İzmir depremi 1'inci yılında: Aileler hala konteynırda yaşıyor

İzmir depremi 1'inci yılını geride bırakırken, yetkililerin depremzedelere barınma sorunu ve zararlarına ilişkin verdiği sözler tutulmadı. Aileler hala konteynırda yaşarken, yurttaşlar inşa edilen yeni yapılar için de yüksek miktarda borçlandırıldı.

İzmir depremi 1'inci yılında: Aileler hala konteynırda yaşıyor

İzmir’in Seferihisar ilçesi açıklarında 30 Ekim 2020’de 6.6 büyüklüğünde, yaşanan depremin üzerinden 1 yıl geçti. Deprem kent genelinde büyük yıkım yarattı. Resmi rakamlara göre 117 kişinin yaşamını yitirdiği felakette bin 34 kişi de yaralandı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na göre, 10 ilçede 4 bin 424 binada ve 33 bin 434 bağımsız bölümde hasar oluşurken, en büyük yıkım Bayraklı ilçesinde gerçekleşti. İlçede 8 bina tamamen çökerken yüzlerce binada da hasar oluştu. Deprem sonrası uzmanların yaptığı açıklamalar ise yaşanan ihmalleri gözler önüne serdi. Jeoloji Mühendisleri Odası, yaptığı açıklamalarda 90’lı yılların başında tarım arazisi olarak kullanılan ve güncel alüvyonlarla dolu olan bölgenin imara açılmasının felaketi getirdiğini belirtti. Yine uzmanlar, Bayraklı’nın zeminden kaynaklı yapılaşmaya uygun olmamasına rağmen imara açılması ve denetimsizliğin ilçede büyük yıkıma neden olduğunu açıkladı. 

BARINMA SORUNU

Depremin pandemi döneminde yaşanmış olması ise ayrı bir sorun oluşturdu. Sokakta yaşamak zorunda kalan binlerce insan, kalabalıkların yarattığı sağlık sorunları ve hijyen problemiyle karşı karşıya kaldı. AFAD çadırlarının yetersiz kaldığı kentte birçok insan park ve sokaklarda yatmak zorunda kaldı. Aradan geçen 1 yıla rağmen yurttaşlara kalıcı barınma sorunu sağlanamadı, birçok yurttaş halen konteynırlarda kalmaya devam ediyor. Yine deprem sırasında hasar gören 83 okulla ilgili de adım atılmadı. Bayraklı’nın birçok bölgesinde bir binada 2-3 okul hizmet vermek zorunda kalıyor. Kalabalık sınıflar ciddi sağlık sorunu yaratırken, hasarlı okullar onarılmadı. 

YENİ BİNALAR YAPILIYOR

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yıkılan binaların yerine 7 proje alanı açarak, bin 444 konut ve 208 iş yeri inşa çalışmalarını başlattı. Zemin artı beş kattan oluşacak 20 binanın yapımına 22 Şubat 2021’de başlanıldı. Bayraklı Refik Şevket İnce Mahallesi’nde bulunan İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi yanındaki 375 hektarlık rezerv (yeni yerleşim) alanda depremzedeler için yapılacak diğer konut projesinin de zemin etüt, imar ve proje çalışmaları sürüyor. İlk etapta 3 bin 500 konutun planlandığı rezerv alanda, 397 konut için yapım ihalesi tamamlandı. Projeye göre, önceden zemin artı 7 kat olan binalar, zemin artı 5 kat şeklinde planlandı. Binalarda azalan daire sayılarından kaynaklı geriye kalan daire sahipleriyse rezerv alana yapılacak dairelere yerleştirilecek. Kimin bu alanlara gideceğine dair kura çekimi yapılacak olmasıysa birçok yurttaşta hak kayıplarına neden oldu. Aynı zamanda 130 metrekare civarında olan eski konutlar, 75 metrekareye düşürüldü.

YARGILAMALAR VE İHMALLER

Depremle ilgili yargılamalar ise sadece müteahhitler ve apartman yöneticileriyle sınırlı kaldı. Yıkılan apartmanlarla ilgili yargılamalar, tek tek yürütülüyor. En çok ölümün olduğu Rıza Bey Apartmanıyla ilgili yapılan yargılama sırasında binanın 2005 depreminde hasar aldığı, buna rağmen bir inceleme yapılmadığı ortaya çıktı. Apartman mimarının “İnşaat sahasında hiç bulunmadım” diye ifade verdiği davada, 3’ü tutuklu 9 kişinin yargılaması devam ediyor.

15 kişinin öldüğü Doğanlar Apartmanı davasında, 2’si tutuklu 4 sanık yargılanıyor. Yargılama sırasında binada 2018 yılında yapılan tadilat sırasında taşıyıcı kolonlara hasar verildiği belirtildi. Yine tutuksuz sanıklardan binanın nezaretçisi, şirketin ekstra maliyet çıkmaması için işten anlamamasına rağmen kendisini bu görevde gösterdiklerini söyledi. 11 kişinin yaşamını yitirdiği Yılmaz Erbek Apartmanı ise alt katında bulunan marketin kolonları kestiği iddialarıyla gündeme gelmişti. Yargılama sırasında tanık ve sanık ifadeleri bu iddiaları doğrularken, binaya dair hiçbir denetimin yapılmadığı anlaşıldı. Apartmanın müteahhitti tutuklu bulunurken, mimarı ise serbest bırakıldı. 30 kişinin yaşamını yitirdiği Emrah Apartmanı'yla ilgili yargılama da aradan 1 yıl geçmesine rağmen başlamadı. 3 sanığın yargılanacağı dava Kasım ayında başlayacak.

DEPREMZEDELER DERNEKLEŞTİ

Depremin hemen ardından önce platform çatısı altında bir araya gelen depremzedeler, 17 Şubat’ta İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği’ni (İZDEDA) kurdu. Depremzedeler, siyasi parti ve devlet yetkilileriyle görüşerek barınma başta olmak üzere sorunlarının giderilmesini istedi. Bu taleplerle defalarca yürüyüş ve basın açıklaması yapan depremzedeler, Ankara’ya yürümeyi de gündemlerine aldı. İnşaatların yeniden yapımında emsal artışı ve faizsiz kredi talepleri olan yurttaşlar, açılan davaları da yakından takip etti. Sorumluların cezalandırılmasını isteyen yurttaşlar, suçun birkaç kişinin üstüne yıkılarak üstünün örtülmek istenmesine de tepkili. Yurttaşlar, sorumlu kamu görevlileri de dahil tüm sorumluların ceza alması için mücadelelerini sürdürüyor.

‘KREDİ TALEBİ KARŞILANMADI’

Depremin üstünden geçen bir yılı değerlendiren İZDEDA Başkanı Haydar Özcan, inşaatlarla ilgili sorunların devam ettiğini söyledi. Bayraklı ilçesinde oluşturulan 7 proje alanı içerisinde bulunan az hasarlı binaların 2 yıl geri ödememiz kredilerden yararlandığını aktaran Özcan, “Orta, az ve hatta hasar sonucu yıkılan binalarımızda da kentsel dönüşüm kredisinden yararlanması sağlanıyordu. Tabi bu haksızlık yarattı. Tam olarak eşitlenmese bile bir yıl ödemesiz 19 yıl ödemeli kredi çekmeye çalıştık. Proje alanlarındaki bin 500 kişinin mağduriyetlerinin giderilmesi için rezerv alan diye tabir ettiğimiz alanlarda hak sahipliği oluştursun istedik. Umarım ilerleyen zamanda bununla ilgili bir çözüm olur” dedi.

‘AZ HASARLI BİNALARA DESTEK YOK’

Yapılan projelerin dışında kalan 77 bin konut sahibininse devletten kredi beklediğini belirten Özcan, müteahhitlerin yeni evler için 500 bin lira istediğini aktardı. Bu paraları ödeyemeyeceklerini devlet yetkililerine söylediklerini kaydeden Özcan, “Kredi bekliyoruz. Eğer devlet bize 0 faiz oranıyla 2 yıl ertelemeli, kredi oluşturursa inşaatlara başlayabiliriz" diye belirtti.  

‘KİRA DESTEĞİ SAĞLANMADI’

Depremden sonra kira fiyatlarının katlanmaya başladığına dikkati çeken Özcan, “Az hasarlı konutlardaki insanlar evlerini parasızlıktan kaynaklı terk edemedi. 1 yıl önce evlerin kirası 2 bin lirayken 3 bin 3 bin 500 bandına çekildi. Bu da bizim için büyük bir sorun. Gönül isterdi ki devlet evlerimiz yapılana kadar bize kira desteğinde bulunsun. Bu destek insanlar üzerindeki ölü toprağını kaldırmış olurdu. 1 yıl geçmiş olmasına rağmen insanların travmaları bitmiş değil. Mahallesinden hatta ilinden göç edenler var. Evini yurdunu bırakıp gidenler var. Bu insanlar evlerimiz yapılsın tekrar dönelim diye bekliyor” ifadelerini kullandı.

‘AYNI MÜTEAHHİTLER BİNA YAPIYOR’

Yargılama sürecinin de sorunlu gittiğini dile getiren Özcan, 79 bin hasarlı binanın sorumluluğunun sadece 4-5 müteahhitte yıkılmaya çalışıldığını vurguladı. Bu insanların yanı sıra diğer sorumlularında ceza almasını istediklerini söyleyen Özcan, “Bu süre içerisinde ilginç olaylarla da karşılaştık. Mesela müteahhittin yaptığı ev ağır hasarlı olduğu için yıkılmış. Ama aynı müteahhit o evi yeniden yapıyor. Buna 'dur' diyecek bir makam yok. Müteahhittin evi geçmiş dönemde yıkılmışsa ve ‘sorun bende değil arsada’ diyorsa burada bir yanlışlık vardır. O kişinin karnesinin iptal edilip bir daha bina yapmasının engellenmesi gerekir" diye konuştu.

MA / Özlem Yayan - Tolga Güney

Güncelleme Tarihi: 29 Ekim 2021, 14:13
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER