Botan’da ‘Özgürlük Zamanı’: ‘Sahte Kürt’ devranı bitti

HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, iktidarın “sahte Kürt” yaratmak istediğini belirterek, “Ölümü gösterenler var, sıtmaya razı edenler var. Artık bu oyunlarla yol alamazlar. O devran bitti” dedi.

Botan’da ‘Özgürlük Zamanı’: ‘Sahte Kürt’ devranı bitti

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şırnak İl Örgütü, “Özgürlük Zamanı” kampanyası kapsamında 21 Ağustos’ta kentte gerçekleştirilecek halk buluşması çalışmalarının startını verdi. HDP, bu kapsamda partinin Cizre İlçe Örgütü’nde halk toplantısı düzenledi. Toplantıya, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, milletvekilleri Nuran İmir, Hasan Özgüneş ve Hüseyin Kaçmaz ile Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivistleri, Barış Anneleri Meclisi üyeleri ve çok sayıda kişi katıldı. Toplantı, 18 Ağustos 1992’de Şırnak Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin anılmasıyla başladı.

‘KÜRTLER ÖZGÜRLÜK İÇİN DİRENİYOR’

Tayip Temel, Kürtlerin tarihi bir süreçten geçtiğini belirterek, “Kürtler dört parça Kürdistan’da varlık mücadelesi yürütüyor. Yüzyıldır parçalanan bu halk, özgürlüğü için direniyor. Kürt halkı yürüttüğü mücadelede büyük bedeller ödedi ve bugünlere geldi. Bu mücadeleyle Rojava’da büyük bir kazanım elde edildi. Rojava, Ortadoğu halklarına öncülük ediyor. Halklar, Rojava modelini örnek alıyor. Bu, Botan’ın yıllardır yürüttüğü mücadelesinin sonucudur” dedi.

‘BOTAN MORAL KAYNAĞI OLDU’

Kürtlerin her alanda özgürlük mücadelesi yürüttüğünü dile getiren Temel, “Kürtler, yaşamın her alanında kendisine saldıran faşist bir rejime karşı mücadele ediyor. Bu politikalar Botan’da özel olarak uygulanıyor. Botan tüm bu saldırılara karşı Kürt halkının moral kaynağı oldu” diye konuştu.

ŞENGAL’E SALDIRILAR

Türkiye’nin Şengal’e yönelik devam eden hava saldırılarına dikkat çeken Temel, “Bugün Kürtlere düşmanlık besleyenler, dün Şengal’de bir kez daha katliam zihniyetini bizlere gösterdi. Ankara, Êzidîlerin statü sahibi olunmasına tahammül edemiyor. AKP, Güney Kürdistan’da, Rojava’da Kürtlerin statü sahibi olmasına tahammül edemiyor. Bu rejimi tanımak için sadece Şengal’e bakmak yeterli. 74 ferman yaşayan Êzidîlere saldırı, DAİŞ’in başaramadığı katliamı tamamlama çabalarıdır. Bu zihniyet, Konya da İzmir de ve birçok yerde iş başında. Kürtlüğü suç haline getirdiler, Kürtçe konuşmayı suç haline getirdiler” ifadelerini kullandı.

ÖCALAN HAKİKATİ

Kürt halkının bu saldırılar karşısında geri adım atmayacağını vurgulayan Temel, “Botan hakikati haykırıyor. Konya’da, İzmir’de saldırılarla, HDP’ye yönelik baskılarla, Şengal’e yönelik hava saldırılarıyla Kürtlerin iradesini kıramazlar” şeklinde konuştu. Kürtlere yönelik saldırıların PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecritle başladığını belirten Temel, şunları söyledi: “Sayın Öcalan tecrit altına alınırsa, Kürtlere, belediyelerine saldırılar olursa, Şengal bombalanırsa, Kürt halkının geri adım atacağını düşünüyorlar. Bu halkın Sayın Öcalan’ın felsefesiyle özgürlük mücadelesi yürüttüğünü iyi bilsinler. Saldırılarla Sayın Öcalan’ın hakikatini zayıflatamazlar.”

‘TEK YOL TECRİDİN SONLANDIRILMASI’

Kürt sorununun çözümünün Öcalan ile mümkün olduğunun altını çizen Temel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün sahte Kürt yaratmak istiyorlar. O günler geçti, artık bu oyunlarla yol alamazlar. Tek hakikat, Kürtlerin özgürlüğüdür. Bu, demokratik bir çözümle, Kürtlerin dilini, kimliğini kabul etmekle sağlanır. Diyarbakır meydanında yalan söylemlerle çözülmez. Çözüm yolu da muhatabı da biliniyor. Çözüm Sayın Öcalan’dır. Eğer çözüm isteniyorsa, tek yol İmralı’da zulüm tecridinin sonlandırılmasıdır. Avukatları, siyasi heyetler Sayın Öcalan’la görüşmeli. Sadece görüşmeyle de olmaz. Sayın Öcalan’ın özgürlüğü sağlanmalı. Kürt sorununu çözüme götürecek tek yol budur. Geriye kalan yol ve yöntemler yalan ve aldatmadır. Kürtler de bir daha bu yalanlara kanmayacaktır.”

‘O DEVRAN BİTTİ’

Temel, Kürt sorununa dair şöyle konuştu: “Ne AKP ne muhalefet, Kürtlerden beklentileri olanlar, Kürtlerin desteğini bekleyenler, Kürt halkının hakikatini tanımalıdır. Katliamlardan, baskı ve tehditlerden, Kürtlerin iradelerine yönelik saldırılardan vazgeçilmeli, belediyelerin gasp edilmesinden vazgeçilmeli, siyasi tutukluların özgürlüğü sağlanmalı. Kürtlerin bu talepleri karşılanmalı. Ne zaman seçimlere doğru gidilse, Kürtleri hatırlıyorlar, biri ‘Kürt sorununu çözeceğim’ diyor, diğeri ‘Kürt sorunu yok’ diyor. Ölümü gösterenler var, sıtmaya razı edenler var. Kürtleri kendilerine mecbur görüyorlar. O devran bitti.”

DEMOKRATİK ÇÖZÜM YOLLARI

Partisinin kampanyaları kapsamında gerçekleştirdikleri buluşmaların ardından Eylül ayında demokratik çözüm yollarını kamuoyuna açıklayacaklarını söyleyen Temel, “Sadece açıklamakla kalmayacağız, demokratik çözümün mücadelesini büyüteceğiz. Kimseden çözüm beklemiyoruz, çözüm direniştir, çözüm birliktir, çözüm örgütlenmektir. Artık finale gidiyoruz. AKP-MHP ittifakı artık çaresiz, Kürtler güçlü. Bu nedenle Kürtlerin cenazelerinden, mezarlarından, çocuklarından, kadınlarından, topraklarından korkuyorlar. Bu zulme Kürtler son verecek. Bunu direnişin kalesinden Ankara’ya, Hewlêr’e, Qamişlo’ya duyuracağız” dedi.

Toplantı, daha sonra basına kapalı devam etti.

Mezopotamya Ajansı (MA)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER