Yolsuzluk ve rüşvet çarkı: Somut delillere gözünü kapatan bilirkişiler sanıkları akladı

Diyarbakır Öğretmenevi’nde kurulan yolsuzluk ve rüşvet çarkıyla ilgili davada mahkemece görevlendirilen yeni bilirkişiler, dosyadaki somut delillere rağmen ilk bilirkişinin aksine sanıkları aklayan bir rapor hazırladı.

Yolsuzluk ve rüşvet çarkı: Somut delillere gözünü kapatan bilirkişiler sanıkları akladı

Diyarbakır Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu'na 2016-2019 yılları arasında yapılan alımlar ve ihalelerle ilgili aralarında kamu görevlileri, sendika ve meslek örgütü başkanları ile kentin tanınmış iş insanlarının da bulunduğu 26 sanık hakkında devam eden davada yeni bilirkişi raporu hazırlandı. Atanan yeni bilirkişiler, dava dosyasında yer alan müşteki ve tanık beyanlarına, ihbar kayıtlarına, ele geçirilen belgelere, yapılan fiziki ve teknik takip tutanaklarıyla birlikte hazırlanan ilk bilirkişi raporunun aksine sanıkları aklayan bir rapora imza attı. 

Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın sanıkları arasında İl Milli Eğitim Müdürlüğü eski Yardımcısı Serkan Batur, Eğitim-Bir-Sen ve Memur Sen’in Diyarbakır eski il başkanı olan Öğretmenevi Müdürü Yunus Memiş, Dicle Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Çelen, Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Alican Ebedinoğlu ile iş insanları Yusuf Vural, Şeyhmus Mete ve Nihat Güneş var.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nca yürütülen soruşturma sürecinde sanıkların Öğretmenevi ile ilgili ihalelerden haksız kazanç elde ederek, bunları gizli ortaklıklar, başka isimlerin üzerine geçirilen lüks araçlar, altın ve Bitcoin yatırımlarıyla aklamaya çalıştıkları teknik ve fiziki takiple tespit edilip, bunların bir kısmına el konuldu. 

Yine bazı sanıkların kurumda fuhuşa aracılık edip, bunları gizli kamerayla kayıt altına aldıkları, siyasi ve ekonomik çıkar elde etmek amacıyla şantaja varan fiillere karıştıkları ve kimi yerel gazetecilerin de buna alet olduğu ortaya çıktı. 

Diyarbakır eski İl Mili Eğitim Müdürü Feysel Taşçıer’in müştekiler arasında bulunduğu dava iddianamesinde, sanıklara “Kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırma”, “Zimmete geçirme”, “Rüşvet alma”, “Görevi kötüye kullanma”, “Kamu görevlisinin resmi ve özel belgede sahtecilik yapma”, “Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık yapma”, “Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kaydetme ve yayınlanma”,  “Malvarlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizleme” ve “Haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme” suçlamaları yöneltiyor.

Kurumla ilgili kurulan ihale komisyonlarında yer alan isimlerin, 2016, 2017 ve 2019 yılları arasında doğrudan temin ya da ihale yoluyla yapılan malzeme alımı, tadilat, kafe yapım inşaatı, öğretmenevine ait restaurant ve kafenin işletmeye verilmesi, bahçe direklerinin ışıklandırılması, kahvaltı alım ihalelerine fesat karıştırmak ve öğretmenevinin konferans salonun kiraya verilmesinde usulsüzlük yaparak kamuyu zarara uğrattıkları tespit edildi.

İlk duruşması 3 Aralık 2020 tarihinde görülen davada, ikisi ara celse olmak üzere bugüne dek 6 duruşma görüldü. Duruşmalarda yaptıkları savunmalarda haklarında yöneltilen suçlamaları inkar eden sanıklar birbirlerini suçladı. 

Davaya bakan mahkeme, 2020/266 esas sayılı dava dosyası ve eklerini oluşturan 3 çuval halindeki belgeleri incelenmek üzere Ankara 7’nci Ağır Ceza Mahkemesine gönderdi. 7’nci Ağır Ceza tarafından atanan bilirkişiler Hasan Türkmen, Faruk Eroğlu, Salih Arslan, dosyaya dair incelemelerini tamamlayıp, 81 sayfalık rapor hazırladı.

30 BİN TL FARK AZ BULUNDU 

Bilirkişi heyetinin incelediği ihalelerden biri, kuruma doğrudan temin yoluyla yapılan alınan perde alımı oldu. 55 bin 814 TL teklif fiyatı ile Kaçmaz Tekstil’e verilen ihaleye dair yapılan ilk bilirkişi incelemesinde piyasa fiyatından yüksek çıkarılan bedel ile kurumun 30 bin140 TL zarara uğratıldığı tespit edildi. Davada müştekiler arasında bulunan komisyon üyesi Milli Eğitim personeli H.E.T.’nin ise imzasının taklit edildiği uzman raporu ile kesinleşti. Buna rağmen atanan yeni bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, önceki rapora atıfta bulunularak bu ihaleye dair, "Soruşturma dosyası kapsamında görevlendirilen bilirkişi tarafından düzenlenen 23/03/2020 tarihli raporda; söz konusu alımla ilgili bilirkişi tarafından fiyat araştırması yapılmak suretiyle yeniden yaklaşık maliyet hesaplandığı ve 03/03/2017 tarihli alımla ilgili piyasa fiyat araştırması ve komisyon üyesi tarafından yapılan yaklaşık maliyet hesaplamasında piyasa fiyatlarının yüksek olduğu (yaklaşık 30.140,00 TL) tespit edildiği ve dolayısıyla kamu zarına sebep oldukları kanaatinin bildirildiği görülmüş ise de, bu durumun tek başına fiyatların yüksek belirlendiğini göstergesi olmayacağı açıktır” değerlendirmelerine bulunuldu. 

GÖRÜŞMELER DELİL SAYILMADI

Usulsüzlük tespit edilen bir diğer ihale, kurulan 6 kişilik komisyonda kurumda bekçinin de yer aldığı Öğretmenevi’ne kafeterya yapım işi oldu. 3 Eylül 2019 yılında pazarlık usulüyle yapılan ihale 627 bin 500 TL bedelle dava sanıklardan Nihat Güneş’in sahibi olduğu Güneş Gök İnş. Nak. Gıda Tem. Teks. San. Tic. Ltd. Şti.’ye verildi. İddianamede sanıklardan Yunus Memiş’in iş bitimi şirketin hesabına gönderilen para Nihat Güneş’in hesabına yattıktan sonra Ofis semtinde Nihat Güneş ve onun adına işlerini yürüten Ahmet Güneş’ten yüklü miktarda para aldığı kaydedildi. Bu rüşvet ilişkisine dair "gel sana bir künefe vereyim" şeklindeki şifreli telefon görüşmeleri ile fiziki takip sonucu çekilen fotoğraflar iddianameye eklendi.

Tüm bunlara rağmen bilirkişi, “...bahse konu ihale sürecinde ihaleye fesat karıştırıldığına, sanıkların rüşvet aldığına, ihale öncesinde yüklenici firmaya bilgi verildiğine, ihaleyi etkileyecek şekilde hileli davranışta bulunulduğuna yönelik somut belirleme olmadığından ihale neticesinde herhangi bir kamu zararına neden olunduğu kanaatine varılmadığı görüş ve kanaatine” vardı.

6 DAKİKA KALA İHALE İLANI 

Öğretmenevi kafeteryasının 2886 sayılı Devlet İhale Kanunun 51/g maddesince pazarlık usulü ve amortisman bedelle üç yıllık işletmeye verilmesi sürecinde açılan ihale ilanı 15 Kasım 2019 günü saat 19.24’de kuruma ait internet sitesinin duyurular bölümüne eklenip, 6 dakika sonra 19.30’da kaldırıldı. Öncesinde kurum müdürü Yunus Memiş ile Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Alican Ebedinoğlu arasında geçen ve teknik takibe takılan telefon görüşmelerinde, kafenin aylık 10 bin TL olarak belirlenen rayiç (kira) bedeli 4 bin TL’ye düşürüldü. İhale ise 180 bin  TL bedelle Roi İnşaat Taşımacılık Hayv. Yemek Day. Tük Mall. San. Tic. Ltd. Şti.’ne verildi. İhaleyi kazanan firmanın sahibi Hüseyin Güneş, daha önce kafe inşaatı yapım ihalesini alan Güneş Gök İnşaat Nakliye Gıda Tem. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti sahibi Nihat Güneş’in yeğeni, onun adına tüm işleri yapan Ahmet Güneş’in ise kardeşi.  

'ETİK DEĞİL AMA NORMAL'

İhale öncesi sık sık kurum müdürü Yunus Memiş ve komisyon üyeleriyle telefon görüşmeleri gerçekleştiren Ahmet Güneş’in bunlarla bir araya geldiği anlara dair fiziki takip sırasında çekilen fotoğraflar iddianameye eklendi. Bilirkişi heyeti tüm bunlara rağmen raporunda, “Rayiç bedelinin gizli olmaması karşısında, idareden daha önce ihale alan ve istekli konumunda bulunan firma yetkililerim ile idare yetkililerinin rayiç bedeli veya süreçle ilgili konuşmuş olmalarının ihaleyi doğrudan etkiler bir yönünün olmadığı açıktır. Daha önce tanışan ve idareden ihale alan firma yetkilileri işe idare yetkililerinin konuşmalarında bir kısım huşulara girmiş olmaları, aralarında alacak verecek durumunun bulunması vb. durumların da hayatın olağan akışı içerisinde her ne kadar etik bir davranış olmadığı değerlendirilebilecek ise de normal bir seyir olduğu açıktır” değerlendirmelerinde bulundu. 

BACANAĞA VERİLEN İHALE 

Bilirkişi raporunda, suç ve kamu zararı görmediği ihalelerden bir diğeri Öğretmenevi içerisinde yer alan Babil Restaurant’ın 2016 ile 2019 yıllarında işletmeye verilmesi oldu. Her iki ihale Alta Avm Organizasyon Gıda Turizm Medikal Danışmanlık ve Proje Yönetimi Ltd. Şti.’ye verildi. Şirketin resmi sahibi Nursel Munteha Çelen, Diyarbakır Söz Gazetesi Sahibi Mehmet Ali Altındağ’ın kızı, Dicle Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve İl Pandemi Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Kemal Çelen'in ise eşi. 

Yapılan inceleme sonucu iddianamede resmiyette eşinin gözüktüğü şirketin gayri resmi sahibi olduğu değerlendirmesinde bulunan Prof. Çelen, aynı zamanda Öğretmenevi’nin müdür yardımcısı olan Mustafa Yaşar’ın bacanağı.

HİLELİ DAVRANIŞ YOKMUŞ!

Öğretmenevi Müdürü Yunus Memiş’in Mustafa Kemal Çelen'e gönderdiği ve içeriğinde “‘Doktorum adamlarına söyle gelsin alsınlar bak bu iş bitsin’ diyerek yeniden yapılacak restoran ihalesine katılıp almasını” ifadelerinin yer aldığı sesli mesaj diğer delillerle birlikte iddianamede yer aldı. Tüm bunlara rağmen bilirkişi raporunda, "… Sürece ilişkin rüşvet iddialarının dayanağı konuşmalardan hareketle sanıkların ihaleye fesat karıştırıldığına, sanıkların rüşvet aldığına, ihale öncesinde yüklenici firmaya bilgi verildiğine, ihaleyi etkileyecek şekilde hileli davranışta bulunulduğuna yönelik somut belirleme olmadığından, ihale neticesinde bir kamu zararına neden olunduğu kanaatine varılma imkanının olmadığı" değerlendirmesi yapıldı. 

Mezopotamya Ajansı / Ömer Çelik

Güncelleme Tarihi: 10 Temmuz 2021, 15:28
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER