ATO Başkanı Prof. Şahin’den ‘mutasyonlu virüs’ uyarısı!

Antalya Tabip Odası (ATO) Başkanı Prof. Dr. Nursel Şahin, Kovid-19 pandemisinde dünya ile birlikte Türkiye’de varyant (mutasyonlu) virüs vakalarında artış yaşanırken yeni tedbirler almak yerine kontrolsüz bir normalleşmeye gidilmesini eleştirdi.

ATO Başkanı Prof. Şahin’den ‘mutasyonlu virüs’ uyarısı!

Türkiye’de bir yıldır etkisini sürdüren Koronavirüs (Kovid-19) pandemisine ilişkin Antalya Tabip Odası (ATO) ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Antalya Şubesi ortak açıklama yaptı. 

ATO binasında düzenlenen toplantıda konuşan ATO Başkanı Prof. Dr. Nursel Şahin, iktidarın süreci yönetemeyip pandeminin tüm yükünü üstüne yıktığı sağlık emekçilerin kendilerini koruyamadığı için tükenip, öldüklerini söyledi. Şahin, bu nedenle  Hükümete "suçlusunuz" diyerek tepki gösterdi.

Pandeminin dünyada neoliberal, özelleştirmeci sağlık politikalarının sonucu olarak arttığını söyleyen Prof. Şahin, birçok ülkede sağlık sisteminin iflas edip, koruyucu ve toplumsal sağlık hizmetlerinden uzaklaşma sonucu salgın önlenemediğinden bugünkü acı tablo ile karşılaşıldığını ifade etti.

‘SALGIN GÜNLÜK POLİTİKALARLA YÖNETİLDİ’

Şahin, Türkiye’de de bunlara ek olarak salgının epidemiyolojik veriler ışığında değerlendirilmeyip, günlük politikalar ile yönetilmeye çalışıldığını belirtti. Şahin, bu konuda şu eleştirilerde bulundu: “Ne yazık ki siyaset ve ekonomi, insan yaşamının ve bilimin önüne geçmiştir. Oysaki başka bir sağlık sistemi, başka bir dünya mümkündür. Bir yıllık sürede ısrarla sosyal ve ekonomik destekle toplumsal hareketliliğin kısıtlanması sağlanmamış, aktif sürveyans ve filyasyon bir yana, endikasyonu olan herkese dahi test yapılmamış, hastane tedavisi gerekmeyen hastaların izolasyonunda sorunlar yaşanmış, vaka sayılarının düşük gösterilmesi ile bulaş zinciri Sağlık Bakanlığı eliyle büyütülmüştür. Kasım-Aralık aylarında ise sağlık sistemi çökme noktasına gelmiş, ancak sağlık emekçilerinin özverili ve canla başla çalışması sonucu tablonun olabildiği kadar kötüleşmesi önlenmeye çalışılmıştır. Pandeminin sahada karşılanamaması sonucu ikinci ve üçüncü basamak hastanelerde hasta yoğunluğu artınca servisler ve yoğun bakımlarda yer bulma sıkıntısı yaşanması üzerine boş alanlar yataklı servis veya yoğun bakımlara dönüştürülmüştür." 

VARYANT VİRÜSTE ARTIŞ VAR!

Dünyada ve Türkiye’de varyant virüs artışının hızla devam ettiği uyarısında bulunan Şahin, yüksek risk bulunmasından ötürü yeni tedbirler alınması gerekirken Türkiye’de kontrolsüz bir normalleşmeye gidildiğini belirtti.

“Bunun sonuçları ne yazık ki hepimize tüm toplum olarak yeni bir pandemi artışı olarak yansıyacak, bu durum ise yeni hastalanma ve ölüm oranlarını da beraberinde getirecektir” diyen Şahin, şunları ekledi:  Buradan Sağlık Bakanlığına çağrımızı yineliyoruz. Bugün yapılması gereken kamusal ve toplumcu bir sağlık sisteminin gerekliliğini akıldan çıkarmadan işçilerin, işsizlerin, yoksulların, esnafın yaşamlarının ve sağlıklarını olumsuz etkilenmesini engelleyecek kararlar ve destekler alınmasıdır. Toplumsal hareketliliğe ve iller arası geçişlere, illere göre varyant virüs analizi yapılıp yeterli test ile uygun izolasyon önlemleri alınarak epidemiyoloji bilimi ışığında düzenleme getirilmeli, aşı doz ve hız oranı arttırılarak toplumsal bağışıklık hızla sağlanmalıdır." 

ATO Başkanı Prof. Şahin, sağlık meslek örgütleri olarak siyasi iktidardan beklentilerini ise şöyle sıraladı:

"* Covid-19 meslek hastalığıdır, önerdiğimiz yasa tasarısı kabul edilsin.

* Toplumsal sağlık için güçlü ve etkin birinci basamak sağlık örgütlenmesi sağlansın.

* Şiddetsiz bir sağlık ortamında çalışabilmek için yeni ve etkili 'Sağlıkta Şiddet Yasası' çıkarılsın.

* Emekliliğimize de yansıyacak temel ücret ile ekonomik ve özlük haklarımız iyileştirilsin.

* Özgür ve bilimsel çalışma ortamı için meslek örgütleri üzerindeki baskılara son verilsin.

* Liyakatsiz atamalar, tip sözleşme dayatmaları, tıp eğitimini niteliksizleştiren, altyapısı uygun olmayan tıp fakültelerinin açılması durdurulsun. Sağlık emek meslek örgütleri, tabip odaları ve hekimler olarak 14 Mart Tıp Haftası’nda sağlık ortamının tüm olumsuzluklarına rağmen sayısız eylem ve etkinliklerle 'Yitirdiklerimiz gönlümüzde, taleplerimiz dilimizde' diyeceğiz. Bir kez daha pandemide kaybettiğimiz sağlık emekçilerini saygı ve özlemle anıyor; hekimlik değerlerinden aldığımız güçle toplumsal sağlık için demokrasi ve adalet talep ediyoruz."

Mezopotamya Ajansı (MA)

Güncelleme Tarihi: 11 Mart 2021, 19:40
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER