DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, parlamentoda eksik olan milletvekilleri nedeniyle ara seçim yapılabileceğini söyledi. Hatimoğulları, Can Atalay’ın yasa gereği parlamentoda olması gerekirken hapiste tutulmasını “anayasal bir suç” olarak nitelendirdi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel de DEM Parti’yi ziyaret ederek Eş Genel Başkanlar Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile görüştü. Görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında Hatimoğulları, hem ülke gündemi hem de Barış ve Demokratik Toplum süreci ile ilgili açıklamalarda bulundu.
Ekonomik Kriz ve Savaşın Etkileri
Hatimoğulları, Türkiye’de çok derin bir ekonomik kriz yaşandığını belirterek, milyonlarca emekli ve asgari ücretlinin açlık sınırının altında maaş aldığını söyledi. “Çocuklar beslenme çantalarına bir süt veya bir su koyamıyor, milyonlarca asgari ücretli kira, çocuk okutma ve yemek giderlerini karşılamakta zorlanıyor” dedi.
Hatimoğulları, savaşın bu ekonomik krizle birleştiğini vurgulayarak, petrol fiyatlarının artmasının yaşam maliyetini her alanda yükselttiğini ve acil önlemler alınması gerektiğini ifade etti. Savaşın bölgeyi sarstığını ve Türkiye’nin etrafının yangınla kuşatıldığını belirten Hatimoğulları, iktidarın savaşın bitirilmesi için gerekli tüm çabayı göstermesi gerektiğini söyledi.
Demokrasi, Seçim ve Yargı Tartışmaları
Hatimoğulları, Türkiye’de muhalefete yönelik baskıların devam ettiğini belirterek, CHP belediyelerine yapılan operasyonların hukuki değil siyasî olduğunu vurguladı. Yargının iktidarın vesayetinden kurtarılması gerektiğini ifade eden Hatimoğulları, seçilmişlerin tutuksuz yargılanması gerektiğini belirtti.
Can Atalay’ın hapiste tutulmasını “anayasal bir suç” olarak nitelendiren Hatimoğulları, “Halkın iradesini yok saymaktır. Seçilmişi yok saymaktır. Bu uygulama derhal bitirilmelidir” dedi. DEM Parti olarak ara seçim hazırlıklarının sürdüğünü ve toplumun taleplerine göre seçimlere hazır olduklarını vurguladı.
Hatimoğulları ayrıca, siyasi etik yasasının Meclis’ten çıkarılması ve seçim güvenliği için dijital ve teknolojik önlemlerin alınması gerektiğini ifade etti.
Barış Süreci ve Öcalan’ın Durumu
Hatimoğulları, 27 Şubat 2025’te başlayan Barış ve Demokratik Toplum sürecini değerlendirerek, sürecin yavaş ilerlediğini ve hukuki düzenlemelerin acilen çıkarılması gerektiğini söyledi. Sürecin yalnızca AKP-DEM Parti arasında değil, tüm siyasi partiler ve toplumsal aktörlerle ilerlemesi gerektiğini belirtti.
Abdullah Öcalan’ın doğduğu evin müze hâline getirilmesini desteklediklerini ifade eden Hatimoğulları, Öcalan’ın özgürce çalışabileceği ve iletişim kanallarının açılacağı bir ortam sağlanması gerektiğini vurguladı. Hatimoğulları, sürecin başarıya ulaşması için toplumsal ve siyasal tüm aktörlerin dayanışma içinde hareket etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.