Yaşam

Gözün 600 milyon yıllık evrimi

Araştırmacılar, insan gözünün de aralarında bulunduğu omurgalıların gözlerinin yaklaşık 600 milyon yıl önce yaşayan, başının ortasında tek gözü bulunan küçük bir canlıdan evrimleşmiş olabileceğini ortaya koydu.

Abone Ol

İsveç’teki Lund Üniversitesi ile İngiltere’deki Sussex Üniversitesi’nden araştırmacılar, omurgalıların görme sisteminin evrimsel kökenlerine ilişkin yeni bir model geliştirdi. Current Biology dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, tüm omurgalıların uzak atalarından biri yaklaşık 600 milyon yıl önce denizlerde yaşayan küçük ve solucan benzeri bir canlıydı. Araştırmacılar, planktonlarla (suda sürüklenerek yaşayan küçük canlılarla) beslenen bu canlının başının üst kısmında ışığı algılayan tek bir göze sahip olduğunu öne sürdü.

GÖZLER YENİDEN GELİŞTİ

Araştırmaya göre canlının daha eski atalarında çift gözler bulunuyordu. Ancak hareketsiz bir yaşam biçimine geçilmesiyle gelişmiş görme ihtiyacı azaldı ve çift gözler zamanla kayboldu. Başın ortasındaki ışığa duyarlı hücreler ise gece ile gündüzü ve hareket yönünü algılayan ilkel bir göz olarak varlığını sürdürdü. Ataların yeniden hareketli ve yüzerek yaşayan canlılara dönüşmesiyle gelişmiş görme ihtiyacı ortaya çıktı. Bugünkü omurgalıların çift gözlerinin, orta gözdeki ışığa duyarlı hücrelerin ve sinir ağlarının yeniden kullanılmasıyla geliştiği belirtildi.

RETİNANIN KÖKENİ BEYİNDE

İnsanların da dahil olduğu omurgalılarda görüntünün algılandığı retina (gözün arka kısmında ışığı algılayan sinir tabakası), embriyonun gelişimi sırasında beynin bir uzantısı olarak oluşuyor. Böcek ve kalamar gibi omurgasızların gözlerindeki ışığa duyarlı yapılar ise deri dokusundan gelişiyor.

Araştırmacılar, eski orta gözün kalıntılarının günümüzde insan beynindeki epifiz bezinde bulunabileceğini belirtti. Işık ve karanlık döngüsünü algılayan epifiz bezi, uyku düzenini sağlayan melatonin hormonunun (vücudun uyku saatini düzenleyen hormonun) salgılanmasında rol oynuyor.