Koronavirüs salgınına ilişkin basın açıklaması yapan Eğitim-Sen, açıklanan ekonomik destek paketinin emekçilere, işsizlere, işsiz kalanlara dönük değil de, daha çok holdingler için hazırlanmış olduğunu ve sorunun gündemde olmadığı düşüncesinin oluştuğunu belirtti.
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Van Şubesi, koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle eğitimde yaşanan aksaklıkları, ücretli öğretmenlerin durumunu ve çözüm önerilerini düzenlenen basın açıklamasıyla paylaştı.
Sendikada yapılan açıklamada konuşan Eğitim-Sen Şube Eşbaşkanı Murat Atabay, olağanüstü bir dönemden geçildiğine işaret ederek, sürece dair gerekli zamanlarda görüş ve yapılması gerekenleri kamuoyu ile paylaşacaklarını söyledi.
Van’da bulunan ücretli öğretmenlerin mevzuat gerekçe gösterilerek izinli sayımlamamasının ve bu süreçte yaşanacak ekonomik sıkıntıların dikkate alınması gerektiğini belirten Atabay, “Van ilinde MEB bünyesinde çalışmakta olan 4 bin civarında ücretli öğretmen bulunmaktadır. Tüm öğretmenlerin kadrolu atanması ısrarımıza rağmen, MEB kadrosuz ve güvencesiz çalıştırma ısrarından vazgeçmeyerek ücretli öğretmen görevlendirmeyi tercih etmektedir. MEB tarafından alınan kararla tüm öğretmenler idari izinli sayılmış ve bu şekilde ekonomik olarak kayıp yaşanmasının önüne geçilmiş; ancak ücretli öğretmenler, mevzuat gerekçe gösterilerek, bu kapsamın dışında tutulmuştur. Zaten çoğunlukla çalışırken de asgari ücretin altında gelirleri olan ‘ücretli olarak görev yapan eğitim emekçisi’ arkadaşlarımızın tüm ekonomik gelirleri ortadan kalkmış durumdadır. Ücretli olarak görev yapan emekçilerin ve ailelerinin, bu süreçte yaşayacağı ekonomik sıkıntılar dikkate alınarak bir an önce mağduriyetlerini giderecek önlemler alınmalıdır” dedi.
‘MİLYONLAR GELİRDEN MAHRUM’
Dünya Sağlık Örgütü, Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu, sağlık örgütleri ve konunun uzmanları koronavirüse karşı alınacak temel önlemler konusunda ortaklaştığını hatırlatan Atabay, “Kişisel temizlik, hijyen, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için düzenli ve dengeli beslenme olduğu konusunda ortaklar. Bu noktada düzenli ve dengeli beslenmenin yani bağışıklık dostu besinler tüketmenin temizlik ve hijyen kadar anahtar rol oynadığı görülmektedir. Ancak ne yazık ki açlık sınırının iki bin beş yüz TL’ye dayandığı günümüz koşullarında başta dar gelirliler, asgari ücretliler, emekliler, işçilerin ve kamu emekçilerinin önemli bir bölümünü de içeren milyonlarca insanımız sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmek için gerekli gelirden mahrumdur. Bu nedenle korona virüsün tehdit ettiği en önemli risk grupları sadece kronik hastalıkları-rahatsızlıkları olanlardan, belirli yaşın üzerinde olanlardan ibaret değildir. En dezavantajlı gruplara sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenmekten uzak açlık sınırı altında bir yaşama itilen milyonlarca dar gelirli, asgari ücretli, emekli, işçi ve kamu emekçisi de girmektedir. Hükümet bu süreçte sokağa çıkma yasağı ilan etmeyerek ve bunu birçok işletmeyi kapatıp fiili olarak uygulayarak sorumluluktan kaçmaktadır. Şu an işsiz kalan, çalıştığı iş yeri kapatılan, insanlar dışarı çıkmadığı için iş yerini kapatmak zorunda kalan ve hiçbir geliri olmayan yüz binlerce vatandaşımız ve aileleri için hiçbir adım atılmamıştır. Açıklanan ekonomik destek paketinin emekçilere, işsizlere, işsiz kalanlara dönük değil de, daha çok holdingler için hazırlanmış olması da sorunun gündemde olmadığı düşüncesinin oluşmasına neden olmaktadır. Unutulmamalıdır ki şu an hiçbir geliri olmayan ve çalışmazsa aç kalacak olan milyonlarca vatandaşımıza evde kalın demek bir çözüm değildir. Evde kalırken yaşamlarını sürdürebilecekleri bir çözümü üretmek de sosyal devletin en önemli sorumluluğudur” diye konuştu.
‘KAYGILIYIZ’
Okullar tatil edildiğini, 65 yaş üstü ve kronik hastalığı olanlara sokağa çıkma yasağı getirildiğini, 12 yaşından küçük çocuğu olanların idari izinli sayıldığını hatırlatan Atabay, MEB müdürlüklerinde çalışan emekçilere yönelik hiçbir çalışmanın yapılmamış olmasından duyulan kaygıyı paylaştı. Atabay, il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinde çalışan emekçiler ile ilgili hem sağlık hem de ekonomik anlamda gerekli tedbirlerin bir an önce alınmasını istedi.
‘MEB ADIM ATMALI’
MEB tarafından başlatılacak uzaktan eğitim uygulamasına işaret eden Atabay, şöyle devam etti. “Örgün eğitimin yerini alması mümkün olmayan, tamamlayıcı eğitim olarak kabul edilmelidir. Ancak, uzaktan eğitim ve EBA kullanımının bizleri kaygılandıran ve MEB tarafından dikkate alınması gerektiğini düşündüğümüz yanları bulunmaktadır. Bunlardan ilki, özellikle EBA uygulamasının öğrenciler arasında eşitsizlik yaratma olasılığıdır. EBA’nın tamamen teknoloji temelli, çevrimiçi bir sosyal eğitim paylaşım platformu olması ve pek çok ailenin ekonomik sorunlar yaşıyor olması, kaygılarımızın haklılığını ortaya koymaktadır. Kamusal eğitim tüm öğrencilerin bu hizmetten eşit, ücretsiz yararlanması ve yine bu hizmetin tüm öğrenciler için ulaşılabilir olması önkoşulları üzerine inşa edilmiştir. Bu haliyle kimi öğrenciler için bu dönemde olumlu bir olanak olacak olan uzaktan eğitim uygulamalarının, pek çok öğrenci açısından da eşitsizlik yarattığı ilk gün itibariyle anlaşılmıştır. Bu nedenle MEB, olanağı olmayan öğrencilerin EBA’yı kullanacak donanıma sahip olmaları için adım atmalıdır. MEB hem kendi olanakları ile hem de depolarında, stoklarında öğrencilerin kullanabileceği donanımı olan firmalara çağrı yaparak, bu donanımın öğrencilere ücretsiz ulaştırılmasını sağlamalıdır.”
'VİRÜSLER HIZLA YAYILIYOR’
Halkların Demokratik Partisi (HDP) yönetiminde bulunan Batman, Silvan, Lice, Eğil ve Ergani belediyelerine İçişleri Bakanlığı’nın kararıyla kayyım atandığını da değinen Atabay, “Ayrıca tüm dünya salgın ile uğraşırken bu sabah Batman, Lice, Silvan, Eğil, ve Ergani belediyelerine kayyum atanması demokrasiye bulaşan virüslerin hızla yayılmaya devam ettiği anlamına gelmektedir. Halk iradesine darbe anlamına gelen bu atamalar hukuka ve demokratik toplum düzenine aykırıdır. Bu anti-demokratik uygulamayı en sert biçimde kınıyoruz” dedi.




