Yalçındağ: AİHM kararıyla birlikte HDP kapatma davası çöktü

AİHM’in ihlal kararı sonrası siyasetçilerin yargılandığı tüm dava dosyalarının düşürülmesi gerektiğini belirten avukat Reyhan Yalçındağ, kararla kapatma davasındaki tüm argümanların çöktüğünü söyledi.

Yalçındağ: AİHM kararıyla birlikte HDP kapatma davası çöktü

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ile mevcut Eş Genel Başkanlar Pervin Buldan ile Mithat Sancar’ın da aralarında bulunduğu 40 milletvekilinin 20 Mayıs 2016'da dokunulmazlıklarının kaldırılmasına dair yapılan başvuruda ihlal kararı verdi. Mahkeme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 10’uncu maddesi (Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar) ve 41’inci maddesi (Mahkeme işbu Sözleşme veya Protokollerin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Taraf Devletin iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette zarar gören tarafın tatminine hükmeder) kapsamında ihlal verdi. 

HDP’li siyasetçilerin AİHM başvurularını yapan Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FİDH) Genel Başkan Yardımcısı avukat Reyhan Yalçındağ  AİHM’in ihlal kararını Mezopotamya Ajansı'na değerlendirdi.

HDP’NİN SEÇİM BAŞARISI 

7 Haziran 2015 Genel seçimlerini hatırlatan Yalçındağ, “HDP’nin 80 sandalye kazanmasının ardından buna dönük hoşnutsuzluk, kabul etmeme haline dair iktidarın söylemleri oldu. Akabinde 1 Kasım seçimleri oldu ve HDP bu defa da 59 milletvekili ile Meclis’e girdi. Tekrar barajı geçen HDP, bir kez daha iktidar tarafından hoşnutsuzlukla karşılandı. HDP siyasetinin Meclis’te görünür olması, siyaset yapmaya devam etmesi kabul edilmedi. Hep nasıl elimine edilir, nasıl siyaset dışına itilir üzerinden bir tartışma yürütüldü” dedi. 

DOKUNULMAZLIKLAR

Demokrasi Partisi (DEP) milletvekillerinin tutuklandığı 2 Mart 1994 darbesi ve Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 11 Aralık 2009 tarihli kararıyla Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) kapatılmasını hatırlatan Yalçındağ, o süreçlerin en üst perdesinin 2016 yılında HDP’ye yönelik olduğunu belirtti. Meclis’e AKP tarafından getirilen Anayasa değişiklik sürecine atıfta bulunan Yalçındağ, “Nitekim 20 Mayıs 2016 tarihinde ‘dokunulmazlıkların kaldırılması gündeme geldi. Anayasa’ya aykırı bir biçimde dokunulmazlık kaldırıldı. O gün HDP Anayasa’ya aykırı olduğunu söylemesine rağmen 59 milletvekilinden 55’inin dokunulmazlığı kaldırıldı. Ardından fezlekeler dolduruldu. Kasım ayında eşbaşkanlarla birlikte milletvekilleri de tutuklandı. Tutuklananlar, milletvekilliği düşürülenler, cezaları hızlıca kesinleştirilerek vekilliği düşürülenler, sürgüne gönderilenler şeklinde bu süreç bir yumak halini aldı” ifadelerini kullandı. 

KÜRTLERİN TASFİYESİ 

Kürtlerin demokratik siyaset içerisindeki varlığının hedef alındığını, siyaseten tasfiyenin amaçlandığını vurgulayan Yalçındağ, “Kasım seçimlerinde seçilen 59 milletvekilinden sadece 11’i Haziran 2018 seçimlerinde aday olabildi, siyaset yapabildi. Geri kalanları ya yaşamını yitirdi ya sürgünde ya da cezaevine konuldu. Çağlar Demirel ve Abdullah Zeydan örneklerinde olduğu gibi tahliye olanlar bile 5 yıl tutuklu kaldıktan sonra bırakıldı. Hala cezaevinde olanlar var. Eşbaşkanlar Yüksekdağ ve Demirtaş, İdris Baluken, Gülser Yıldırım var” hatırlatmasında bulundu.

DOSYALAR DÜŞÜRÜLMELİ 

AİHM’in verdiği kararın geçici Anayasa değişikliği ile kaldırılan dokunulmazlıkların hükümsüz, geçersiz, AİHS’e aykırı olduğu anlamları taşıdığının altını çizen Yalçındağ, “Bu karar ‘dokunulmazlıkların kaldırılması’ sürecinin AİHS’e aykırı olduğunu söylüyor. Bu karar aynı zamanda kesin bir karardır. AİHM’in verdiği karar 3 aylık AİHM Büyük Daire’ye itiraz sürecine tabi değil. Yayınlandığı andan itibaren Türkiye’yi bağlayan bir karardır. Devam eden tüm dava dosyalarının düşürülmesi gerekiyor, kesinleşenlerin Anayasa Mahkemesi’nde bekletilenlerde karar çıkması, Yargıtay’da, İstinaf ve derece mahkemelerinde de devam edenlerin düşürülmesi gerekiyor. Baştan ölü olan bir sürece dair hukuka uygun gerekçeler çıkmaz, çıkamaz. Bu sebeple Kobanê Davası’nda olduğu gibi devam eden yüzlerce dosyanın derhal AİHM’in kararının bağlayıcılığından dolayı düşürülmesi gerekir” diye belirtti. 

‘YASALARIN DIŞINA ÇIKILDI’

AİHM kararının dokunulmazlıkların kaldırılmasına dair bir öngörülemezlik tespitinin de olduğunu aktaran Yalçındağ, şöyle devam etti: “Yani bugüne kadar olan oldu. Bundan sonra da mevcut yargılamalar devam etsin mantığı ile hareket ettirilemez. Senelerce derece mahkemelerine yazılı dilekçelerle anlattık, saatlerce anlattık. Duruşmalarda sözlü olarak ifade ettik. Yarın bir gün çökecek dedik. Dikkate alınmadık, dinlenmedik. Hukuk devleti olmayı bırakalım, yasa devleti kuralının dışına da çıkıldığı için maalesef bugünlere gelindi. Bundan sonra her fırsatta HDP’li vekillerin dokunulmazlığının kaldırılması, her fırsatta yargı baskısı, kriminalize etmelere dönük bu karar da bir cevap olur.”

‘ARGÜMANLAR ÇÖKTÜ’

HDP’nin kapatılması ve Kobanê Davası’nın da bu kararla birlikte boşa düştüğünün altını çizen Yalçındağ, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kararla HDP siyasetinin bir bütün olarak hedef alındığı ortaya çıktığı için kapatma davasındaki bütün argümanlarda çöküyor. Nihayetinde farklı düşünen, Kürt sorununun demokratik çözümünü savunan, çözüm sürecinin kazanımlarına sahip çıkan bir siyaset elimine edilmek isteniyor. Onun yerine siyaseti Kürtsüz, HDP’siz, gerçek bir muhalefet olmaksızın yönetmek isteyen bir yönetim aklı var. CHP’nin de Anayasa’ya aykırı ama ‘evet’ söylemine bu karar bir karşılıktır. Bu karar iktidar ve onun ortağı MHP dışındaki Meclis’te olan ya da olmayan siyasi partileri de ilgilendiren bir karar. Artık tutum almaları, her seferinde HDP’nin siyasetine tahammül edilemeyen bir siyasi parti muamelesini yapmayı bırakması gerekiyor. Biz o dönemde söyledik. Bu AİHM’den döner, yapmayın, yazıktır. Burada heba olan hukuka inançtır, güvendir, insanların kendisini güvencede hissetmesidir. Bir an önce umuyorum ki adli bir yol ve yöntem tercih edilir. Yoksa heba olan zaman oluyor, heba olan umutlar, hukuka güvenin kendisi oluyor.”

‘SONUÇLAR ORTADAN KALDIRILMALI’

AİHM kararının ardından derece mahkemelerinde, İstinaf’ta, Yargıtay’da, AYM’de devam eden dava dosyalarına kararı sunacaklarını söyleyen Yalçındağ, “Çünkü bu süreçler dokunulmazlığın kaldırılmasıyla başladığı için esasında bu insanlar yargılanamaz, tutuklanamaz, sorguya çekilemez, gözaltına alınamaz durumda iken, bunları yaşadığı için siyaset dışına itildi. Kararın uygulanması hükmedilen tazminatın ödenmesi demek değil. Kararın uygulanması tespit edilen ihlalin tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasıdır. Umarız bu dosyaların düşürülmesine dair bir karar verilir” dedi. 

MA / Berivan Altan

Güncelleme Tarihi: 03 Şubat 2022, 15:14
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER