Kaftancıoğlu kararı sonrası Arınç’tan açıklama: Ülkedeki adalet ihtiyacı beka meselesi oldu

Kaftancıoğlu kararının onamasının ardından Bülent Arınç'tan dikkat çeken açıklamalar geldi. Arınç, ülkedeki adalet ihtiyacının beka meselesi olduğuna dikkat çekti.

Kaftancıoğlu kararı sonrası Arınç’tan açıklama: Ülkedeki adalet ihtiyacı beka meselesi oldu

Yargıtay’ın CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu kararını onamasının ardından eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’tan dikkat çeken açıklamalar geldi.

Arınç, Kaftancıoğlu kararına işaret ederek “Yasama ve yürütmenin yanında üçüncü erk olarak yer alan yargının en temel görevinin, milletimizin vicdan terazisine uygun kararlara imza atarak adaleti hayata geçirmektir” dedi.

Arınç, ülkedeki adalet ihtiyacının beka meselesi olduğuna dikkat çekti.

Bülent Arınç, sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Arınç, “Eğer ülkemizde bir beka problemi söz konusu ise problemin kaynağı milletimizin bu ihtiyacında aranmalıdır” diye konuştu.

‘KAMU VİCDANINI YARALIYOR’

İsim vermeden Kaftancıoğlu kararını işaret eden Arınç, “Bir dönem çeşitli vesayet odaklarının etkisi altındaki yargı tarafından mağdur edilen bizlerin hikayeleri hafızalarda tazeliğini korurken, dünün mağdurlarının mağrur ifadelerle yaşanan hukuksuzluklara gözünü yumması kamu vicdanını yaralamaktadır” ifadelerini kullandı.

Arınç’ın paylaşımı şu şekilde:

“Yasama ve yürütmenin yanında üçüncü erk olarak yer alan yargının en temel görevi; hiçbir tesir altında kalmadan, bağımsızlık ve tarafsızlık prensibine yaslanarak, milletimizin vicdan terazisine uygun kararlara imza atarak adaleti hayata geçirmektir.

‘İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ KISITLANAMAZ’

İfade özgürlüğü; Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve anayasamız tarafından güvence altına alınmıştır. Demokrasinin tekâmülü ve bir toplumun olgunlaşması ancak bu hürriyete gösterdiği saygı ve hoşgörü oranında mümkündür. Beyan edilen fikirler beyan eden kişinin dışındaki toplumsal kesimlerin, siyasi iradenin hoşuna gitmese dahi ifade özgürlüğünün kısıtlanamayacağı da geçmişteki birçok AİHM, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarıyla içtihat haline gelmiştir.

Bir dönem çeşitli vesayet odaklarının etkisi altındaki yargı tarafından mağdur edilen bizlerin hikayeleri hafızalarda tazeliğini korurken, dünün mağdurlarının mağrur ifadelerle yaşanan hukuksuzluklara gözünü yumması kamu vicdanını yaralamaktadır.

Milletimizin ivedilikle ihtiyaç duyduğu şey; adaletin günlük siyasi çekişmelere konu edilmesinden kurtarılarak yeniden sağlam temellere oturtulmasıdır.

Eğer ülkemizde bir beka problemi söz konusu ise problemin kaynağı milletimizin bu ihtiyacında aranmalıdır.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER