Bitmeyen yas, iki kutuya sığdırılan anılar…

Sur’da 2015 yılında katledilen Helin Şen’in annesi Nazmiye Şen, kızı yaşamını yitirdiğinden bu yana siyah giyiniyor. Kızından kalan eşyaları iki küçük kutuya sığdıran Nazmiye, mahkemenin yargılamayı durdurma kararına ise isyan etti.

Bitmeyen yas, iki kutuya sığdırılan anılar…

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde uygulanan sokağa çıkma yasağının devam ettiği 12 Ekim 2015 tarihinde ekmek almaya giden 12 yaşındaki Helin Hasret Şen, Kobra tipi zırhlı araçtan açılan ateş sonucu katledildi. Olaydan sonra sanık Abdullah E.hakkında “Taksirle ölüme neden olmak” suçuyla dava açıldı. Yargılama Diyarbakır 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde (ACM) görülürken, 24 Eylül günü davanın 4'üncü duruşmasında mahkeme heyeti sanık polis Abdullah E. hakkında soruşturma izni alınmadığı gerekçesi ile yargılamayı durdurma kararı verdi.

BİTMEYEN YAS...

Helin’in annesi Nazmiye Şen, kızını kaybettiğinden bu yana siyah giyiniyor. Helin’in katledilmesinin ardından 5 yıl geçse de Şen, yas tutmaya devam ediyor. Adalet yerini bulana kadar siyah giymeye devam edeceğini belirten Şen, “Ne zaman ki kızımın katili ceza aldı, o zaman beyazlar giyeceğim" diyerek yaşadığı acıyı dile getirdi.

Helin'in birkaç tişörtünü, Galatasaray forması, birkaç tane saç tokası ve ondan geriye kalan gazete kupürlerini iki küçük kutuya sığdıran Nazmiye Şen, "Kızımdan geriye kalan bunlar. Futboldan anlamazdı, ama Galatasaray takımını tutardı. Formasını hiç üzerinden çıkarmazdı. Bana evlat acısı yaşattılar" diye belirtti.   

'PİSKOLOJİK OLARAK BİZİ YIKMAYA ÇALIŞIYORLAR'

Mahkemenin yargılamayı durdurma kararı vermesine tepki gösteren Nazmiye Şen, davanın olaydan 4 yıl sonra açıldığına da dikkat çekti. Şen, "O kadar aradan sonra açılan bir davanın durdurulmasına anlam veremiyoruz. Davanın durdurulmasını kınıyorum. Psikolojik olarak bizi yıkmaya çalışıyorlar. Biz mücadelemizden de asla vazgeçmeyeceğiz. Avukatlarımız bir üst mahkemeye itirazda bulunacak. Dosyayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar taşıyacağız. Davanın açılması için çok uğraştık. Bütün deliller olmasına rağmen dava 4 yıl sonra açıldı. Çok zor süreçlerden geçerek biz bu mahkemeyi açtırdık” diyerek vazgeçmeyeceklerine vurgu yaptı.

'YARGIYA,ADALETE,VİJDANA,İMANA SIĞMIYOR'

Bu kararın beklenmedik olduğunu söyleyen Nazmiye Şen, "Uzun bir süreç olacağını, bizi yıpratan bir süreç olacağını düşünüyordum. Fakat böyle bir kararı beklemiyordum. Biz ertelenmesini bekliyorduk. Kısa süre içerisinde ceza verileceğini düşünmüyorduk. Helin annesinin, babasının gözbebeğiydi. Küçücük bir çocuğu öldürdü. Şimdi de kendi görevinin başında hayatına devam ediyor. Bu insanlık dışı bir şey. Bu ne yargıya, ne adalete, ne vicdana, ne imana sığıyor” sözlerine yer verdi.

'YOKLUĞUNA ALIŞAMADIK'

Bir annenin evladını kaybetmesinin çok zor olduğunu vurgulayan Nazmiye Şen, kendisi ve çocuklarının psikolojik olarak çok yıprandığını dile getirdi. Maddi ve manevi olarak kötü süreçlerden geçtiklerini ifade eden Şen, "Psikolojik tedavi görmek zorunda kaldık. Sinir damarımdan ameliyat oldum. İki yıl yürüyemez haldeydim. Eşimde tansiyon ve şeker hastalığı çıktı. O süreçten sonra toparlanamadık. Onun yokluğuna alışamıyoruz. Evladını kaybeden bir anne yarımdır. 10 Ekim’de ben kızımı kaybettim. Kızımla beraber bir yanımı da toprağa verdim. Dünyaya olan hevesimi, inancımı kızımla kaybettim. Kalan diğer yanımı da diğer çocuklarıma ayırdım. Benim kalan diğer yanım nefes alana kadar ben mücadelemden vazgeçmeyeceğim" dedi. 

Kızına olan özlemini, "Ne kadar üzülürsen üzül. Ne kadar derdin olursa olsun evladının bir gülümsemesi ile her şey unutulur" şeklinde dile getiren Şen, "Helin hayat doluydu. Her zaman gülerdi. Yaşlılara yardım etmeyi severdi. Kızımın yeri her zaman farklıydı. İlk göz ağrımdı" diye belirtti.

'CEZALANDIRILMADIKLARI İÇİN BUKADAR RAHAT ÖLDÜREBİLİYORLAR'

Davadan bir beklentisinin olmadığının altını çizen Nazmiye Şen, böylesi davaların nasıl kapatıldığını çokça gördüklerini hatırlattı. Bütün delillere rağmen faillerin cezalandırılmadığını söyleyen Şen, "Cezalandırılmadıkları için o kadar rahat öldürebiliyorlar. Eğer ceza verilseydi kimse böyle bir şey yapamazdı. Er ya da geç adalet yerini bulacaktır. Eğer bu cezasızlık politikası kalkarsa hiçbir gencimiz, çocuğumuz bu kadar rahat öldürülmeyecektir. Cezasızlık politikasına son verilmesini istiyoruz" ifadelerini kullandı.

'YALNIZ KALIYORUZ'

Nazmiye Şen dava için dayanışma çağrısında bulunarak şunları söyledi: "Helin’in davasına ses olun. Mezarda yatan çocuklarımızın sesine ses olun ki bir daha kimse ölmesin. Kızım için adalet istiyorum. Herkesin bu süreçte yanımda olmasını, davasına sahip çıkmasını istiyorum. Duruşmalarımız sahiplenilmiyor. Bizim için çok üzücü ve yıpratıcı oluyor. Yalnız olmadığımız söyleniyor ama hep yalnız kalıyoruz.”

'HİÇMİ VİJDANIN SIZLAMIYOR?'

Helin'i katleden Abdullah E.'ye seslenen Nazmiye Şen, "Hiç mi vicdanın yok? Küçücük kızımı öldürdün. Benim kızımı dünyadan kopardın. Hiç mi vicdanın sızlamıyor? Kızımı öldürdükten sonra nasıl olur da rahat dolaşabiliyorsun? Ailenle vakit geçirebiliyorsun. Ben senin kim olduğunu bilmiyorum, fakat adaletin er ya da geç geleceğini de biliyorum. Bu dünyada da ahrette de her iki elim yakanda olacaktır. Ben davamdan da vazgeçmeyeceğim" diye konuştu. 

Jinnews Haber Ajansı

Güncelleme Tarihi: 29 Eylül 2020, 19:04
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER