100 cezaevinde 2 bin 500 tutuklu açlık grevine girdi

İmralı tecridine karşı başlatılan açlık grevi eylemlerine şimdiye kadar yaklaşık 2 bin 500 tutuklunun katıldığını belirten avukat Yusuf Çakas, taleplerin hukuki olduğunu ve bir an önce karşılanması gerektiğini söyledi.

100 cezaevinde 2 bin 500 tutuklu açlık grevine girdi

PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik ağırlaştırılmış tecridin sonlandırılması talebiyle PKK ve PAJK'li tutukluların başlattığı süresiz dönüşümlü açlık grevi eylemleri 35'inci gününde devam ediyor. Yaklaşık 100 cezaevinde sürdürülen eyleme, her grupta 300 ile 350 civarında tutuklu katıldı. 27 Kasım tarihinden bu yana 7 grupta yaklaşık 2 bin 500’e yakın tutuklu açlık grevinde yer aldı. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Hapishane Komisyon Üyesi ve MED Mezopotamya Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) yöneticisi Avukat Yusuf Çakas, eylemlere ilişkin Mezopotamya Ajansı'na değerlendirmelerde bulundu. 

SİVİL İTAATSİZLİK

Çakas, eylemlerin temel talebinin İmralı tecridi ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin sonlandırılması olduğunun altını çizdi. Tutuklu yakınlarının yaptıkları başvurular üzerinden yaklaşık 100 cezaevinde açlık grevi eylemi gerçekleştirildiğini, her grupta ortalama 300 ile 350 civarında tutuklunun yer aldığını ifade eden Çakas, şunları söyledi: "Açlık grevleri eylemleri bir sivil itaatsizlik durumudur. İktidarın, tutukluların taleplerinin hukuki olması nedeniyle bunu yerine getirmesi noktasında adımlar atması gerekiyor. İnsanlar hukuksuz, imkansız bir taleple greve başlamadılar. Biz sivil toplum örgütlerinin de rolü çok önemlidir. Sivil toplum, hukuk zemininde yapılan bir talep neticesinde hukuki taleplerinin yerine getirilmesini dile getiriyor. Önceki açlık grevlerinin birçoğunda ölümler yaşandı. Ölümlerin yaşanmasını istemiyoruz. Hukuksal bir talep için ölümler yaşanmasın ve talepler bir an önce yerine getirilmelidir." 

ANAYASAL HAK

Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) açlık grevlerini "ifade etme yöntemi, ifade özgürlüğü" olarak açıkladığını belirten Çakas, ancak açlık grevlerinin ardından cezaevlerinde disiplin ve hücre cezalarının verildiğini söyledi. Çakas, "Kişinin kendi bedeni üzerinde tasarruf yetkisinin olduğunu, kişi hangi taleple olursa olsun kendi bedeni üzerinde kendi kararlarını uygulama hakkı olduğunu belirtmiş. Bu haliyle açlık grevleri neticesinde farklı bir uygulamaya gidilmesi, disiplin cezalarının verilmesi, farklı baskı unsurlarının gerçekleştirilmesini de hukuki görmediğimizi dile getirmek istiyoruz. Bununla ilgili somut örnek olarak Diyarbakır Yüksek Güvenlikli Cezaevlerinde açlık grevleri ile beraber koğuş aramalarının çok sık yapıldığını, yine Tarsus Cezaevi’nde grevden çıkanlara iaşelerinin verilmediğini, Alanya Cezaevi’nde disiplin cezalarının verildiği noktasında tarafımıza yapılan başvurular var” dedi.  

‘AÇLIK GREVLERİ SÜRDÜRÜLECEK’

Tutukluların eylemleri sürdürmeye kararlı olduklarını aktaran Çakas, uzun vadede çeşitli hak ihlallerinin daha da yaygınlaşacağı konusunda kaygılı olduklarını söyledi. Tutuklu ailelerinin tedirgin olduğunu ifade eden Çakas, bu nedenle sivil toplum örgütleri ve siyasi partilerin ortaklaşması gerektiğinin altını çizdi. Çakas, “Komisyonların kurulması ve bu komisyonlarda alınan kararların basınla paylaşılması noktasında birçok çalışmamız var. Yine birçok hukuk örgütünün açıklamayı düşündüğü raporlar var. Bunları bir bütün olarak değerlendirmek gerekiyor. Yani açlık grevleri noktasında sivil toplum harekete geçmiş durumda. Bizler de hukuki taleplerin, aile başvurularının yerine getirilmesi noktasında diğer kurumlarla birlikte hareket etme noktasında çalışma planımız var" diye belirtti. 

‘2020 HAK İHLALLERİ YILI’

2020 yılının cezaevlerinde hak ihlalleri yılı olarak geçtiğini dile getiren Çakas, "Bu konuda yüzlerce rapor yayınlandı. Kamuoyu da bunun farkında. Geçtiğimiz günlerce çıplak arama meselesi tartışıldı. Kötü muamele meseleleri, pandemi gerekçesiyle ailelerle görüştürülmeme durumu, benzer koğuştaki tutukluların birbirini görememesi, cezaevinde bir tecrit halinin yaşanması, hijyene ulaşamama, sağlık koşulları gündeme geldi. 2020 yılında cezaevinde yaşamını yitiren 40’a yakın tutuklunun olduğu belirtiliyor. 2020 yılı, bir hak ihlalleri yılı oldu. Hem açlık grevlerinin hem de bütün hak ihlallerinin sona ermesi noktasında tüm toplumu 2021 yılının güzel bir yıl olması için duyarlı olmaya davet ediyoruz" şeklinde konuştu.

MA / Fahrettin Kılıç - Cengiz Özbasar

Güncelleme Tarihi: 31 Aralık 2020, 14:20
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER