Alkanat Konteyner Kent'te kalan Ercişli depremzedelerin, konteynerlerinin polis zoru ile boşaltılmaya başlanması üzerine depremzedeleri, kış ortasında nereye gidecekleri endişesi sardı. Elektrikleri kesilen ve hiçbir ısınma imkanları olmayan depremzedeler, yatak yorgan aracılığı ile birbirlerine sarılarak ısınmaya çalışıyor.
Haber: İdris YILMAZ
Van'da 2011 yılında meydana gelen depremlerin ardından Erciş'te Alkanat Konteyner Kent'e yerleştirilen, 2 yıldır barınma sorunları çözülmemesine rağmen dün polis zoru ile konteynerlerden çıkarılmak istenen depremzedelere, oluşan kamuoyu baskısı sonucu 7 gün süre verildi. Polisin ani baskını ile neye uğradıklarını şaşıran depremzedeler, geceyi soğuk, korku ve endişe içerisinde geçirdi. Mum ışığı altında sofralarını kuran depremzedeler, soğuk havada yemeklerini yerken, her an polisin yeni bir baskın yapmasının tedirginliğini yaşadı. Okula giden çocukların cep telefonu ışığı ile ödev yaptıkları görülürken, 9 çocuklu ailenin ferdi olan İbrahim Demir (14), polislerin silah ve hakaretlerle konteynerlerini bastığını anlatarak, "Yarın güneşin doğmasından korkuyorum. Çünkü gündüz olsa yine gelecekler. Depremin olduğu günde dışarıda kaldığımız gibi yine yağmurun ve karın altında yaşayacağız" dedi.
'Tek suçumuz yoksul olmak mı?'
Konteynerlerde çok üşüdüklerini dile getiren Demir, "Bizi burada çıkarsalar gidecek yerimiz yok. Bizim bu ülkede yaşamaya hakkımız yok mu? Sabahın olmasından korkuyorum. Hiç sabah olsun istemiyorum, çünkü sabah olsa yine gelecekler, burada bize hakaretler ettiler. Yine gelip hakaret edecekler, biz kime ne yaptık? Tek suçumuz yoksul olmak mı?" dedi.
'Kim bu şekilde yaşamak ister'
Ayakkabı boyacılığı yaparak geçimi sağladığını söyleyen 6 çocuk babası Medeni Demir de, gidecek bir yerlerinin olmadığını dile getirerek, "Depremden önce bir hayırseverin verdiği evde kalıyorduk. Deprem onu yıkınca konteynerlere yerleşmek zorunda kaldık. Günlerdir karanlıkta yaşıyoruz, havalar soğudu, yarın önümüz kış, kim bu şartlarda ve bu şekilde yaşamak ister ki? İmkânlarımız yok, ana yemeğimiz ilkbaharda salamura yaptığımız tuzlu balık ve kuru ekmek. Ayakkabı boyacılığından elde ettiğim günlük 10 ile 20 TL, çoğu zaman yağmur yağdığı zaman bunu da kazanamıyorum. Kaç gündür yağmur yağdığı için çalışmıyorum. Bizler devletin vatandaşı değil miyiz? Devlet bize söz vermişti, barınma sorunumuzu çözecekti. Şimdi kış ortasında bizi sokağa atıyorlar" dedi. Okula giden çocuklarından sınav parası istendiğini ve bunu dahi ödeme imkanı olmadığı için çocuklarının sınava giremediğini de dile getiren Demir, "Yoksul olduğumuz için devlet bizi insan yerine koymuyor. Hiçbir hakkımız yok, ne barınma ne eğitim ve ne de yaşam hakkı. Yetkilileri duyarlı olmaya çağırıyorum, bari bizi bu kış vakti idare etsinler" dedi.
'Çaresiziz'
Çobanlık yaparak geçimi sağlayan 9 çocuk babası Ekrem Yıldırım ise, durumlarının içler acısı olduğunu ifade etti. Dün yaşanan polis baskınını anlatan Yıldırım, "Sabah silah, hakaret ve aşağılayıcı ifadelerle polisler kaldığımız konteynerleri basarak, burayı boşaltmamızı söylediler. Sanki devlet bize saray yavrusu konutlar hazırlamış ve imkanlar sağlamış biz keyfimizden burayı terk etmiyoruz. Ben mevsimlik işçisiyim, geçimimi çobanlık yaparak sağlıyorum. 9 çocuğumla birlikte bir konteynerde kalıyorum. Halimizi çekin Başbakan görsün. Çoğu zaman kuru ekmek bile bulamıyoruz. Yaşadığımız yer kümes gibi bunu bile bize çok görüyorlar. Hepimiz buna rağmen burada yaşamak zorundayız. Bu kış vakti 9 çocuğumla birlikte nereye giderim ben?" dedi. Konteynerlerde geçen zorlu yaşamlarını anlatan Yıldırım, "Havalar soğuduğundan bu güne çocuklarım hasta. Bir baba olarak yüreğim yanıyor, içim parçalanıyor. Ben de çok meraklısı değilim bu konteynerlerin. Çaresizim, bu kadar çocukla ben nereye gideceğim. Kurtulmak için toplu intihar mı edelim. Bu uygulamalar bazen beni canımdan bezdiriyor. Sonra çocuklarımı düşünüyorum, cahillikten bilinçsizlikten bu kadar çocuk yaptım şimdi bakamıyorum. Ne yapacağız, nereye gideceğiz bilemiyorum, sabah belki gelirler tekrar boşaltırlar konteynerleri. Çaresiziz" diye konuştu. DİHA
Erciş'te Polis zoruyla karşılaşan depremzedeler endişeli!
Alkanat Konteyner Kent'te kalan Ercişli depremzedelerin, konteynerlerinin polis zoru ile boşaltılmaya başlanması üzerine depremzedeleri, kış ortasında nereye gidecekleri endişesi sardı.
Bunlar da ilginizi çekebilir