Kaynartepe’de kentsel dönüşüm adı altında göçertme planı

Bağlar Belediyesi önerisiyle yapılan kentsel dönüşüm projesiyle 5 bin kişi yerinden göç ettirilecek. Şehir Plancıları Odası, projenin revize edilmesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvurdu.

Kaynartepe’de kentsel dönüşüm adı altında göçertme planı

Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesi Kaynartepe Mahallesi’nde yer alan 53 dönümlük alanın, 25 Eylül 2020 tarihinde Resmi Gazete'de Cumhurbaşkanı kararıyla riskli bölge ilan edilerek, kentsel dönüşüm kapsamına alındığı kararından "yerinden göç ettirme planı" olduğu ortaya çıktı. Bağlar Belediyesi'nin "terör tehdidi" önerisiyle Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'yle kentsel dönüşüm kapsamına alınmasıyla bölgede bulunan yapıların yıkılmasıyla 5 bin kişinin evini terk etmesi bekleniyor. Kentsel dönüşüm projesinin uygulanacağı alanda şu anda 6 bin 750 kişi yaşarken, projen kapsamında yapılacak yeni yapılarda bin 750 kişiye yetecek kadar yapının yapılacağı ortaya çıktı. 

'5 BİN KİŞİNİN GÖÇ EDECEĞİ VARSAYILMIŞ'

5 bin kişinin "göç edeceği varsayımı" ile hazırlanan projenin revize edilmesi için Şehir Plancıları Odası Diyarbakır Şubesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvurdu. Konuya ilişkin bilgi veren Şehir Plancıları Odası Diyarbakır Şubesi Eşbaşkanı Çekdar Taşkıran, "Söz konusu plan 5.36 hektar büyüklüğünde bir alanı kapsamaktadır. Bu alanda yaklaşık 6 bin 750 kişinin yaşadığı belirlenmiştir. Yayınladıkları rapora göre, proje alanında mevcutta bin 345 hane, 171 iş yeri, 53 depo alanı, 1 eğitim alanı, 2 ibadet alanı bulunmaktadır. Yine rapora göre, bölgenin nüfusunun giderek azaldığı öngörülmüş ve 1 bin 750 kişinin alanda barınacağı şekilde hesap yapılmıştır. Geriye kalan yaklaşık 5 bin kişinin ise bölgeden göç edeceği varsayılmış olup 60 yıllık tarihi olan ve daha çok göçle şekillenen bu ilçenin nüfusu, resmi rakamlara göre 396 bini geçmiş durumda" diye konuştu.

Yine rapora göre, göç edeceği varsayılan 5 bin kişiye ilişkin mekânsal, sosyal veya ekonomik koşulları için herhangi bir öneride bulunulmadığını ifade eden Taşkıran, bölgede kalacağı öngörülen 1 bin 700 kişi için ise yönetmelikte sağlamaları gereken sosyal donatı alanı (yeşil alan, eğitim, sağlık gibi) karşılanmadığını söyledi.

"İmar planları şeffaf yürütülmesi, halkla detaylı anketlerin yapılması ve kentin diğer dinamiklerinin görüşünün alınması gereken süreçlerdir" diyen Taşkıran, ancak hazırlanan plan ve raporu incelendiğinde sadece bazı resmi kurumların görüşünün alındığı, meslek odalarının ve diğer sivil toplum örgütlerinin görüşünün alınmadığı görüldüğünü kaydetti.

'RANT PROJESİDİR'

Planın bütüncül yaklaşımdan uzak olduğunu dile getiren Taşkıran, "Planda dikkat çeken bir diğer detay ise; genel geçer kararlar olduğudur. Güvenli ve sağlıklı yerleşmeler oluşturmadan söz edilse de bunun nasıl yapılacağı detayına yer verilmemiştir. Yine yapılan anket sonuçlarında alanda engellilik oranı yüzde 15 olmasına rağmen planlama kararlarında bu gözetilmemiştir. Kentsel dönüşüme konu olan yerleşimler; kent içinde sosyo-ekonomik açıdan görece düşük seviyede olan, işsizlik seviyesinin yüksek olduğu, ekonomik gerekçelerin mekana yansıdığı alanlardır. Bağlar ilçesinde yapılmak istenilen dönüşüm modeli tamamen fiziksel bir değişimdir. Bölgede yaşayan insanları içeren herhangi bir ekonomik model tasarlanmamış olup yapı bazlı fiziksel değişimlerle sorunlara çözüm getirilmek istenmiştir. Bölge insanının ihtiyaçlarını karşılamak yerine kullanıcı profilini değiştirip rantsal mekanlar yaratmak üzerine kurulmuş bir dönüşüm projesidir" ifadelerini kullandı.

Meslek odası olarak bizler fiziksel, sosyal ve ekonomik açıdan değişeme ihtiyacı olan alanlarda uygulama yapılmasına karşı olmadıklarını söyleyen Taşkıran, "Ancak yapılmak istenilen uygulamalara meslek odalarının ve bölge insanın daha doğru temelde katılımcı paydaşlardan olması gerektiğini düşünüyoruz ve yapılan dönüşümlerin bölgede yaşayan insanlara hem daha sağlıklı yaşam koşulları hem de bu koşulları devam ettirebilecek ekonomik çözümlemelerle birlikte olması gerektiğini düşünüyoruz" diye ekledi.

'İTİRAZ BAŞVURUMUZU YAPTIK'

Kaynartepe Mahallesi’nde bulunan kentsel dönüşüm alanı olarak 25 Eylül 2020'de 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında Cumhurbaşkanlığı Kararı ile ve 3027 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak "riskli alan" ilan edildiğini hatırlatan Taşkıran, "Riskli alan ilan edilebilmesi için Bakanlığa sunulması gereken verilerden biri de öneri imar plan taslaklarıdır. Diyarbakır'da bulunan meslek örgütleri olarak bu öneri plan taslaklarını ve plan verilerini Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden Bağlar Belediyesi’nden ayrı ayrı talep ettik, ancak bu süreç içinde meslek örgütleriyle bu bilgiler paylaşılmadı. Kente dair hemen her konuda kamusal faaliyet sürdüren meslek odalarıyla planlama alanıyla ilgili veriler paylaşılmadığı gibi planlama sürecine de dahil edilmedi. Sonrasında ise 02 Nisan 2021'de kentsel dönüşüm alanına yönelik imar planları Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından ilan edildi. İmar planları onaylandıktan sonra ilan edilir ve askıya çıkarılır, askı süresi 30 gündür ve bu süre içinde plana itirazı olan tüm ilgililer plana itiraz edebilir. Askı süresi bittikten sonra kurum itirazları değerlendirir ve plan ya kesinleşir ya da iptal olur. Biz de askıya çıkan imar planlarını inceledik ve gerekli itiraz başvurumuzu yaptık" şeklinde konuştu.

Mezopotamya Ajansı (MA)

Güncelleme Tarihi: 01 Mayıs 2021, 19:50
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER