Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan'ın 2016 yılında Başkan Yardımcılığını yürüttüğü KADEM'in bir etkinliğinde yaptığı açıklamalar, kadınların iş hayatındaki yerini sorgulayan tartışmalı söylemleri gündeme getirdi. Tayyip Erdoğan, "Anneliği reddeden, evini çekip çevirmekten vazgeçen bir kadın, iş dünyasında ne kadar başarılı olursa olsun eksiktir, yarımdır" diyerek, 22 yıllık kadın politikalarını bu söylemle somutlaştırdı. Ardından dönemin Maliye Bakanı, yönetim beceriksizliklerini görmezden gelerek ekonomik krizin derinleşmesinden kadınları sorumlu tuttu. Bu dönemde, AKP iktidarının söylemleriyle, binlerce kadın  katledildi, binlercesi katledilmeyle yüz yüze bırakıldı ve şiddet sarmalı her alanda kadınları en ağır şekilde etkiledi. Kadınlar, uygulanan politikalar nedeniyle evlerine adeta hapsedildi ve burada iki kat fazla şiddete maruz kaldı.

Kadına dair hiçbir şey kalmadı 

Ülke genelinde kadınlara dayatılan “makul roller”, AKP iktidarının 8 yıllık kayyım yönetimiyle kurumsallaştırdığı kadın düşmanı politikaların yarattığı tahribatlar, seçimlerin ardından kısa süre sonra açığa çıktı. Kamu kurumu göreviyle halkın hizmetine sunulması gereken belediyelerde milyonlarca lira borç, yandaşa peşkeş çekilen kaynaklar ve satılmadık demirbaşların kalmaması, yapılan tespitlerde belirlendi. Kayyım yönetiminin yıkımı bununla da sınırlı kalmadı; atandığı ilk günden itibaren 8 yıllık yönetimi süresince kadın kazanımlarını hedef aldı ve belediye kurumlarında kadına dair hiçbir şey bırakmadığı belgelendi.

Kadın şefler yerine erkek şefler getirildi 

Atandıkları tüm belediyelerde ilk olarak Kadın Politikalar Müdürlüklerinin tabelalarını indirerek işe koyulan kayyımlar, birçok belediyede kadın müdür yerine erkek müdür atadı. Halkın büyük oy farkıyla seçtiği belediyelerde atanan kayyımların büyük tahribat yarattığı kentlerin başında Van Büyükşehir ve ilçe belediyeleri geliyor. Rêya Armûşe ilçesi belediyesine iki dönemdir atanan kayyımların ilk icraatları arasında “Kadın Politikaları Müdürlüğü” tabelasını indirmek yer alıyor ve kadına dair tek bir yaşam alanı bırakılmadı. Kadın müdürlüğünde Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Partisi) Rêya Armûşe Belediyesi kadın meclis üyelerinin tespitleri ile kadın şeflerin yerine erkek şefler görevlendirildiği belirlendi.

MAYA Kadın Merkezi başka kuruma devredildi 

Kadın müdürlüğüne bağlı kapatılan ve devredilen birimlerle ilgili tespitlerde, Halkların Demokrasi Partisi (HDP) döneminde açılan Fergül İş Merkezi’nde bulunan “Kadın Dayanışma Merkezi” kapatıldı. Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) döneminde Rêya Armûşe ilçesine bağlı MAYA Kadın Yaşam Merkezi, “İşletme İştiraklar Müdürlüğü”ne devredildiği, Bostaniçi Mahallesi TOKİ konutlarında bulunan Kadın Emeği Pazarı’nın “enkaz halinde” olduğu tespit edildi.

Ağır iş yükü ile mobing

Kayyım döneminde çoğu BDP ve HDP döneminde işe alınan kadınlara ağır mobing uygulandığı, eğitim düzeylerine rağmen kadınların temizliğe, çay ocağına ve sahadaki en ağır işlere gönderildiği bilgisi yer aldı. Erkek lavabolarının temizliğine de gönderilen kadınların, kayyım tarafından işe alınan kişilerce saldırıya maruz kaldıkları ifade edildi. Psikolojik şiddette de maruz kalan kadın çalışanların, ayrıca dijital medya hesaplarından da yine saldırıya maruz kaldıkları kaydedildi. 

Kayyım kadın kurumunu borçlandırdı 

Kadın müdürlüğünün amacının dışında çalıştırıldığı kayyım döneminde, müdürlük 1 milyon 897 bin 432 lira 90 kuruş borçlandırıldı. Müdürlüğe bağlı “Bebek Çantası Projesi”, “Temel Bakım Çantası" ve “Genç Kız Hijyen Çantası" projeleri kapsamında “Bebek Çantası Projesi” doğrudan teminle Mart ayının başında 300 adet olarak alınırken, KDV hariç 495 bin 300 TL tutarında, 20 gün içerisinde ilgili başkan yardımcısı Ayşegül Karaman koordinasyonunda tümünün dağıtımının yapıldığı ifade edildi. Yapılan tespitlerde çanta dağıtımının tutanak karşılığında karşı tarafa verildiği ve incelemeler sonucunda kılıfa uydurulduğu ortaya çıktığı belirtildi.

Merkez amacının dışında tel örgülerle adeta bir cezaevi görünümünde

Kadın meclis üyeleri tarafından yapılan tespitlerin ardından MAYA Kadın Yaşam Merkezi ve Kadın Emeği Pazarı’nda yapılan incelemelerde kayyım tahribatını gözler önüne seriyor. Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) döneminde Rêya Armûşe Belediyesi’ne bağlı Bostaniçi Mahallesi’nde kadına yönelik her türlü şiddeti önleme ve istihdam alanı oluşturmak amacıyla kurulan MAYA Kadın Yaşam Merkezi ve yanında bulunan kadın hastalıklarının erken teşhisi için kurulan mobil sağlık ocağı, etrafında çevrili duvarların üzerinde tel örgülerle adeta açık cezaevi görünümü veriyor. Sadece çalışanlarıyla sınırlı kalan merkezin yanı sıra sağlık ocağının tamamen işlevinden boşaltıldığı gözlemlendi.

Van ve Adana'da ‘Özgürlüğe ses ver’ eylemi Van ve Adana'da ‘Özgürlüğe ses ver’ eylemi

Masrafları kendileri karşılıyor

MAYA’da mahallede bulunan kadınların istihdam alanlarında yer almaları ve meslek edinmesi amacıyla kurulan terzi, çeyizlik eşya bölümünde çalışan kadınlar, kumaş, iplik vb. eşyaları kendilerinin getirerek iş yapabildiklerini söylerken, kullandıkları kalıbı yine kendi buluşlarıyla iş yaptıkları görüldü. Kadınlardan Medine Kapıcı, “Tüm masraflarımızı cebimizden karşılıyoruz” ifadeleriyle yaşadığı mağduriyeti anlattı.

Kadın Emeği Pazarı’nda erkekler de çalışıyor

Tahribatların tahminlerden çok daha ötesi olduğunun en açık göstergesi olan  Bostaniçi TOKİ konutlarında bulunan Kadın Emeği Pazar’ın da olduğu gözler önüne serildi. 2014 yılında Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) belediye yönetiminin Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) ile ortaklaşa kurdukları Kadın Emeği Pazarı 8 yıldır kayyım gaspı ile amacının dışında kullanılarak içi boşaltılan kurumlardan sadece biri. TOKİ konutlarında yaşayan kadınların sosyalleşmek ve istihdam alanı edinmeleri ile doğal ve yöresel ürünleri geliştirmeleri amacıyla sadece kadın esnaflardan oluşturulan pazarda, kayyım yönetimiyle erkekler de çalıştırılıyor.

Doğal ürünlerin yerini semt pazarı görüntüsü aldı

Gelişi güzel kurulan tezgahlarda yerel, doğal ürünlerin dışında; her türlü zücaciye, yorgan ve kıyafetlerin satıldığı pazarda, günlük temizliğin yapılmadığı ve yine gelişi güzel camlara asılan çarşaflarla herhangi bir semt pazarı görüntüsü veriyor. Sadece pazarın içi değil, dışında kadın emzirme odası olarak projelendirilen yapının kırılmış camları, duvarlarına yazılan yazılar ile terk edilmiş bir harabe görüntüsü veriyor. Bahçesindeki ağaçların bakımı yapılmazken, yine kırılmış banklar ile herhangi bir güvenlik görevlisinin olmadığı da dikkatlerden kaçmıyor.

Kadın Emeği Pazarı nasıl ve neden kuruldu?

Kent 90’lı yıllarda devletin göçertme politikalarıyla Colemerg (Hakkari), Şirnex (Şırnak) illeri başta olmak üzere, yine kente bağlı başta Şax (Çatak), Westan (Gevaş) ilçelerinden gelen yurttaşlar Wan ve bağlı mahallelerine yerleşti. Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele haftasında temelleri atılan Pazar 2015 yılının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadınların yoğun katılımıyla açılışı gerçekleştirildi. “Demokratik Ekolojik Cinsiyet Özgürlükçü” paradigma ile yönetilen BDP’li belediyede, kadın bakış açısıyla örülen kent yapısı kapsamında yürütülen faaliyetlerden sadece biri olan pazar, kadınların sosyal hayata yaşamlarını idame edebilmelerine teşvik amacıyla kurulmuştu. Pazar TOKİ’de yaşayan 150’ye yakın kadının kentin folklorik dokusuna uygun, yöresel ürünlerin yanı sıra yine yok olmaya yüz tutmuş kültürel, geleneksel ürünlerin ortaya çıkarmak, pazarlayarak tanıtmak hedefiyle faaliyet yürüttü. 

Serhat kentlerinin en ücra köylerinden kadınlar alışverişte buluştu

Pazarla kadının elinin değdiği; eşitlikçi, demokratik, adaletli bir yaşamın ilk nüvelerinin atıldığı topraklarda, yine kurtuluşun “Kadını özüyle” buluşturmada en önemli alanlardan biri olan ekonomiyi canlandırmaktı. Bu kapsamda pazarda üretimin sadece mevcut 150 kadınla sınırlı kalmayıp, belediyeye bağlı Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından organize edilen Serhat kentlerinin en ücra köylerinde bulunan kadınların ürettiği doğal ürünler de “Her Perşembe EKO-JİN Alışveriş Günleri” ile pazarlanma fırsatı bulmuştu.

jınnews Haber Ajansı