İnsan Hakları Derneği (İHD) ve kayıp yakınları, Amed, Êlih, Colemêrg ve İzmir’de “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” eylemini gerçekleştirdi. 

AMED 

İHD Amed Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” şiarıyla Rezan (Bağlar) ilçesinde bulunan Koşuyolu Parkı’ndaki Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. Eylemin 785’inci haftasında Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Rezan (Bağlar) Belediye Eşbaşkan adayları Leyla Ayaz ve Siraç Çelik, DEM Parti İl Eşbaşkanı Pınar Sakık Tekin, CHP Amed Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da kayıp yakınlarına destek verdi. Eylemde kayıpların fotoğraflarının yer aldığı pankart açıldı. Kayıp yakınları, gözaltında kaybettirilen ve faille meçhul cinayetlerde yitirdikleri yakınlarının fotoğraflarını taşıdı. 

Bu haftaki eylemde 28 Şubat 1994’te gözaltına alındıktan sonra kendisinden haber alınamayan Mehmet İnan’ın akıbeti soruldu. 

İnan’ın hikâyesini İHD Amed Şube Sekreteri Ömer Saman okudu. İnan’ın ailesinin Sêrt il sınırına yakın bir köyde yaşadığını dile getiren Saman, “İnşaat işçisi olan Mehmet İnan evli ve 7 çocuk babasıdır. Mehmet İnan, 28 Şubat 1994 tarihinde kaybedilmeden önce iki ay ara ile iki kez gözaltına alınıp, serbest bırakılır” dedi. 

‘TÜM GİRİŞİMLER SONUÇSUZ KALIR’

İnan’ın 28 Şubat günü, ailesi ile köyde hayvanlarını otlattıkları sırada ihtiyaçlarını tedarik etmek üzere Sêrt’e gittiğini belirten Saman, “Akşam evine dönmeyince ailesi kaygılanmaya başlar. Oğullarını arayan aileye Mehmet İnan’ın silahlı kişilerce zorla bir arabaya bindirilerek, kaçırıldığı bilgisi verilir. Baba Ali İnan, ertesi günün sabahında Siirt Cumhuriyet Savcılığına, Valiliğe ve Tugay Komutanlığına yazılı başvuruda bulunur. Ancak bir sonuç alamaz. İnan’ın kayboluşundan yaklaşık 4-5 ay sonra, polisler baba Ali İnan’ı Siirt Emniyet Müdürlüğü’ne götürür. Orada kendisine bazı fotoğraflar gösterilir. Fotoğraftakilerin hiç biri babaya tanıdık gelmez. Polisler babayı geç bir saatte eve bırakır. Ailenin tüm hukuki girişimlerine rağmen Mehmet İnan’dan o tarihten itibaren haber alınamaz” diye belirtti. 

Açıklama yapılan oturma eylemi ardından sona erdi. 

ÊLIH 

Êlih’te İHD Şubesi ile kayıp yakınları, her hafta yaptıkları eylemlerinin 621’incisini Gülistan Caddesi üzerinde bulunan İnsan Hakları Anıtı önünde gerçekleştirdi. “Kayıplar bulunsun failler yargılansın" pankartının açıldığı eylemde aileler gözaltında kaybettirilenlerin fotoğraflarını taşıdı. Burada konuşan İHD Êlih Şube Yöneticisi Rezan Baytar, kayıpların akıbeti bulununcaya dek alanlarda olmaya devam edeceklerini söyledi. 

Baytar, bu haftaki eylemde Şirnex’ın Silopiya (Silopi) ilçesinde 1998 yılında gözaltına alınan ve bir daha haber alınamayan Mehmet Mungan’ın hikayesini okudu. 

DEM Parti Diyadin ilçe başkanı gözaltına alındı DEM Parti Diyadin ilçe başkanı gözaltına alındı

Baytar, “Bölgede çatışmalar başlayınca güvenlik güçlerinin baskılarından dolayı Mungan ailesi de yaşadığı köyü boşaltıp Xezâyâ (Doruklu) köyüne yerleşir. TIR şoförlüğü yapan 27 yaşındaki Mungan, 18 Mart 1998'de Irak'a götüreceği malları yüklemek üzere Silopiya’ya gelir. Akşam vakti Silopiya'daki dayısının evine gelerek, yolculuk için yanına bir miktar para alıp evden çıkar. Dayısının evinden çıktıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamaz” dedi. 

Baytar, ailenin tüm girişimlerine rağmen Mungan’ın akıbetine dair bilgi almadığını belirterek, mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.  

Açıklama oturma eylemi ile son buldu.

COLEMÊRG 

İHD Colemêrg Şubesi ve kayıp yakınları ise, eylemlerinin 111’inci haftasında Gever (Yüksekova) ilçesinin Sanat Sokağı’nda buluştu. Eyleme, DEM Parti Colemêrg Milletvekili Öznur Bartın, Colemêrg Barosu, Barış Anneleri, DEM Parti, DBP yöneticileri ve kayıp yakınları katıldı. Eylemde, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” yazılı pankart ve kayıpların fotoğrafları taşındı. 

Bu haftaki eylemde, 28 Şubat 1994 yılında gözaltında kaybedilen Mehmet Yaşar’ın akıbeti sorulurken, 90’lı yıllarda gözaltında katledilen Murat Yıldız ve Zeki Yılmaz da yıldönümleri dolayısıyla anıldı. 

'AKIBETLERİNİ SORMAYA DEVAM EDECEĞİZ'

Açıklama yapan İHD Şube Colemêrg Şube üyesi Pınar Şen Zengin, Türkiye'de 90’lı yıllarda gözaltında katledilenlerin sayısının azımsanmayacak şekilde çoğaldığına dikkat çekerek, “Cumartesi Annelerinin güçlü duruşu Galatasaray Meydanından dünyaya doğru açılan bir umut kapısı olmaya başladı. Bu umut gözaltında kaybedilenlerin akıbetinin hukuksal zeminde aranması ve sorumluların gerçek bir adalet olgusu ile yargılanmaları umuduydu” şeklinde konuştu. 

Yaşar’ın gözaltında kaybedildiği gerçekliğini tüm meydanlardan insanlığa haykıracaklarını vurgulayan Zengin, “Mehmet Yaşar’ın çiçeklerle donatılacağı bir mezarının olması için mücadele etmekten ve kayıplarımızın akıbetini sormaktan asla vazgeçmeyeceğiz” diye kaydetti. 

Açıklama yapılan oturma eylemiyle son buldu.

 İZMİR  

 İHD İzmir Şubesi de, 2 hafta bir düzenlediği "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın" eylemini Konak Eski Sümerbank önünde gerçekleştirdi. Eylemde, “Kayıplar vicdandır sahip çık" ve "Failler belli kayıplar nerede" pankartları açıldı. Açıklamaya İHD Eş Genel Başkan’ı Hüseyin Küçükbalaban, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.  Bu haftaki eylemde, 29 yıl önce İzmir Bornova'da  gözaltına alınıp kaybedilen  Murat Yıldız'ın (19) akıbeti soruldu. Açıklama, Kürtçe ve Türkçe olarak yapıldı. Kürtçe açıklamayı İHD İzmir Şube Eşbaşkanı Zilan Gümüş,  Türkçesini ise İHD İzmir Şube Yöneticisi Caner Canlı okudu.

 Açıklamada konuşan İHD Eş Genel Başkanı Hüseyin Küçükbalaban, 1995 yılından bu yana kayıp yakınlarının hakikat arayışının devam ettiğini belirterek, “Binlerce insan gözaltına alındı ve zorla kaybettirildiler. Failleri bulunamadı. Bizler için faillerin kim olduğu belli. Ama devletin derin dehlizlerinden çıkarılıp aydınlatılmadı. Bizler ülkenin her tarafında kayıplarımız bulunsun söylemini dillendirdik, dillendirmeye devam edeceğiz. Bu mesele sadece bir insanın kaybedilmesi meselesi değildir. Ülkenin barışı ve demokrasi meselesidir. Biz bu talebi sonuna kadar sormaya devam edeceğiz” dedi.

Daha sonra söz alan İHD İzmir Şubesi Eşbaşkanı Zilan Gümüş de, 1995 yılında gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın akıbetini sordu.