Akşener'den Erdoğan'a: Sen haram içinde sefa sürerken çıkıp da helallik alamazsın

Akşener, partisinin TBMM grup toplantısındaki konuşmasına İsrail'in Filistin'e düzenlediği saldırıları kınayarak başladı.

Akşener'den Erdoğan'a: Sen haram içinde sefa sürerken çıkıp da helallik alamazsın

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "Daha dün, ‘İşyerleri kapanıyor diyenler yalan söylüyor’ diyordun, Bugün utanmadan, onlardan helallik istiyorsun. Dün, eve ekmek götüremiyoruz diyen esnafa, ‘abartıyor’ diyordun. Bugün utanmadan, onlardan helallik istiyorsun. Dün, feryat eden çiftçiye, ‘terörist’ diyordun. Bugün utanmadan, onlardan helallik istiyorsun. Alamazsın Erdoğan. Olmaz. Böyle yüzsüzlük, böyle utanmazlık, böyle terbiyesizlik olmaz. Sen haram içinde sefa sürerken, dar günde tek başına bıraktığın milletimizden, şimdi çıkıp da helallik alamazsın Erdoğan" diye konuştu.

Akşener, partisinin TBMM grup toplantısındaki konuşmasına İsrail'in Filistin'e düzenlediği saldırıları kınayarak başladı. Uluslararası topluma, Filistinlilerin yanında birlik olma çağrısı yapan Akşener 19 Mayıs, Atatürk Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı da kutladı.

Pandemi ile mücadele kapsamında alınan önlemlere tepki gösteren Akşener, "Ekonomik ve sosyal destek paketleri olmadan, kapsamlı bir aşı planlaması yapılmadan uygulanan kapatmalar, ne yazık ki vatandaşlarımız için, Covid kadar büyük bir belaya dönüştü. 16 Mayıs itibariyle, yaklaşık 26 milyon doz aşılama yapılabilmiş. Hala, en az 44 milyon aşılama yapılması gerekli. Bu hedef için de en az 88 milyon doz aşı daha lazım. Yani, Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile zincirlerini kırmış, kelepçelerinden kurtulmuş Erdoğan ve arkadaşlarının, olağanüstü hızlı yönetim anlayışıyla gidersek, 13 ay daha lazım... Beceriksizliğe bakar mısınız? El alem aşıları bitirip, normale dönmeye başlamış, bizim daha 13 ayımız var. İşte size, Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin üstün yönetim kabiliyeti. Yazıklar olsun" diye konuştu.

Akşener'in konuşmasından satır başları şöyle: 

YARI KAPANMA, YARI AÇ YARI TOK YALAN YANLIŞ

Ak Parti’nin milletinden kopuk, 'ben yaptım oldu' zihniyeti yüzünden, milletimiz zor günler geçiriyor. Üç haftalık tam kapanmanın, zorunlu olduğunu, bir türlü kabul etmek istemediler. Nihayetinde, lebalep kongreler bitip, vaka sayıları ve ölümler zirve yapınca, Ramazan ayında, adını 'Tam kapanma' koydukları, tuhaf bir uygulamaya gittiler. Adı tam kapanma, ama şehirlerde trafik var. Adı tam kapanma, ama sokaklarda insanlar var. Adı tam kapanma, ama yasaklardan 20 milyona yakın insanımız muaf. Peki sonuç? Sonuç ortada. 5 binin altına inecek denen vaka sayısı, 10 binin üzerinde. Sözde tam kapanma sürecinde bir kez daha gördük ki bu zor günlerde, millet olarak maalesef yalnızız. Neticede yarı sürü bağışıklığı, yarı kapanma, yarı açlık, yarı toklukla, yalan-yanlış bir süreci daha geçtik.

İŞTE AK PARTİ'NİN HİZMET ANLAYIŞI

Ekonomik ve sosyal destek paketleri olmadan, kapsamlı bir aşı planlaması yapılmadan uygulanan kapatmalar, ne yazık ki vatandaşlarımız için, Covid kadar büyük bir belaya dönüştü. 16 Mayıs itibariyle, yaklaşık 26 milyon doz aşılama yapılabilmiş. Bunun yaklaşık 15 milyonu, 1’inci doz, yaklaşık 11 milyonu da 2’inci doz. Yani, 15 milyon vatandaşımızın, daha 2 doz aşısını bile tamamlayamamışlar. Hala, en az 44 milyon aşılama yapılması gerekli. Bu hedef için de en az 88 milyon doz aşı daha lazım. Yani, Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile zincirlerini kırmış, kelepçelerinden kurtulmuş Sayın Erdoğan ve arkadaşlarının, olağanüstü hızlı yönetim anlayışıyla gidersek, 13 ay daha lazım... Beceriksizliğe bakar mısınız? El alem aşıları bitirip, normale dönmeye başlamış, bizim daha 13 ayımız var. İşte size, Ak Parti iktidarının hizmet anlayışı. İşte size, Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin üstün yönetim kabiliyeti. İşte size, atanmış bakanların üstün liyakat seviyesi. Yazıklar olsun.

HELALLİK İSTEYECEK KADAR YÜZSÜZ

İşte size, en çarpıcı haliyle Ak Parti zihniyeti… Evine ekmek götüremediği için, canına kıyan insanlarımızı görmeyip, onun hakkını, yağmacılara tıkır tıkır ödeyecek kadar vicdansız! Bunca haramın ortasında, bir de utanmadan milletinden helallik isteyecek kadar yüzsüz! Sayın Erdoğan; Yeter artık! Milletimizin yakasından bir düşün artık! Çileyi, yokluğu ve yoksulluğu reva gördüğün bu milletten, hangi yüzle çıkıp da helallik istiyorsun? Ayıptır, günahtır. Bak ben sana doğru adresleri söyleyeyim; mesela git, Milletimizin alın teriyle kasalarını doldurduğunuz, o beş müteahhitten helallik iste. Mesela git, arpalığa çevirdiğin yönetim kurullarına atadığın, gelin, damat ve kayınçolardan helallik iste. Mesela git, Sarayda beslediğin, 5 maaşlı danışmanlardan, yandaşlardan, trollerden ve malum vakıflardan helallik iste.

HELALLİK ALAMAZSIN

Daha dün, ‘işyerleri kapanıyor diyenler yalan söylüyor’ diyordun, Bugün utanmadan, onlardan helallik istiyorsun. Dün, eve ekmek götüremiyoruz diyen esnafa, ‘abartıyor’ diyordun. Bugün utanmadan, onlardan helallik istiyorsun. Dün, feryat eden çiftçiye, ‘terörist’ diyordun. Bugün utanmadan, onlardan helallik istiyorsun. Alamazsın Sayın Erdoğan. Ekmeği haram ettiğin işçiden, helallik alamazsın. Hayalleri haram ettiğin gençten, helallik alamazsın. Tok yatmayı haram ettiğin garibandan, helallik alamazsın. Siftahı haram ettiğin esnaftan, helallik alamazsın. Hasadı haram ettiğin çiftçiden, helallik alamazsın. Yazmayı haram ettiğin gazeteciden, helallik alamazsın. Düşünmeyi haram ettiğin akademisyenden, helallik alamazsın. Kadroyu haram ettiğin öğretmenden, helallik alamazsın. Emekliliği haram ettiğin EYT’lilerden, helallik alamazsın. Takdiri haram ettiğin sağlıkçılardan, helallik alamazsın. Huzuru haram ettiğin kadınlardan, helallik alamazsın. Aşıyı haram ettiğin milyonlardan, helallik alamazsın. Günahına girdiğin nice masumdan, helallik alamazsın. Bir damla huzuru, iki dirhem tebessümü haram ettiğin milletimizden, helallik alamazsın. Kaz Dağları’ndan, İkizdere’den, Harran’dan, Hasankeyf’ten, Kuzey Ormanları’ndan, Salda Gölü’nden, Soma’dan helallik alamazsın. Türkiye’nin Cennet köşelerinde yapılan haram işlerden helallik alamazsın. Olmaz. Böyle yüzsüzlük, böyle utanmazlık, böyle terbiyesizlik olmaz. Sen haram içinde sefa sürerken, dar günde tek başına bıraktığın milletimizden, şimdi çıkıp da helallik alamazsın Sayın Erdoğan.

HODRİ MEYDAN

Ama illaki helalleşmek istiyorsan, ben sana yolunu söyleyeyim. Siyasetçi, milletiyle kürsüden attığı nutukla helalleşmez. Siyasetçi, milletiyle sandıkta helalleşir. Madem helallik alacaksın, önce aziz milletimizin önüne sandığı getireceksin, helalliği öyle isteyeceksin. Sandığı getireceksin, milletimiz sana ne diyecek göreceksin. Öyle kürsülerden üfürmekle olmaz. Halep oradaysa, arşın burada. Madem helallik alacağına eminsin, buyur bakalım, hodri meydan!

ÇİFTÇİNİN, EMEKÇİNİN MERAL ABLASI

Sayın Erdoğan; benim söylediklerimi duymazdan geliyorsun, biliyoruz. Çözümlerimizi, önerilerimizi görmezden geliyorsun, onu da biliyoruz. Sen istediğin kadar duymazlıktan gel, o gür sesi durduramayacaksın. TRT ve Meclis televizyonu istediği kadar sansürlesin, o sesi kesemeyeceksin. Senin havuz medyan varsa, milletimizin burada bir kürsüsü var. 5 maaşlı danışmanların Ak Parti’si varsa, işsiz gençlerin, atanamayan öğretmenin, EYT’linin İYİ Parti’si var. Milletin parasıyla sefa sürenlerin, 5 müteahhidin, Tayyip Abi’si varsa, esnafın, çiftçinin, emekçinin Meral Ablası var. Haydi görelim bakalım, el mi yaman, bey mi yaman?

"SON ZAMANLARDA HA BİRE ÇÖKMEYİ DUYACAĞIZ, ARKASINDAN DA ÇÖKERTME GELECEK"

"İktidara gelirken en iddialı sloganları neydi hatırlayın; 3Y ile mücadele…Yolsuzluk, yoksulluk, yasaklar. Peki 19 yılın sonunda ne oldu? Birinci ‘Y’: Yolsuzluk. Yolsuzlukta Türkiye’yi bir dünya markası haline getirdiler. ‘Yolsuzlukla mücadele edeceğiz’ dediler, yolsuzluğu denetleyen kurumların, Sayıştay’ın, Danıştay’ın içini boşalttılar. Araştıran, sorgulayan gazetecileri hapse attılar. Yolsuzluğa karşı sesini çıkaranı kovdular. Namusuyla çalışanın üzerine çöktüler. Ve çökme sözü çok önemli. Son zamanlarda ha bire çökmeyi duyacağız herhalde. Arkasından da çökertme gelecek inşallah.. Ve sonunda yolsuzluğu bir norm haline getirdiler. Yolsuzlukta, Afrika ülkeleriyle rekabet eden Türkiye. 2’inci ‘Y’: Yoksulluk. ‘Yoksullukla mücadele edeceğiz’ diye diye geldiler, vergilerle, cezalarla, yoksulun bile parasına göz diktiler. Orta gelir tuzağının üzerinden atlayıp zengin olacaktık, fakirlik kapanına düştük. Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne geçince, zincirlerimizi kırıp zengin olacaktık, Evi, arabayı, telefonu geçtim, markette sepeti, pazarda fileyi doldurmak bile, hiç bu kadar zor olmamıştı. İşte size Sayın Erdoğan ve arkadaşlarının, yoksullukla verdiği büyük mücadele. Ak Parti eliyle, fakirlik kapanına mahkum edilen Türkiye. 3Y’nin üçüncüsü: Yasaklar. ‘Yasaklarla mücadele edeceğiz’ dediler, yaşamadığımız yasak kalmadı. Turist değilsen, soluduğun hava bile yasak. Lebalep kongreler serbest ama, Milli Bayramlarımız yasak. İşte size, Sayın Erdoğan ve arkadaşlarının, yasaklarla verdiği büyük mücadele. Yasakların doyasıya yaşandığı bir Türkiye."

Güncelleme Tarihi: 18 Mayıs 2021, 15:58
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER