Uğur: Dünyada yükselen sosyalizm Türkiye için umut

SYKP Eş Genel Başkanı Cavit Uğur, dünyada sosyalist hareketlerin yükselişine dikkat çekerek, Türkiye'nin siyasi ve ekonomik krizden kurtuluşunun demokrasi güçlerinin 3’üncü Yol’da bir araya gelmesiyle olacağını söyledi.

Uğur: Dünyada yükselen sosyalizm Türkiye için umut

Honduras ve Şili'de sol adayların başkanlık yarışlarını kazanması Türkiye'de süren demokrasi mücadelesi ve birlikte mücadele çabalarına da katkı sunuyor. Özellikle Şili'de seçimleri kazanan sol ittifak adayı Gabriel Boric'in kazanmasının en önemli nedeni birlik olarak görüldü. Boric ülkedeki sol-sosyalist partilerin yanı sıra sendikalar, yerliler ve çevre hareketlirinin de desteğini alarak seçimleri kazandı. Türkiye’de de uzun bir süredir süren ekonomik ve siyasi krizlerlere karşı çözüm arayan sol-sosyalist çevreler yeni ittifaklar üzerinden kafa yoruyor. Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve bileşenlerinin uzun süredir çalışmalarını sürdürdüğü “3’üncü Yol” siyaseti ete kemiğe büründü. Bir diğer yandan da Türkiye Komünist Partisi, Sol Parti ve Emek Partisi, “Sol Blok” adıyla görüşmeler yürütüyor. Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Cavit Uğur, dünyada yükselişe geçen sosyalist hareketlerin birliği ve Türkiye'nin itifak tartışmalarını konuştuk.  

'İLERİCİ GÜÇLER GÖRMELİ' 

Türkiye’nin her gün yeni bir şokla uyandığını belirten Uğur, dolar kurundaki değişikliklerin zaten yaşanılmaz olan hayatı daha da katlanılmaz hane getirdiğini söyledi. Tüm bunların iktidarın uyguladığı ekonomi politikalarından kaynaklandığını vurgulayan Uğur, krizin sonucunun da emekçilere yüklendiğini aktardı. Yaşanılan tablodan emekçilerin, demokratların hatta liberallerin bile rahatsız olduğunu dile getiren Uğur, “Bu krizin ve faşizan uygulamaların en temel noktası tek adam rejimine karşı mücadeledir. Bu açıdan Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki engellerin kaldırılması ülkenin temel sorunlarından kurtuluş açısından temel halkadır. Buradaki tartışmalar esasen fazlasıyla seçime odaklanmış vaziyette. AKP rejiminden kurtuluş açısından 2023 seçimleri çok önemlidir. Ama meselenin seçim günü çözülebilecek bir mesele olmadığının Türkiye’nin ilerici güçlerinin görmesi gerekir” dedi. 

DEMOKRASİ GÜÇLERİ

Geçmişte iktidarın hileli, sopalı seçimlerini gördüklerini aktaran Uğur, demokrasi güçlerinin gelecek seçimde başarı elde edebilmesi için süreci iyi yönetmesi gerektiğine dikkati çekti. İktidarın elindeki imkanların karşısında emekçilerin kendi imkanlarını birleştirmesi gerekliliğine işaret eden Uğur, “AKP-MHP hükümeti HDP’yi şeytanlaştırarak, HDP etrafında kümelenen demokrasi güçlerini bölerek bir kuvvet olmaktan çıkarmak istiyor. Sadece hükümet değil Millet İttifakının da bu türden niyetleri olduğunu biliyoruz. Bir tarafta iktidarı elinde tutan burjuva bloku onun karşısında ise bir burjuva muhalefeti var. Bunların dışında kalan ezilenlerin tarihsel kutbu diye tanımladığımız bugün HDP’nin merkezinde yer aldığı sermayeden, devletten bağımsız olan odağa ise 3’üncü kutup diyoruz. HDP ve onun etrafında kümelenecek bir ezilenler hareketi mümkündür. Tüm kamuoyu biliyor ki HDP ve 3’üncü kutup güçlerinin denklem dışı kaldığı bir yerde mevcut iktidarı değiştirmenin imkanı yoktur” diye belirtti. 

BİRLİK ÖNEMLİ

Mevcut rejimin iktidardan gitmesiyle sorunların çözülmeyeceğini vurgulayan Uğur, toplumun yeniden inşası için 3’üncü yol güçlerinin bir araya gelmesi gerektiğinin altını çizdi. HDP ve etrafındaki bütün demokratik güçlerin mecliste de güç olmak için ittifaklar zinciri oluşturmaya ihtiyacı olduğunu kaydeden Uğur, “HDP’yi eleştirebilir, beğenmeyebilirsiniz. Ama sonuçta Türkiye’nin geleceği ve ezilenlerin çıkarları için siyaset yapacaksanız HDP’nin oluşturacağı ittifaklar zinciri içerisinde olmak gerekiyor. Sosyalist partilerin yan yana gelişi meşrudur. Ama iktidarın ve muhalefetin HDP’yi dışlama çabalarına hizmet edecek hiçbir girişimin Türkiye demokrasisi açısından fayda sağlamayacağı görülmeli” ifadelerini kullandı. 

PARADİGMASAL DEĞİŞİKLİK

Bu birlik için HDP’nin yayınladığı tutum belgesinin yol gösterici olduğunu vurgulayan Uğur, tutum belgesiyle halk sağlığından demokrasiye kadar Türkiye’nin sorunlarına dair taleplerin olduğunu aktardı. HDP’nin sendikalar, demokratik kitle örgütleri ve inanç yapılarıyla beraber toplumu saran tüm bu tehditlere karşı çözüm bulabileceğine işaret eden Uğur, “Bu demokrasi güçleri 2023’de ortaya çıkacak her fırsatta sadece güçlendirilmiş bir parlamenter sistem değil demokrasiyi de inşa edecek. Doğal olarak bunun bir iktisadi temelinin olması gerekir. Çalışanların insanca yaşayabileceği bir ücret, vergi adaletine ihtiyaç var. Tabii bunların olabilmesi için de örgütlenme ve ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması gerekir. Türkiye’yi soyup soğana çeviren 5’li çeteye Türkiye’nin kaynaklarını talan ediyor. O yüzden bir paradigma değişikliğine ihtiyaç var. HDP ve sosyalist çevreler bunları dillendiriyor” diye aktardı. 

BİRLİK SONUÇ VERDİ

Sosyalistlerin birliğinin son zamanlarda yapılan Latin Amerika seçimlerinde ortaya çıktığını kaydeden Uğur, Latin Amerika ülkelerinde de Türkiye gibi yoksulluk ve faşizan uygulamaların hakim olduğunu belirtti. Uğur, şöyle devam etti: “Bugün Türkiye halkları da Şili’de sosyalistlerin zaferini hem kapitalizme hem de faşist rejimlere karşı büyük bir zafer olarak karşılamıştır. Çünkü uzun bir süredir iktidar tarafından pompalanan zaman zaman muhalefetinde paydaşı olduğu bir umutsuzluk iklimi var. ‘Bunlar seçimle gitmezler’ algısı var. Meselenin o olmadığını Latin Amerika’nın birçok ülkesinde gördük. Latin Amerika halkları ağır bedeller ödedi. Fakat bu bedellerle faşist karanlığı tarihin çöplüğüne gönderdiler. Bizde bunu yapabiliriz. Doğal olarak Türkiye solunun dönüp oraya bakması, kendi kabuklarından çıkıp oradaki başarının temelinde ne olduğunu sorması gerekiyor. Türkiye’de toplumsal onay mekanizmaları zayıflamış, her geçen gün eriyen bir iktidarla karşı karşıyayız. Tabi ki büyük bir askeri gücü elinde tutuyor olabilir. Ama halkın örgütlü gücü karşısında durabilecek hiçbir güç yoktur.”

DÖNÜŞÜMÜN EŞİĞİNDE

“Türkiye bir kader anına doğru ilerliyor” diyen Uğur” şunları söyledi: “2023 seçimleri ne zaman yapılırsa yapılsın Türkiye’de bir siyasal dönüşümün eşiği olacaktır. O açıdan sosyalistler bu sürecin öneminden olayı sürecin hakkını verecek bir konumlanışa geçmeleri gerekir. Tüm sosyalist yapıların ideolojik tartışmaları arka planda sürdürmek kaydıyla demokratik dönüşüm açısından ortak mücadele zeminini bulmaları gerekiyor. Bu sorumluluğu parti olarak duyumsuyor ve çabalarımızı yoğunlaştırarak devam ettireceğiz.” 

UMUT SOSYALİZMDE

Kapitalizmin artık doğal sınırlarına ulaştığını bu yüzden bir kurtuluş olamayacağının görülmesi gerektiğini ifade eden Uğur, “İnsanlığın sosyalizmden başka kurtuluşu yoktur. Fakat bu sosyalizm geride bıraktığımız sosyalizm deneyimi olmayacaktır. Reel sosyalizmin yaşanmış bütün deneyimlerinden doğru sonuçlar çıkartan, sınıfsız, sömürüsüz yeni bir dünya insanlığın ve gezegenin hayatta kalması için önemlidir. Bugün geniş kitleler adına sosyalizm demeseler bile verdikleri mücadele sosyalizm tahlilinin tam kendisidir. Ekoloji ve kadın özgürlük mücadelesi bunun başındadır. Bu umudu Şili’de gördük. Sınırlı sayıda da olsa sosyalizm inancı dünyada yeniden bir yükselişe geçti” diye konuştu.  

MA / Tolga Güney

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER