Kamalak: Cumhur İttifakı ile ittifak davayı satmak olur

SP eski Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Cumhur İttifakı ile yapılacak ittifakın “davayı satmak” anlamına geleceğini belirterek, Erdoğan’ın üçüncü kez aday olmanın yollarını aradığını söyledi.

Kamalak: Cumhur İttifakı ile ittifak davayı satmak olur

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, kendisinin de içinde yetiştiği Milli Görüş Hareketi’nin siyasi temsilcisi olarak kabul edilen Saadet Partisi’nin (SP) Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk'ü ziyareti tartışılıyor. Erdoğan'ın, Asiltürk'ü ziyareti, "Seçim ittifakı yolunda bir arayış” olarak yorumlanıyor.

Yapılan ziyarete dair birçok kesimden açıklama geldi. Saadet Partisi'nin eski Genel Başkanı Mustafa Kamalak, "Vebali büyük olanla ittifak olmaz" açıklamasıyla güçlü bir tepki ortaya koydu. 

Erdoğan’ın ziyareti ve sonrasında yaşananlara dair Kamalak, Mezopotamya Ajansı'na önemli değerlendirmelerde bulundu.

Ziyaretin özünün “ittifak arayışı” olduğunu belirten Kamalak, “Erdoğan’ın bu arayışları kaçınılmaz. Çünkü Cumhur İttifakı’nın anketlere oy kaybı yansıyor. Anketlere göre, Cumhur İttifakı yüzde 50 artı 1’i tutturamıyor. Bu durumda Sayın Cumhurbaşkanı üçüncü dönem için de adaylığı düşündüğüne göre bu oranı yakalaması lazım. Bunun içinde değişik yollara, çeşitli çarelere başvurması gerekiyor. Anayasa yürürlükte olduğuna göre çeşitli kişi ve gruplarla istişare de bulunacaktır” dedi.

‘DAVAYI SATMAK OLUR’

SP’nin Cumhur İttifakı ile ittifak geliştirmesine karşı çıkan Kamalak, “Kıyalara vuran Aylan bebekleri düşünün. Türkiye’ye sığınmış 3-4 milyonluk göçmeni düşünün, evleri başlarına yıkılan milyonlarla ifade edilen Suriyelileri, yanlış bir çözüm süreci sonunda binlerce şehit düşen askerimizi, polisimizi, sivil yurttaşımızı düşünün. Bu iktidarın desteğiyle linç edilen Kaddafi’yi, 40 parçaya bölünmüş olan Libya’yı düşünün. Bütün bunlarda iktidarın sorumluluğunun olduğunu düşünüyorum ve inanıyorum. Bundan dolayı eğer Saadet Partisi ilkelerini bırakıp sadece birkaç milletvekilliği için şu veya bu partiyle -tabi ki Ak Parti ile- yapacak olursa kanaatimce davayı satmak anlamına gelir. İnsan kendi amacını kendi ilkelerini terk edecek olursa bütün ulvi düşüncelerini satmış olur.”

ADAYLIK İÇİN REFORM

AKP’nin gündemde tuttuğu “reform” söylemlerinin amacının da Erdoğan’ın adaylığıyla ilgili olduğunu ifade eden Kamalak, “Anayasa’yı değiştirecek gücü elinde tutuyor olabilse, kanaatimce Sayın Cumhurbaşkanı tıpkı belediye başkanlarında olduğu gibi en çok oyu alabilenin Cumhurbaşkanı seçilmiş sayılmasına ilişkin değişiklik yapar” dedi. Erdoğan’ın aday olması için Meclis’in erken seçim kararı vermesi gerektiğini söyleyen Kamalak, “Bu nedenle erken seçim kaçınılmaz. Aksi halde Erdoğan aday olamaz. İktidarın reformun özü bu” dedi.

‘12 EYLÜL’E RAHMET OKUTULUYOR’

Kamalak, gerçek bir reformun adaleti sağlamak ve zulmün önüne geçmekle yapılabileceğini ifade etti. Aynı zamanda hukukçu olan Kamalak, birçok davaya katıldığını ve mağdur insanla yüz yüze geldiğini belirterek, şunları söyledi: “Kenan Evren’in hazırlatmış olduğu 12 Eylül Anayasası’na rahmet okutacak uygulamalarla karşı karşıyayız. Hangi reformdan bahsediyoruz! Şu an hukukta adalet kavramı boşaltılmış.

Evren döneminde hazırlanan idari yargılama usulü kanununda yer alan madde 28’de mahkeme kararını uygulamayan bürokrat, kamu görevlisi için hem maddi hem manevi ceza davası açabiliyordu. Mevcut iktidar bu maddeyi değiştirdi. Mahkeme kararını uygulamayan kamu görevlisi için ancak idare aleyhine dava açılabiliyor. Diyelim ki, siz haksızlığa uğramışsınız ve mahkeme kararıyla kanıtlamışsınız. İdareye ‘uygula’ diyorsunuz ancak kamu görevlisi veya bürokrat elinin tersiyle itiyor ve kararı uygulamıyor. Bu durumda siz o kişiye karşı değil devlete, idareye karşı dava açacaksınız. E bunun adil olduğunu, Evren döneminden daha iyi olduğunu söylemek mümkün mü? Bizim cenah eleştirecek. Legal görünümlü illegal kavramını eleştirdiğim için. Devlet korku salmaz ortaya. Legal görünümlü altında illegal davranan biri varsa onun yakasına yapışır. Toplumu germez. Devlet yönetimi böyle olmaz. Bunları eleştiriyorum.”

‘CUMHURBAŞKANI’NA DANIŞMAN OLSUN’

Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin protesto ettiği Melih Bulu’nun “kayyım rektör” olarak atanmasına dair de Kamalak, şunları söyledi: “Gerilim politikasından uzak durmak lazım. Üniversiteye rektör olarak atanmış bu kişi gerçekten son derce başarılı, liyakat sahibi biri olabilir. Ama gerçekten böylesine değerli bir zat ise Sayın Cumhurbaşkanımızın kendi yanına danışman alması lazım. Niye milletin sinir uçlarıyla oynanıyor ki! Geriliminden bu ülkeye ne gibi bir fayda gelir. Özü itibari ile gerilimlerden uzak durmamız lazım. Birleştirici olmamız lazım.”

MA / Diren Yurtsever

Güncelleme Tarihi: 12 Ocak 2021, 16:40
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER