Tahir Elçi’ye mezarı başında ‘faili meçhul bırakmayacağız’ sözü

Tahir Elçi’nin mezarı başında konuşan baro başkanları ve siyasetçiler, ömrünü faili meçhul cinayetleri aydınlatmaya adayan Tahir Elçi dosyasını faili meçhul bırakmayacakları sözü verdi.

Tahir Elçi’ye mezarı başında ‘faili meçhul bırakmayacağız’ sözü

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde bulunan Dört Ayaklı Minare önünde açıklama yaptığı sırada katledilen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi için, vurulduğu yerde yapılan törenin ardından Yeniköy Mezarlığı’ndaki kabri kaşında anma etkinliği düzenlendi. Elçi ailesi ile baro başkanları, avukatlar ve siyasetçiler, 6 yıl önce katledilen Elçi’nin mezarı başında bir araya geldi. 

FEYZİOĞLU MEZARLIĞA GELMEDİ

6 yıl sonra ilk kez Tahir Elçi’yi anma törenine katılan Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu’nun, mezarlıktaki törene katılmaması dikkat çekti. Mezarlığa gelenler Elçi’nin kabri başına tek tek karanfil bıraktı. Ardından konuşmalar yapıldı. 

EREN: DEMOKRASİ İSTEYEN HERKES BURADAYDI

İlk sözü alan Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren, “Bugün yine Tahir başkanımızın yanına geldik, 6 yıldır buraya geliyoruz. Bugün şunu gördük, sabah yaptığımız açıklamama da bunu dile getirdik. Türkiye’nin birçok yerinde baro başkanı, hukukçu, insan hakları savunucusu Tahir Elçi’nin hukuk mücadelesinde, insan hakları mücadelesinde yanında duran herkes aslında buradaydı. Ya da aynı duyguyu taşıyan bu ülkeye demokrasiyi, özgürlüğü, barışı getirmek isteyen herkes buradaydı. Bu bizi çok sevindirdi” dedi.

Tahir Elçi’ye dair çok şey söylenebileceğini, onun kendilerine öğrettiklerini günlerce anlatabileceklerini dile getiren Eren, “Ama adını anmamız yetiyor. Bugün üniversiteye hazırlanan gençlerin, hukuk fakültesi tercihlerini Tahir Elçi gibi bir avukat olmak için yaptıklarını biliyoruz.  Diyarbakır Barosu başkanı olarak bugün bizi yalnız bırakmayan herkese teşekkür ediyorum. Bu dayanışma ile bu ülkeye aslında çok şey getirebileceğimizi de bugün gördük. Yaşadığımız bu coğrafyada yıllardır dile getirdiğimiz hak ihlallerini dile getirmek istediğimiz, talep ettiğimiz barışa dair bugün Diyarbakır’dan ciddi bir ses ve görüntü verdik. Bu Tahir Elçi’nin istediği ve özlemini duyduğu bu topraklara gelecek barışın da işaretiydi. Farklı siyasi partilerden siyasetçiler aramızda. Aslında istenildiği zaman ortak değerlere sahip çıkarak birçok şeyi başarabileceğimizi biz bugün gördük. Bu çok anlamlı bir görüntüydü bugün” diye belirtti.

‘FAİLİ MEÇHUL BIRAKMAYACAĞIZ’

Eren, konuşmasında Elçi cinayetine dair süren yargılamaya dair de konuştu. Bugüne dek davaya dair çok şey söylediklerini ifade eden Eren, “Şu bilinmeli, Diyarbakır Barosu ve Tahir Elçi’nin dostları olduğu sürece bu davanın failleri asla gizlenemeyecek, asla aklanamayacak. Biz bu cinayetin ilk gününde, yani Tahir Elçi’nin o programa çıktığı andan itibaren başlayan bir suikast süreci olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu anlamda bizler bu failleri bir gün yargı önüne çıkaracağız. Bugün bu vasat iddianame ile Tahir Elçi cinayetini aydınlatacaklarını düşünüyorlarsa, bizim bunun kabul etmediğimizi çok iyi bilsinler. Bu iddianame Elçi suikastını açığa çıkaracak maddi gerçeği ortaya çıkaracak bir iddianame değildir. Bu yargılama usulü de bu cinayeti aydınlatacak bir usul değildir.  Biz ve sizler Tahir Elçi’nin bütün dostları olarak bu davayı sonuna kadar takip edeceğiz. Hep şunu söyledik ömrünü faili meçhul cinayetleri aydınlatmaya adayan Tahir Elçi dosyasını biz asla faili meçhul bir dosya olarak bırakmayacağız” diyerek, herkesi 12 Ocak’ta görülecek duruşmaya davet etti. 

GÜNAY: SENİN GİBİ SUR’A SAHİP ÇIKIYORUZ

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, “Çünkü acısını ve yokluğunu her zaman hissedeceğiz ve hepimizin içerisinde derin bir yara olarak kalacak. Onun mücadelesini, adalet arayışını, faili meçhul için, karanlıkta bırakılan cinayetler için verdiği mücadeleyi anlatmaya kuşkusuz hiçbirimizin gücü yetmez. Çünkü bütünüyle faili meçhullerin aydınlatılmasına, adaletin tesis edilmesine, barış ve kardeşliğe adanmış bir hayattı. Tahir abi giderken bunları bize miras bıraktı ama maalesef şimdi kendi dosyası bir faili meçhule bırakılmaya çalışılıyor. Bizler dostları, mücadele ve yol arkadaşları, meslektaşları olarak hep söyledik, bugün bir kez daha tekrarlıyoruz. Sabah Dört Ayaklı Minare’nin önünden bu sözü verdik, tekrardan onun başucundan bu sözü veriyoruz. Ömrünü faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına adamış Tahir Elçi dosyasının kapatılmasına, karanlıkta bırakılmasına asla izin vermeyeceğiz. Faillerin hukuk karşısında hesap vermesi için elimizden geleni mutlaka yapacağız. Adalet tesis edilirse belki içimizdeki yara biraz olsun soğur. Her cinayet sonrası ese olan adalet tesis edilmesi ve hakikatle yüzleşmektir. Bunu yapmak bizim boynumuzun borcu. Bu sözü bir kez daha buradan vermiş olalım” şeklinde konuştu. 

Tahir Elçi’nin daimi istediği görüntünün bugün Dört Ayaklı Minare’nin etrafında toplanan görüntü olduğunu vurgulayan Günay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Herkesin adalet, eşitlik ve demokrasi için yan yana durduğu, omuz omuza mücadele ettiği bir tabloydu. Bunu büyütmekte Tahir abinin anısına bağlılığın bir gereği. Buradan bir kez daha seslenmek istiyorum; Sevgili Tahir abi, sensiz geçen 6 yılda maalesef cinayetler hala karanlıkta, hala biz Kürtler, senin dostların, mücadele arkadaşların olarak faili meçhullerin aydınlatılması için mücadele ediyoruz. Tıpkı senin korkamadan, cesurca mücadele ettiğin gibi… Bu toprakların, Diyarbakır’ın, Cizre’nin, Sur’un tarihine sahip çıktığın gibi bizlerde Diyarbakır’a, Cizre’ye, Sur’a sahip çıkıyoruz ve hep birlikte mücadele edeceğiz. Sana buradan bunun sözünü veriyoruz.” 

TANRIKULU: GERÇEK KATİLLER HESAP VERECEK

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da konuşmasında, “Diyarbakır Barosu her dönem hukukun, adaletin, insan hakları mücadelesinin yanında oldu ve bu uğurda çok bedel ödedi. Ödediği en büyük bedelde Tahir Elçi oldu. Anısı ve mücadele önünde bir kez daha eğiliyoruz. Tam da bütün birikimi barış, insan hakları mücadelesine adayacağı zaman çok bilinçli bir şekilde, bir siyasi suikastla ellerimizden aldılar onu. Bu cinayeti karanlıkta bırakmayacağız, bunun sözünü veriyoruz. Bu günler de çok uzak değil. Gerçek katiller mutlaka hesap verecek, mutlaka” ifadelerini kullandı. 

SAĞKAN: MÜCADELEMİZ SÜRECEK

Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan, koskoca bir ülkenin hayatını insan hakları mücadelesine ve cezasızlıkla mücadeleye adayan baro başkanı Tahir Elçi’yi yaşatamadığını ve onu yaşatamadığı gibi adaleti de sağlayamadığını söyleyerek sözlerine başladı. Sağkan, “Sabah Dört Ayaklı Minarenin önünde hepimiz Tahir Elçi’nin son sözlerini dinledik. Ömrü boyunca hak arama mücadelesi veren bir baro başkanı son sözlerinin de tarihi ve kültürel değerleri savunurken, orada barıştan bahsederken öldürülmesi maalesef ki hiçbirimizi şaşırtmadı. İşte Tahir başkan böyle birisiydi. Ölürken dahi barışı, tarihi ve kültürü savunuyordu. Şimdi bizlere görev olarak düşen çok önemli iki husus var. Birincisi Tahir başkanın hayatı boyunca mücadele ettiği cezasızlıkla mücadele noktasında Tahir başkanın katilleri hesap verene kadar bu mücadeleyi sonuna kadar sürdürmek. Tabi ki 12 Ocak’ta da burada olacağız, tabi ki tüm kamuoyunu tatmin edecek şekilde bu dosya erene kadar da bu dosyanın takipçisi olacağız. Önemli diğer husus ise ayı şekilde Tahir başkanın verdiği insan hakları mücadelesini, cezasızlıkla mücadeleyi şiar edinerek aslında çizdiği yolda bu mücadeleye etkin şekilde devam etmek. Ankara Barosu adına bu sözü vermekten büyük onur duyduğumuz ifade etmek isterim” diye konuştu. 

YÜCEL: O DÜŞ ŞİMDİ BİZİM DÜŞÜMÜZ

İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel ise, Tahir Elçi’yi şu sözlerle andı: “İnsanlar düşlerle, umutlarla, mücadele ile yaşıyor, Tahir Elçi’nin de bir düşü vardı; demokrasi, barış, hukukun üstünlüğü diyordu. Hukuku teferruat sayanlara karşı, savaşlarda sivil ölümlerini normalleştirenlere karşı, faili meçhul cinayetleri aydınlatmak için bir ömür adadı. Dostumuzdu, meslektaşımızdı, kardeşimizdi, ağabeyimizdi. Bir düşü vardı, o düş şimdi bizim düşümüz.   Ne o düşü sahipsiz bırakacağız ne de Tahir başkanın katillerinin adaletten kaçmasına izin vereceğiz.”

BOZKURT: DİYARBAKIR’IN ACISI AYDIN’IN ACISI

Aydın Barosu Başkanı Gökhan Bozkurt, “Bir baro başkanı katledildi bu ülkede. Dünyanın başka bir yerinde olsaydı o ülke ayağa kalkardı. Bugün Türkiye’nin her yerinden baro başkanları, avukatlar bir aradayız. Diyarbakır’ın acısı Aydın’ındır, İzmir’in acısı Edirne’nindir. Hepimiz beraber güzeliz. Birlikte olmaya devam edeceğiz. Hukuk ve demokrasi mücadelesi vermeye devam edeceğiz. Baro başkanlarının değil hiç kimsenin sokak ortasında katledilmediği bir ülkede beraber yaşayacağız” ifadelerini kullandı. 

Mezopotamya Ajansı (MA)

Güncelleme Tarihi: 28 Kasım 2021, 20:26
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER