Uyuşturucu, fuhuş ve kentsel dönüşüme karşı alanlara çağırdılar

25 Kasım etkinlikleri kapsamında Koşuyolu Parkı’nda bir araya gelen kadınlar, uyuşturucu, fuhuş ve kentsel dönüşüme karşı mücadele için tüm kadınları alanlara çağırdı.

Uyuşturucu, fuhuş ve kentsel dönüşüme karşı alanlara çağırdılar

Dicle Amed Kadın Platformu (DAKAP), 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde bulunan Koşuyolu Parkı’nda açıklama yaptı. İnsan Hakları Anıtı önünde bir araya gelen kadınların etkinliğine, Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivistleri, Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Remziye Tosun ve Semra Güzel ile Rosa Kadın Derneği üyeleri de destek verdi. “Kendimizi ve kentimizi fuhuş ve uyuşturucuya karşı savunuyoruz”  yazılı pankartın açıldığı etkinlikte, “Örgütlü kadınla örgütlü topluma” “Tacize son” “Kadın düşmanı yasalara hayır” yazılı dövizler taşındı. Etkinliğin düzenlendiği alan, çok sayıda polis, zırhı araç ve TOMA’larla abluka altına alındı.  

‘İSYANLAR ÇOĞALIYOR’

Etkinlikte konuşan TJA aktivisti Beritan Önen, neo-liberal politikalarla tahkimini sağlayan ataerkil kapitalist sistemin, çok boyutlu ve derin bir kriz içerisine girdiğine işaret etti. Eşitsizlik, şiddet, işsizlik, yoksulluk, açlık, savaş, göç ve ekolojik yıkımın akıl almaz boyutlara ulaştığına vurgu yapan Önen, aşırı sağcı, otoriter, popülist iktidarların, faşizm ve savaş politikalarını bu temelde sürdürdüğünü belirtti. Ataerkil kapitalizmin zora dayalı veya gönüllü rıza üretebilme kabiliyetini kaybettiğini ifade eden Önen, sistemin yarattığı yıkıcı etkilere karşı isyanların her geçen gün arttığına dikkat çekti.

‘KÜLTÜREL SOYKIRIM’

Kentsel dönüşüm adı altında yandaşlara peşkeş çekilen bölgelerde yaşayan halkın kültürel soykırımla karşı karşıya kaldığını söyleyen Önen, “Aynı zamanda zaten yoksul olan halk ödeyemeyeceği meblağlarla borçlandırılmakta ve göçe zorlanmaktadır. Yoksul halkın yaşam alanları ranta dönüştürülmüştür” ifadelerini kullandı.

‘ÜLKENİN GELECEĞİ UYUŞTURULMAKTA’

Dünya genelinde uyuşturucu kullanımı düşerken, Türkiye de bu oranın her yıl katlanarak arttığına dikkat çeken Önen, “Özellikle son 20 yılda uyuşturucu madde kullananların sayısı neredeyse iki kat artmış ve çocuklar 5 yaşından itibaren uyuşturucu kullanımına başlamıştır. Ülkede ki yoksulluk 5-16 yaş arası çocukların sokakta mendil ve su satmaya, çöplerde geri dönüşüm materyalleri toplamaya ya da dilencilik yapmaya zorlamaktadır. Hayata böyle başlayan çocukların uyuşturucu batağına düşmemesi kaçınılmazdır. Diğer taraftan yasalarda uyuşturucu çetelerine yönelik caydırıcı bir ceza olmadığı için, bu ağ her gün biraz daha genişlemekte ve hatta ilkokul öğrencilerine kadar uyuşturucu satışı yapılmaktadır. Madde bağımlılarına yönelik açılan kurum ve dernekler tamamen AKP’ye hizmet eden ve halkı kendi menfaatleri doğrultusunda ve yine kendisine bağlı kılan genç neslin gelecek hayallerinin üzerine beton döken amaçsız bir yaşamı dayatan zihniyete hizmet etmektedir. Madde bağımlılarından oluşan bir halk, her iktidarın nemalanacağı bir durumdur. Çünkü hiçbir iktidar, hiçbir zaman bilge ve bilinçli bir halk istememektedir. Kendilerine muhalif ya da engel olacak bireyleri kabul görmediği için ülkenin geleceği uyuşturulmaktadır” dedi.

‘KATLEDİLEN HER KADININ KANINDA ELİNİZDE’

Önen, şöyle devam etti: “Şiddetin nefretin ve sevgisizliğin her gün mikrofonlarda haykırıldığı bir dünyada sahte aşk ve sevgi duygularının gölgesinde, kadınların yaşamı kabusa çevriliyor. Birçok alanda toplumun güvenliğini sağlamak için görevlendirilen kolluk, üzerindeki üniformayla taciz ve tecavüz vakalarında fail olarak karşımıza çıkmaktadır. Tecavüz dosyalarının failleri, mevcut iktidardan almış oldukları cesaretle ‘Şikayet etsen de bana bir şey olmaz’ diyerek kadınları bu durum karşısında çaresiz bırakmaktadır. Bunu toplumu sindirmek amacıyla ve kadınları kamusal alandan özel alana hapseden politikalar olduğunun farkındayız. Yoksulluk, baskı,  şiddet, kadınların maruz kaldığı taciz, tecavüz ve fuhuşun her geçen gün artması, özel savaş politikalarından bağımsız değildir. Yaşam,  kadınlar için her alanda cehenneme dönerken, yeni bir cehenneme gerek yok. Bizler bu cehennemi kırmak adına her yerde yapılanı haykırmaya devam ederken, erkek egemen zihniyetinin en kaba hali ile devrede olduğu iktidara katledilen ‘her kadının kanında eliniz var, uyuşturucu tuzağına düşmüş her gencin ışığını çalanlarsınız, fuhuş tuzağına düşmüş her bireyin yaşam hakkını gasp edenlersiniz’ diyeceğiz.”

ALANLARA ÇAĞIRDI

Gençlerin uyuşturulmasına, kadınların fuhuş tuzağına düşürülmesine ve yaşam alanlarının rant alanlarına çevrilmesine izin vermeyeceklerini kaydeden Önen, tüm kadınları, kadına yönelik her türlü şiddete, kadın cinayetlerine, savaşa, ekonomik krize, cinsiyetçiliğe, ayrımcılığa, sömürüye ve kültürel soykırıma karşı mücadeleyi büyütmeye, 25 Kasım da alanlarda olmaya çağırdı. 

Açıklamanın ardından etkinlik, okunan şiirler ve söylenen türküler eşliğinde son buldu.

Mezopotamya Ajansı (MA)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER