Washington Post: Türkiye despotizmde yeni bir dip noktaya ulaştı

İşadamı Osman Kavala'nın müebbet hapis cezasına çarptırılmasına ilişkin olarak Washington Post gazetesinde bugün yayınlanan başyazıda, mahkemenin aldığı karar Erdoğan'ın "derinleşen despotizminin bir başka gaddar göstergesi" olarak nitelendirildi.

Washington Post: Türkiye despotizmde yeni bir dip noktaya ulaştı

Gezi Parkı davasında işadamı Osman Kavala hakkında müebbet hapis cezası verilmesi dolayısıyla uluslararası basında AKP lideri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ağır eleştiriler getirilmeye devam ediyor.

Washington Post gazetesinde bugün “Türkiye despotizmde yeni bir dip noktaya ulaştı” başlığıyla yayınlanan başyazıda Kavala’nın mahkeme sırasında yaptığı uzun süre hapiste tutulmasının “gücün kötüye kullanılması yoluyla bir özgürlükten yoksun bırakma eylemi” şeklindeki açıklamasına atıfta bulunuldu.

Kavala’nın Ekim 2017’de tutuklandığı ve 2013’teki Gezi Parkı protestoları ile Temmuz 2016’daki başarısız darbe ile bağlantılı olarak hükümeti devirmeye çalışmakla suçlandığı belirtilen başyazıda Erdoğan’ın hükümetine yönelik muhalefetlerde genellikle işadamı George Soros ve sürgündeki din adamı Fethullah Gülen’in gizli elini gördüğü kaydedilerek Erdoğan’ın diktatörlerin el kitabına uygun olarak, kendisine karşı meşru bir muhalefetin olabileceğini kabul etmediği kaydedildi.

Başyazıda, Erdoğan’ın sivil toplum aktivistlerini, yargıçları ve gazetecileri toplu halde hapse atarak sert diktatör taktiklerini gitgide daha fazla kullandığı belirtilerek “Kavala’ya verilen ağır ceza, Erdoğan’ın kendisine yönelik kişisel husumeti ve mahkemelerin silah olarak kullanılması nedeniyle öne çıkıyor” ifadelerinde bulunuldu.

Dava dosyasındaki çarpıklıkların tek tek sıralandığı başyazıda, Kavala’nın düzmece suçlarla itham edildiği, Kavala’nın Gezi protestolarını kışkırtmak için Soros’la gizli anlaşma yapmakla da suçlandığı ancak gerek kendisinin, gerekse Soros’un bunu yalanladığı belirtildi.

Başyazı şu çarpıcı cümlelerle sona eriyor: “Nelson Mandela hapiste yok edildi mi? Vaclav Havel edildi mi? Andrei Sakharov Gorki’de sürgün tarafından susturuldu mu? Hepsi acı çekti ama vicdanın sesi olmak için yeniden ayağa kalktılar. Kavala da cezaevi parmaklıklarıyla susturulamaz. Erdoğan biraz sağduyulu olsaydı, Kavala’yı serbest bırakır ve onu kişisel bir konuşmaya davet ederdi. Böylece Erdoğan, gerçek güç olan ilkeler hakkında bir şeyler öğrenebilir.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER