‘He’ demesi 10 yıl cezaya yetti!

Dersim Belediyesi eski Eşbaşkanı Nurhayat Altun’a verilen 10 yıl cezaya, bir telefon görüşmesinde “He” demesi, katıldığı eylem ve etkinlikler gerekçe yapıldı. Kararda, Deniz Gezmiş’in “örgüt üyesi” olduğu ileri sürüldü.

‘He’ demesi 10 yıl cezaya yetti!

Barış ve Demokrasi Partisi’nden (BDP) Dersim Belediye Eşbaşkanı seçilen ve 2019’da görevden alınarak yerine kayyım atanan Nurhayat Altun hakkında verilen cezanın Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozulması üzerine başlayan davanın karar duruşması 21 Aralık 2021'de görüldü. Tunceli 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi, "örgüt üyesi olmak" iddiasıyla Altun'a 10 yıl hapis cezası verdi. Mahkeme, gerekçeli kararını da açıkladı. Dikkat çekici detayların yer aldığı gerekçeli kararda, Altun’un katıldığı 24 basın açıklaması, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) faaliyetleri, SMS mesajları, cenaze ve anma törenlerinin hükme esas alındığı belirtildi.  

GEREKÇE: HERKESİN BİLDİĞİNİ BİLMEK

Gerekçeli kararda, Sur, Nusaybin, Silopi ve Cizre ilçelerinde 2016’da ilan edilen sokağa çıkma yasakları sırasında sivil insanların öldürülmesine karşı 9 Şubat 2016’da yapılan kepenk kapatma eyleminin devam ettiği günün akşamında Altun’un gönderdiği bir mesajda, “Dükkanlar kapalı olabilir” demesi, “Örgütsel eylemlerden önceden haberdar olacak nitelikte biri olarak” değerlendirildi. 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve BDP’nin 8 Şubat’a basın toplantısıyla çağrısını yaptığı ve ertesi gün başlayan eylem devam ederken atılan mesaj “örgüt üyeliğinin” delili sayıldı. Cezaya gerekçe yapılan mesaja dair şunlar belirtildi: “Konuşmuş olduğu şahsa ‘Yarın gelirsin. Doktordan buraya gelmeden önce ara beni, çünkü burada dükkânlar kapalı olabilir.’ şeklinde beyanlarda bulunarak yapılacak kepenk kapatma eyleminden önceden haberdar olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla örgütsel eylemlerden önceden haberdar olacak nitelikteki kişilerden olduğu dikkate alındığında sanığın bu eylemi örgüt üyeliği kapsamında hükme esas alınmıştır.”

8 MART EYLEMİ

Altun’a verilen cezasının gerekçelerinden bir diğeri, dünyanın birçok ülkesinde kutlanan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında yapılan bir etkinlik oldu. Etkinlikte açılan “Kobane zaferimizdir, Özgecan isyanımızdır, yaşasın 8 Mart, savaşa, katliamlara, tecavüze ve emek sömürüsüne karşı örgütlenelim” pankartı cezaya gerekçe yapıldı. 

Kararda, tutuklu kadınlara kart gönderilmesi amacıyla hazırlanan listenin Altun’a e-mail üzerinden bildirilmesi suç sayıldı. Kararda, “(…) Eylemle ilgili önceden telefonuna çağrı yapıldığı, mesajda tutuklu adres listelerinin de gönderileceğinin belirtildiğinden eyleme telefonuna gelen örgütsel talimat doğrultusunda katıldığı anlaşıldığından sanığın bu eylemi örgüt üyeliği kapsamında hükme esas alınmıştır” denildi.

TELEFON GÖRÜŞMESİ 

Altun’un 25 Mayıs 2016’da yaşanan bir çatışmada yaşamını yitiren hemşerisi Cemile Sünger’e dair bir kişiyle yaptığı telefon görüşmesinde, “Askerlerdir değil mi?” sorusuna “He” şeklinde cevap vermesi “PKK’yi yüceltmek” olarak değerlendirildi. Kararda, “He, diyerek PKK/KCK terör örgütü mensubunu asker olarak gördüğü ve aileye yardımcı olmak adı altında etkisiz hale getirilen terörist hakkında bilgi almaya çalıştığı, böylece sanığın terör örgütü ve örgüt mensuplarını sahiplenerek yücelttiği anlaşıldığından sanığın bu eylemi örgüt üyeliği kapsamında hükme esas alınmıştır” diye kaydedildi. 

Altun’un avukatıyla yaptığı görüşmede, bölgedeki sokağa çıkma yasakları sırasında öldürülen sivillere ilişkin üzüntüsünü belirtmesi gerekçeli kararda, “Devletin masum vatandaşları, Kürt halkını katlettiğini söyleyerek açıkça terör örgütünü desteklediğini belli ettiği…” şeklinde değerlendirildi. 

MUNZUR FESTİVALİ

Dersim Belediyesi tarafından her yıl organize edilen Munzur Festival’inin “örgüt propagandasına” dönüştüğü ileri sürüldü. Altun’un, Newroz kutlamalarına hazırlık için bir kişiyle yaptığı görüşmede, “Sanki Dersim Türk illerinden biri gibi yaklaşıyorsunuz ya” sözleri “Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde ayrı bir devlet kurma hayali olan PKK/KCK örgütünün görüş ve ideolojisini benimsediğini açıkça beyanı” olarak yorumlandı. 

‘DENİZ GEZMİŞ ÖRGÜT ÜYESİDİR’  

68 gençlik hareketinin önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın “terör örgütü mensubu” olduğu iddia edildi. 3 devrimci için yapılan anmaya dair kararda şu ifadelere yer verildi: “Deniz Gezmiş-Hüseyin İnan-Yusuf Aslan isimli terör örgütü mensuplarının Cemevi’nde yapılacak olan anması ile ilgili örgütsel birliktelik adına telefonuna SMS geldiği yazılı metin haline dönüştürülen diğer iletişimin tespiti kayda alınması tutanakları da bir arada değerlendirildiğinde sanığın örgütsel olarak sürekli bilgilendirildiği, yapılacak yasa dışı eylemlerden önceden haberdar edildiği, yine söz konusu eylemlerde organizasyon şeması içerisinde olduğunun tespit edildiğinden sanığın bu eylemleri örgüt üyeliği kapsamında hükme esas alınmıştır.”

ANADİL GÜNÜ AÇIKLAMASI

Altun’a verilen cezanın gerekçeleri arasında Dünya Anadil Günü’nde Eğitim Sen’in yaptığı basın açıklamasına katılması da yer aldı. Kararda, 21 Şubat 2013’te Belediye Konuk Evi önünde Eğitim Sen’in yaptığı açıklamaya Altun’un “örgütsel çağrıyla” katıldığı ileri sürüldü. Bunun karara gerekçe yapılması ise şöyle aktarıldı: “Diyarbakır Eğitim-Sen Şube Başkanlığının yaptığı çağrılar ve PKK-KCK … güdümünde yayın yapan www.fıratnews.com isimli internet sitesinin 20.02.2013 tarihinde yaptığı çağrılara uyarak ilimiz Belediye Konukevi önünde “Dünya Anadil Günü” konulu basın açıklamasına katıldığının görüntü inceleme ve tespit tutanağı ile tespit edildiği, sanığın örgütsel çağrılar sonucunda eyleme katıldığı tespit edildiğinden sanığın bu eylemi örgüt üyeliği kapsamında hükme esas alınmıştır.”

Mezopotamya Ajansı (MA)

Güncelleme Tarihi: 20 Ocak 2022, 15:18
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER