”

Cumhuriyet Halk Partisi'nin 14 Mayıs 2023 genel seçimlerinde Aliağa'daki oy oranının AK Parti'yle MHP'nin toplamından fazla olduğunu dile getiren Özel, şu ifadeleri kullandı:

“Eğriye eğri, doğruya doğru. Burada biz bize konuşuyoruz. CHP’nin 14 Mayıs’taki Aliağa’daki oyu AKP ve MHP’nin toplamından fazla. 14 Mayıs günü CHP’ye oy atanlar oy attığında Aliağa Belediye Başkanı zaten Çağatay Güç. 28 Mayıs günü Tayyip Erdoğan ile Sayın Kılıçdaroğlu arasına bakarsanız, buradaki gücümüz yüzde 63. Buradaki belediye başkanı, Cumhur İttifakı’nın, yani korku ve tehdit ittifakının adayıdır. Onun burada yeniden aday gösterilmesinde karar veren iki kişi vardır. Biri Bahçeli, biri Tayyip Erdoğan. 28 Mayıs günü Kılıçdaroğlu’na oy atanlar, bugün o günkü itirazları, o günkü yoksullukları değişmediğine göre, o günkü çaresizliği umuda çevirecek değişiklik olmadığına göre burada yapmamız gereken Aliağa’da sinirleri bozulduğunda bambaşka işlere kalkışan birinden hem Aliağa’yı kurtarmak lazım, hem Aliağa’da Cumhuriyet’e, Cumhuriyet’in değerlerine, kurucu kadrolarına, kurucu değerlerine, partinin ilkelerine sonuna kadar sahip çıkacak ama sadece sosyal demokratların değil muhafazakar demokratların, milliyetçi demokratların, Türk’ün, Kürt’ün, Laz’ın, Çerkes’in, bütün demokratların, bütün yoksulların ve güvencesizlerin, bütün işsizlerin başkanı olacak birisini göreve getirmek. Buna talip olan, buna enerjisi ve gücü olan, bunun için sabırsızlanan Çağatay Başkan’a 14 Mayıs günü partimize oy atan herkesin, Çağatay Başkan’a oy atmak, partililiğin gereğidir. Atatürk’ün koltuğunda bugün oturan, onun emanetine sahip çıkmaya çalışan, partinin Genel Başkanı olarak söylüyorum. Bütün CHP’lileri eksiksiz, firesiz, artarak, çoğalarak sandığa bekliyorum.”

“ALİAĞA'DA BU EKONOMİK SIKINTIDA ARTIK DERİN YOKSULLUĞA SÜRÜKLENEN EMEKLİLER VAR”

Aliağa'nın kaynaklarının israf edildiğini söyleyen Özel, 31 Mart yerel seçimlerinde Aliağa'daki düzenin değişmesi için yurttaşlara çağrı yaptı. Özel, şu ifadeleri kullandı:

“Aliağa 3 milyarlık bütçeye varan bir bütçeyle aslında belediyenin inanılmaz imkanlarının olduğu diğer taraftan son beş yılda, on yılda sattıklarıyla inanılmaz kaynakların elde edildiği, bunun pek azının vatandaşa döndürüldüğü, adeta bir kentten, bir partinin bütün bir siyasetinin finanse edildiği ve inanılmaz bölüşüm ilkeleri, inanılmaz paylaşımlar, Aliağa'nın kaynaklarının israfı söz konusu. Çağatay'ın kararlılığını görüyorum. Aliağa'nın gelirini Aliağa'ya harcamak. Aliağa'nın yüksek potansiyelini arttırmak. Aslında çok daha yüksek olabilecekken geliri, potansiyeli orada birtakım kayıt dışı meseleleri başka bir şekilde yönetmek yerine kamu yararına yöneterek önümüzdeki dönem devasa bir bütçeyi Aliağa'da hakça, eşitçe, gerçekten dürüstçe paylaşmak, paylaştırmak istiyor ve bunun için Aliağa'da tüm partilerin geçmişte kime oy verirse versin yoksulları var, güvencesizleri var, işsizleri var. Bu ekonomik sıkıntıda artık derin yoksulluğa sürüklen emeklileri var.”

"EMEKLİNİN HAKKINI ALMAK İÇİN YOLA ÇIKTIM"

Emeklilerin geçim sıkıntısına değinen Özel, “Emekliler için konuşmaya başladığımda diyorlardı ki Türkiye yüzde 4.5 büyüdü. Emeklinin keyfi yerinde. Özgür Efendi emeklileri kışkırtıyor. Ben ben buraya kışkırtmaksa kışkırtmak, ayağa kaldırmak ama eninde sonunda emeklilerin hakkını almak için geldim. Onun için yola çıktım” dedi.

“ÇAĞATAY GÜÇ BURADA CEMİL TUGAY'LA BİRLİKTE SOSYAL BELEDİYECİLİĞİN DESTANINI YAZACAK”

Özel, şöyle konuştu:

DEM Parti Sözcüsü Doğan: Yeni dönem yol haritamız Üçüncü Yol siyasetiyle örülecek DEM Parti Sözcüsü Doğan: Yeni dönem yol haritamız Üçüncü Yol siyasetiyle örülecek

“Tayyip Bey'in bir şey yapmayacağı belli. Çok çok vaatte bulunur. Ama Çağatay çok güçlü bir bütçeyle ama o bütçeyi oraya buraya çarçur edip sadece birkaç tane park yaparak göze görünerek standart belediyecilik hizmetlerini vererek değil, onlar elbette verilecek. Bundan sonra da hiçbir şekilde en ufak bir eksiklik olmaz. Ama 3 milyar akıllara zarar bir bütçeyle emekli kartı çıkaracaklar. Zaten Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde emekli kart koyacağım diyor. O emekli kart Aliağa'da da geçecek. O emekli karta yoksullara verilecek sağ elin verdiğini sol elin görmeyeceği sosyal yardım kartlarına kıymaysa kıyma yüklenecek. Doğal gazsa doğal gaz yüklenecek. Aynı Mansur başkanın Ekrem başkanın yaptığı gibi. O karta çocuklar için engelliler için ne yapılacaksa en üst düzeyde katkı sağlanacak. Çağatay Güç burada Cemil Tugay'la birlikte sosyal belediyeciliğin destanını yazacak.”

“ÜLKEDE ÖZGÜRLÜK OLMAYINCA ÜLKEDE GELECEK UMUDU OLMAYINCA GENÇLER KORKUYOR, KÜSÜYOR, YILIYOR VE GİTMEK İSTİYOR”

31 Mart yerel seçimleri için gençlere de sandığa gitmeleri çağrısı yapan Özel, “Genç kardeşlerimin 31 Mart'ta çok önemli bir görevi var. Şimdi beka sorunundan çok bahsedilir. Dış güçler, dış güçler. Bu korku edebiyatıyla oy topluyorlar. Ama esas tehlike şu. Dış güçler gelir, Türkiye'yi istila eder, beka sorunu olur. Beka sorunu mu değil? Dünyanın gelişmiş ülkelerinin Türkiye'de hayal kurması beka sorunu değildir. Esas beka sorunu Türkiye'nin gençlerinin dünyanın başka ülkelerinde hayal kurmasıdır. 4 gençten 3'ü zihinlerinde bavulları toplamış, diyor ki bu ülkede kalmak istemiyorum. Konserler yasaklanıyor. Festivaller yasaklanıyor. Vikipedi yasaklanıyor internet kısıtlanıyor. Slogan atan tutuklanıyor. Üniversitesine sahip çıkan, gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Atanamayan öğretmen hak arıyor, tutuklanıyor. Staj mağduru, mitinge gidiyor. Tayyip Erdoğan tarafından tartaklanıyor, gözaltına alınıyor, telefonuna el konuluyor. Ülkede özgürlük olmayınca ülkede gelecek umudu olmayınca gençler korkuyor, küsüyor, yılıyor ve gitmek istiyor. Buradan Türkiye'nin bütün gençlerine sesleniyorum. Sakın enseyi karartmayın. Bu güzel ülkeden ümidinizi kesmeyin. 31 Mart'ta hep birlikte sandığa koşalım. Oylarımızla ülkemize, partimize, geleceğimize sahip çıkalım.”

“İZMİR'İ PEŞKEŞ ÇEKTİRMEYİZ”

CHP’li belediyelerin üniversite öğrencileri için yurtlar yaptığını hatırlatan Özel, iktidara da eleştiriler yöneltti. Özel şöyle konuştu:

“CHP’li belediyeler 64 yurt yaptılar. Bunların 14 tanesini sadece İstanbul’da yaptık. İzmir’de de öğrenci yurtlarını göreceksiniz. Bundan önce birileri her şeyi yapmak için TOKİ’ye talimat veriyor. Zengine villa da yaptırıyor, cami de yaptırıyor, okul da yaptırıyor. Aklına bir tek yurt yaptırmak gelmiyor. Neden, çünkü istiyor ki barınma sorunu olsun. Cemaatler, tarikatlar gençlerin ensesine konsun. Alsın onları cemaat ve tarikat yurtlarında, kendine devşirsin. Biz CHP olarak bu cemaat ve tarikat yurtlarına kimse çocuklarını kaptırmasın, o yurtlarda, o Elazığ’da hayatına son veren kardeşimiz gibi travmalar yaşanmasın, CHP belediyeleri yurt yapmaya devam edecek, gençlere sahip çıkmaya devam edecek. Bu İzmir’de böyle bir tehlike yok ama İzmir’de gelip İzmirlilerden oy isteyenler var.

Geçen günlerde Eskişehir adayı söyledi. Baklayı ağzından çıkardı. Hepsinin de niyeti belli ve aynı. Diyorlar ki ‘Ah ah bu CHP’li belediyeyi bir alsak, biz bunu bütün vakıflara açacağız. Ben İzmir Büyükşehiri alsam TÜGVA’yı açacağım. TÜRGEV’i açacağım, Okçuluk Vakfı’nı açacağım, Ensar Vakfı’nı açacağım.’ Biz İstanbul Büyükşehri bunlardan aldık. Adalar İskelesi var. 700 metre üst katı. Kiraya versen dünyanın en pahalı lokanta zincirleri birbirini yer tutmak için çünkü Ada’dan İstanbul manzaralı 700 metre camlı yer. Kapıdan giremedik. Zabıtamız gitti polis engelledi. Sözleşme yapmışlar, giderayak 30 yıllığına TÜRGEV’e vermişler. Şimdi gelmişler, İzmir’de yetki istiyorlar. Bak bak ver bunlara yetkiyi Karşıyaka İskelesi TÜGVA’ya, Alsancak İskelesi TÜRGEV’e, Asansör Allah muhafaza Ensar Vakfı’na, Paraşüt Kulesi de Okçuluk Vakfı’na verilecek. İzmir’in adayı bu vakıfların her birinin yönetimlerinde ya kendisi var ya en yakın arkadaşları var. İzmir’i size yedirtmeyiz, İzmir İzmirlilerindir. İzmir’in varlıkları İzmir’indir, İzmir’in simgeleri İzmir’indir. Gelip de vakıflara, cemaatlere, tarikatlara İzmir’i peşkeş çektirtmeyiz. Nokta.”

Konuşmasında Cumhur İttifakı’nı da eleştiren Özel sözlerini şöyle noktaladı:

“Karşımızdaki korku ittifakına karşı. Niye korku ittifakı diyoruz? AK Parti'yle MHP her geçen gün birbirine daha çok benziyor. Kendileri güya milli, geri kalan herkes gayri milli. Dün beraber oldukları Necmettin Erbakan'ın oğluna bugün sırf ittifaktan çıktı diye ip cambazı diyorlar. Veya sırf ittifaktan ayrıldı diye zübük diyorlar. Şantajcı diyorlar. Pazarlıkçı diyorlar. Bizim de ittifakımızdan ayrılanlar var. Canları sağ olsun diyoruz. Eski dosttan düşman olmaz diyoruz. Biz dün öptüğümüz yüze bugün asla tükürmüyoruz. Dün iyi dediğimize bugün hain demiyoruz. Daha Şanlıurfa'da düne kadar kendi milletvekilleri başdanışmanı Erbakan Hoca'nın partisine gitmiş. Ağza alınmadık lafları söylüyorlar. O yüzden bu korku ittifakı her geçen gün birbirine benziyor. Bir de o ittifaka birini daha kattılar. Onlar almaya utanmadı ben söylemeye utanıyorum. Domuz bağcılar yok mu? Hizbullahçılar yok mu? Onların avukatlarını sanıklarını milletvekili yaptılar, belediye başkan adayı yaptılar. Ne diyor onlar? Bekar kadınların sahipsiz hayvanlar gibi sahiplendirilmesi lazımmış. İktidara geldiklerinde bunu böyle yapacaklarmış.

“TÜRKİYE İTTİFAKI KAZANACAK, TÜRKİYE KAZANACAK"

Bir an için aklından MHP’ye oy vermeyi düşünen, geçen seçimlerde Kemal Bey’e oy vermiş olanlara sesleniyorum. MHP bir kolunda AKP, bir kolunda Hizbullah’ın uzantısı Hüda-Par. Kimler kimlerle beraber. Senin ne işin var orada kardeşim? Sizin gücünüzü yenecek paranın hiçbir gücü, gerçekleri değiştirecek, algının hiçbir gücü yoktur. Siz yürekli, çalışkan insanlarsınız. Diyorum ki onların ittifakı Türkiye’nin başına bela olmuş, Cumhur İttifakı’dır, korku ittifakıdır. Bizim ittifakımız Türkiye İttifakı’dır. Türkiye İttifakı Mili Takım gol atınca ayağa fırlayan herkestir. Türkiye İttifakı Filenin Sultanları dünya şampiyonu olunca onlarla birlikte ağlayarak İstiklal Marşı söyleyen, gırtlakları düğümlenen herkestir. Türkiye İttifakı gücünü milletimizden, renklerini ay yıldızlı al bayraktan alır. Kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye. İzmir kazanacak. Türkiye İttifakı kazanacak, Türkiye kazanacak.”(ANKA)