Wan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı seçilen Abdullah Zeydan'ın memnu hakkının iadesi kararının AKP’nin “talimatıyla” geri alınması birçok yerde protesto ediliyor. Wan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Neslihan Şedal ve Abdullah Zeydan DEM Parti Wan İl Örgütü önünde açıklama yaptı. Yüzlerce yurttaşın da katıldığı açıklama konuşan Abdullah Zeydan, “Biz Wan’da halkımızın iradesi ile 14 belediye aldık. Fakat bu süreçte ben memnu haklarımı geri almama rağmen, halkın iradesine bir pusu ve tuzak kurulmaya çalışılıyor” dedi. 

Van Gölü’nde boğulma ihbarına giden ekipler 2 cansız beden buldu Van Gölü’nde boğulma ihbarına giden ekipler 2 cansız beden buldu

SÜRECİ ANLATTI 

Sürece değinen Zeydan, “Ben, bir yıl önceki mahkumiyetimden dolayı mahkemeye memnun haklarımın iadesi için başvuru yaptım ve mahkeme kabul etti. Mahkemenin bu kararı vermesi yetmiyor ve kararın kesinleşmesi gerekiyor. Bu karar kesinleşti. Bu konuda hiçbir problem yok. Aradan bir yıl geçmiş ve bu süreçte tüm mahkeme kararı ve kesinleşme şerhi ile birlikte il seçim kuruluna başvuru yaptım. YSK tüm belgeleri inceledi, seçilme yeterliliğimin önünde hiçbir engel olmadığını söylediler. Öncelikle geçici listeyi yayınladı. Ondan sonra kesin aday listesi yayınladı ve bir itiraz söz konusu olmadı. Dün öğlenden sonra saat 16.55’te Adli Sicil Müdürlüğü’nün Diyarbakır Başsavcılığı’na bir yazı yazdığını ve bir yıl önceki kararın mahkemeye bildirilmediği bahanesinin öne sürüldüğünü öğrendik” dedi. 

ZEYDAN: BU HUKUKSUZLUĞA KARŞI AYAĞI KALKIN 

Türkiye’de buna benzer bir kararın olmadığını söyleyen Zeydan, “Yargıtay’da kesinleşmiş bir kararın yerel mahkeme kararı ile ortadan kaldırılması gibi bir durum yaşanıyor. Mutlak hukuksuzluk ve kanunsuzluk söz konusudur. Bazen Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma girişimlerinde bulunabilir. Böyle bir prosedür var. Fakat bu prosedürü de işletmemişler. Aslında mahkeme, savcılığın kararını Yargıtay’a götürebilirdi. Mahkeme bir yıl önce verdiği kararı hiçbir yasal temeli olmadan ortadan kaldırdı. Halkın iradesine kurulmuş bir pusu ve tuzak var. Biz, bu pusuya karşı sonuna kadar halkımızın iradesini koruyacağız. Demek ki karar alındıktan sonra AKP’ye bilgi verilmiş ve onlar da talepte bulunmuş. İl Seçim Kurulu Başkanı AKP’nin mazbatanın adaylarına verilmesi talebini kabul etmemiş ama iki üye evet oyu kullanmış. Bu karara karşı bizim itiraz hakkımız var. Avukatlarımız zaten çalışmalarını yürütüyorlar. Dolayısıyla yürüyen bir hukuk süreci yok. Mesele burada Zeydan ve Şedal değil, Kürt halkına, Wan halkına kurulmuş bir tuzaktır. Herkesin bu hukuksuzlara karşı ayağa kalkmalarını bekliyoruz. Çünkü bugün bize uygulanan yarın İzmir’e uygulanır. Bu halkın iradesini kimse ayaklar altına alamaz” diye konuştu. 

ZEYDAN’DAN AKP’Lİ ADAYA: O KOLTUKTA NASIL OTURACAKSIN?

AKP adayına seslenen Zeydan, “Bu halkın iradesini, onurunu öyle açık açık kumpaslarla tuzaklarla ayaklar altına alman doğru değil. Sen bu halkın iradesini ayaklar altına alarak nasıl o koltukta oturacaksın. Nasıl bu halkın yüzüne bakacak, onların içine nasıl çıkacaksın. Bu halk bunu asla kabul etmez. Herkesi akli selim olmaya davet ediyoruz. Bu iradenin bir an önce tecelli edilmesi gerekiyor. Kendi onurunu ve iradesini sahiplenen Wan halkını selamlıyoruz” diye konuştu. 

ŞEDAL: HALK BU GASPIN KARŞISINDA DİMDİK DURACAK

Ardından konuşan Wan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Neslihan Şedal, “Bugünkü başarı ve zafer halkla birlikte gelinen bir noktadır” dedi. 

Yapılanları “siyasi darbe” olarak yorumlayan Şedal, “Buna karşı tutumumuzu ortaya koyacağımızı ve yeniden bizden alınanları, onların gaspından kurtaracağımızı bir kez daha belirtiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin almış olduğu kararı tanımıyoruz. Siyasi bir karar ve gasp olduğunu söylüyoruz. Bu halkın iradesi, onların almaya çalıştığı kararlardan çok daha büyüktür. Bu gün bizim zaferimizi, bu halkın başarısını hazmedemeyenler Kurdistan’da yaşadıkları hezimetin altında kaldıklarını görmüş ve acısını halktan çıkarmaktadırlar. Yurtsever Wan halkı bu gaspın karşısında dimdik duracağını ortaya koymuştur. Bu siyasi darbeye karşı tavrımız nettir. Abdulahat Arvas o koltukta oturamayacaktır. Otursa da bu halkın içerisine çıkamayacaktır. Çünkü bu halk onları irade olarak görmedi. Bu halkın iradesi biziz ve öyle de kalacak. Halkımıza sesleniyoruz; bunlara fırsat vermeyin ve iradenizi sahiplenin” diye konuştu.