Çukurca’da çeltik zamanı

HAKKARİ - Çukurca’nın Narlı köyünde çeltik ekimine başlandı. Ramazan ayına denk gelmesi nedeniyle zorlu bir çalışma yürüten yurttaşlar, virüs salgınının olası sonuçlarına dikkati çekerek, sadece köylerinde yetiştirilen ürünlerin bütün bölgeye yetecek kadar olduğunu savundu.

Çukurca’da çeltik zamanı

Hakkari’nin Çukurca ilçesine bağlı Narlı (Bîyadir) köyünde yaşayan yurttaşlar, haftalardır devam eden yağmurun durması ardından çeltik ekimine başladı. Ramazan ayına denk gelmesi nedeniyle zorlu bir mesai yürüten yurttaşlar, sabahın erken saatlerinde tarlaların yolunu tutuyor. Gün boyu tarlalarda ter döken yurttaşlar, sadece köylerinde yetiştirilecekleri ürünlerin bütün bölge insanına yetecek kadar olduğunu belirtiyor. 

Koronavirüs (Kovid-19) tehdidine karşı kendilerince önlem aldıklarını dile getiren yurttaşlardan Faruk Seven, çalışmak zorunda olduklarını söyleyerek, “Üretemezsek açlıktan öleceğiz. Kıtlık olacak. Büyüklerimiz bizlere anlatırdı. Daha önce de böyle bir veba salgını olmuş ve ardından kıtlık çıkmış. Bölgemizdeki birçok insan kıtlıktan kırılmış perişan olmuş. Eceli gelen elbette ölecek; ama bizler bu günden tedbir alamazsak yarınlarda aç kalacağız. Bu araziye her bir bölüme 4 kilogram ekin ekeceğiz 5 ay sonra en az 100 kilogram ürün elde edeceğiz. Bundan daha bereketli bir şey olabilir mi? Bu yüzden yönümüzü ekine verelim ve kimseye muhtaç olmayalım” dedi. 

TÜM BÖLGEYE YETER 

Sıcak bir iklime sahip olan köyde pirinç, buğday, mısır, maş fasulyesi, susam gibi birçok ürünün ekiminin yapıldığını dile getiren Seven, sadece köylerinde yetiştirilecekleri ürünlerin bütün bölge insanına yetecek kadar olduğunu söyledi. 

İMECE USULÜ

Hazırlanan çeltik tarlalarında imece usulü yardımlaşmayla çalıştıklarını dile getiren Ümit Özbek, “Bu yıl yağmurlar çok yağdı ve aslında bu işleri yapmak için biraz da geç kaldık. Çeltik ekimi Nisan başında tarlaların ekimi ile başlar. Tarlalar ekildikten sonra arazi çeltik havuzları olarak hazırlanır. Ardından havuzlara su bırakılır. Toprak suya doyunca önden birkaç kişi bu havuzları bulandırarak çamurun yoğunlaşması için hazırlanır. Ardından da birisi bir hafta suda bekletilen ve çil çıkaran pirinçleri havuzlara eker” şeklinde, anlattı. 

TEK ÇARE TOPRAK

Salgın virüs nedeniyle insanların köylere yerleşmeye başladığını hatırlatan Özbek, “Arık hepimiz anladık ki köylerde üretemezsek yaşam daha da zor olacak” dedi. 

Erkeklerle birlikte her işe koştuklarını belirten Güllü Özbek de yılın bu mevsiminde işlerinin daha yoğun olduğunu dile getirdi. Domuzları tarlalardan uzak tutmak için çit yapan Özbek, “Bu ekinler yeşerip tarla işi bitinceye kadar her işi yapıyoruz” derken, Leyla Özbek ise şunları belirtti: “Çocukluğumuzdan beri babalarımız sonra eşlerimiz ile birlikte bütün işleri yapıyoruz. Erkeklerle birlikte gün boyu her işe koşarız. Erkeklerin işleri bittiğinde biz kadınlar köyümüzde çokça bulunan üzüm asmalarından yaprak toplar aile geçimine katkı amacıyla satarız. Ayrıca köyün etrafında bulunan dere boylarından nane, sibit, alo, karî ve diğer otları toplarız. Böyle yapmazsak geçimimizi sağlayamayız. Başka bir gelirimiz olmadığından kendi elimizle doğadan ne alırsak o. Tamam çıkmayalım. Peki ne yiyeceğiz? Bizlere bir şey veren var mı? Yok. E peki bizler nasıl geçineceğiz? Paranın değeri artık kalmadı. Çocuklar okudu; ama hiç birisi bir yere yerleşemedi. Kamyon şoförlüğü yapıyorlardı, o da bu virüs yüzünden bitti. Eve gelir getirecek tek imkanımız bu topraktır. Bizler de bu arazileri ekip yetiştirmezsek hepimiz açlıktan öleceğiz.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER