Katliamın 119’uncu ayı: Barışın yolu Roboski’den geçer

Roboski Katliamı’nın 119’uncu ayında seslenen İHD MYK Üyesi Nuray Çevirmen, “Roboski, devletin ve iktidarın sınavıdır. Bu topraklarda ‘Barış ve Adalet’in yolu, mutlaka ve önce Roboski’den geçecektir” dedi.

Katliamın 119’uncu ayı: Barışın yolu Roboski’den geçer

Roboski İçin Adalet Girişimi üyeleri, Şırnak'ın Roboski köyünde savaş uçaklarının bombardımanı sonucu 19’u çocuk 34 kişinin katledilmesinin 119’uncu ayında da bir araya geldi. İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi önünde gerçekleştirilen açıklamaya, çok sayıda kişi katıldı. “Katiller bulunsun, Roboski bir daha asla” pankartının açıldığı açıklamayı, İHD Merkez Yürütme Kurulu üyesi Nuray Çevirmen okudu.

Sınır ticareti yapan Roboskili ailelerin TSK tarafından atılan 4 bomba ile katledildiğini hatırlatan Çevirmen, “Bizler aradan geçen 119. ay, 513. hafta ve 3 bin 591. gününde yine adalet arayışının peşinde olarak, sözümüzü söylemek için bir aradayız. Roboski Katliamı’nın üzerinden 10 yıl geçti ve önümüzdeki ay 11. yılına girecek. Ancak bu kadar uzun zaman geçmesine ve katliam vicdanlarda mahkum edilmiş olmasına rağmen hukuksal anlamda adaletin sağlanabilmesi mümkün olmamıştır” dedi.

‘KATLİAM VARSA SUÇLULAR DA VARDIR’

Cezasızlık zırhı ile faillerin korunduğunu söyleyen Çevirmen, faillerin korunmaya devam edildiğini kaydetti. Katliamın ardından tek bir kişinin dahi hakim karşısına çıkmadığını dile getiren Çevirmen, “Ancak adalet talep eden ve yakınlarının acısını her gün yeniden yaşamak zorunda kalan aileler cezalandırıldı; gözaltına alındılar, cezaevine konuldular, eylemleri yasaklandı, sesleri kısılmak istendi, çaldıkları tüm kapılar yüzlerine kapandı. Roboski katliamını hatırlatan her şey silinmek istendi; Roboski-Der bir kararname ile kapatıldı, Diyarbakır Dicle Kent Bulvarı üzerindeki bir parkta bulunan Roboski Anıtı yerinden kaldırıldı. İç hukuk yollarının tamamı kapatıldı ve dosya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden (AİHM) geri döndü. Ancak unutulmamalıdır ki ortada bir katliam varsa, bir de suçlular vardır ve en nihayetinde bu suçlular ortaya çıkacaktır” diye belirtti. 

‘KİMSE GERÇEĞİ AÇIKLAMIYOR’

Yaşam hakkının korunmasının devletin en temel yükümlülüğü olduğunun altını çizen Çevirmen, şöyle devam etti: “Sorumlular ortaya çıkarılmıyor, kimse gerçeği açıklamıyor, davalar kapanıyor, zaman aşımına uğruyor. Bu davaların ve gerçeğin peşine düşenler katlediliyor, tehdit ediliyor, kaçırılıyor, gözaltına alınıyor, tutuklanıyor, korkutuluyor. Ne yazık ki bu döngünün binlerce örneği mevcut, ancak çark tüm bilinenlere rağmen devam ettiriliyor.”

‘ROBOSKİ İKTİDARIN SINAVI’

Roboski’ye adalet gelmeden Türkiye’ye adalet gelmeyeceğini vurgulayan Çevirmen, “Geçmişle yüzleşmeden hesaplaşılmadan gelecek inşa edilemiyor ve adaletli bir düzen kurulamıyor. Yaşadıklarımızın aslı; devlet, cezasızlık, savaş, adaletin olmayışıdır. Hiçbir katliamın zaman aşımı yoktur. Roboski aydınlatılmadıkça, yaşananlar açıkça halka anlatılmadıkça ülke siyasetinde sivilleşme, demokratikleşme söz konusu olmayacaktır. Roboski, devletin ve iktidarın sınavıdır. Bu topraklarda ‘Barış ve Adalet’in yolu, mutlaka ve önce Roboski’den geçecektir. Roboski bu toprakların utancı, kanayan yarası ve adalet arayışıdır” ifadelerini kullandı.

Mezopotamya Ajansı (MA)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER