21’inci yüzyılın toplama kampı: Patnos Cezaevi

HDP Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir, cezaevinde yaşanan hak ihlallerinin ciddi durumda olduğunu belirterek, “Patnos Cezaevi 21’inci yüzyılın toplama kampıdır” dedi.

21’inci yüzyılın toplama kampı: Patnos Cezaevi

Bölgede “Pilot cezaevi” olarak açılan Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi 2016’dan sonra sık sık hak ihlalleri ve kötü muamelelerle gündeme geldi. Cezaevinde kalan tutuklular, birçok kez “Nazi Kampı” benzetmesi yaparak, cezaevinde yaşananları özetlemeye çalıştı. 14 hasta tutuklunun bulunduğu cezaevinde son 2 haftada Rıdvan Yusufoğlu, Sezai Damar, Hivzullah Mutlu, Resul Alkol, Abdurrahman Çapan, Atilla Coşkuner ve soyadı öğrenilmeyen Kamuran adlı tutuklu koronavirüse yakalandı. Cezaevinden artan vakalara ilişkin bilgi verilmezken, koronavirüse yakalanan tutukluların toplu olarak bir koğuşa konulduğu belirtildi. HDP Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şubesi Başkanı Mehmet Karataş, Patnos Cezaevi’nde yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

‘İHLALLERİ BELGELEDİK’

İHD Van Şube Eşbaşkanı Mehmet Karataş, Türkiye’de cezaevlerinin yapısının siyasi konjonktürden ve yasal mevzuattan kaynaklandığını belirtti. Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin dernek olarak hazırladıkları bir raporla ihlalleri belgelediklerini anlatan Karataş, siyasi tutuklulara yönelik bakış açısının hiçbir şekilde değişmediğini ifade etti. 

DUYARLILIK ÇAĞRISI 

Patnos L Tipi Cezaevi’nde yaşanan birçok hak ihlalini dernek olarak yakından takip ettiklerini kaydeden Karataş, son süreçte koronavirüs vakalarının ortaya çıkmasından endişe duyduklarını söyledi. Cezaevlerinde bir tecrit yapısının oluşturulduğunu vurgulayan Karataş, “Patnos Cezaevi sürekli tutuklulara dönük hak ihlalleri ile gündeme geliyor. 4 hasta tutuklunun cenazesinin çıktı bir cezaevi olması oranın nasıl bir yer olduğunu gözler önüne seriyor. Cezaevlerinde yaşanan tecrit, insanlık onuruyla uyuşmayan bir hal aldı. Açlık grevleriyle tutuklular taleplerini dile getirdi ama ne yazık ki hiçbir yasal mevzuat ya da siyasi politika geliştirilmedi. Patnos’ta yaşanan bu ihalelere karşı siyasetçiler ve sivil toplum örgütleri dayanışmayı güçlendirmeleri gerekiyor” dedi. 

İNSANLIK DIŞI UYGULAMALAR 

Koronavirüs vakalarından dolayı Adalet Bakanlığı’na soru önergesi veren ve Meclis İnsan Hakları İzleme Komisyonu’na dilekçe sunan HDP Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir ise, Patnos Cezaevi kurulduğundan beri hak ihlalleri ile gündeme geldiğini söyledi. Cezaevinin bir kamp gibi inşa edildiğini ve izole edilerek hukukun askıya alındığı ifade eden Taşdemir, “Cezaevinde bir keyfilik söz konusudur. Cezaevinde yaşananları birçok kez Meclis gündemine taşıdık. Ama ihlaller son bulmadı. Yaşanan hak ihlalleri, tutsaklar üzerinde uygulanan hukuk dışı uygulamaları, hem Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na, hem Meclis Cezaevi Komisyonu’na hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne sunduk. Ama hala bir girişimde bulunulmadı. Koronavirüse yakalanan hastaların olduğu, testlerinin pozitif çıktığı ama tedavilerinin yapılmadığı yönünde bilgiler aldık. Bu insanların tedavilerinin yapılması için cezaevi müdürünü defalarca aramamıza rağmen geri bir dönüş alamadık” diye konuştu. 

TOPLAMA KAMPI

Patnos Cezaevi’nin tam bir toplama kampı mantığıyla yönetildiğini, her türlü hukukun rafa kaldırıldığı, inisiyatifin tamamen orada bulunan memurlara bırakıldığı anlatan Taşdemir, salgınla birlikte tutuklulara yönelik baskının daha da arttığını ifade etti. Taşdemir, “Tutukluların tüm hakları ihlal edildi, avukat görüşleri, telefon görüşmeleri, kitap, ortak alanı kullanma gibi tüm haklar engellendi. Tutuklulara yönelik çıplak arama dayatması, koğuş basma, revire sevklerinin yapılmaması gibi sorunlar yaşanıyor. Patnos Cezaevi’nde hukuk tamamen askıya alındı, keyfilik ve düşman hukukunun uygulandığı bir yer oldu. Patnos Cezaevi’ne 21’nci yüzyılın toplama kampı diyebiliriz. Adalet Bakanlığı’na yaptığımız başvurulara ve cezaevi idaresini aradığımızda bir dönüş olmuyor. Cezaevinden kimin sorumlu olduğu, muhatap olduğu bilinmiyor. Durum böyle olunca ailelerin kaygıları artıyor. Tüm insan hakları örgütlerinin, bu konuda çalışma yürüten STÖ’lerin duruma duyarlı olması gerekiyor. Bu tutukluların sesi olmak zorundayız” diye konuştu.(Ağrı/MA)

Güncelleme Tarihi: 30 Kasım 2021, 15:03
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER