Haber: Emrah Bakır

Yeni medya teknolojisinin yaygınlaşması, anaakım medyanın tek elde toplanması ve sürekli devam eden sansür, artık birer üretici olan sosyal medya kullanıcılarının bağımsız youtube kanallarında halka mikrofon uzatmasını beraberinde getirdi. Sosyal platformlarda izlenen sokak röportajları ise adeta Türkiye'nin renklerini ekranlara yansıttı. İstanbul'un en büyük ilçesi Esenyurt'ta yaptığı bir sokak röportajıyla tanınan Ali Çevende bu renklerden yalnızca biri. Türkiye'nin onu sokak röportajlarıyla tanıdığını belirtsek de aslında Ali'yi tanıyan tanıyordu. Üzerindeki şal-u şepik, (Kürt erkeklerinin yöresel giysisi) ile kendisine uzatılan mikrofona sabırla Kürtlerin ne istediğini anlatıyordu. Merak edenler kim bu genç diye araştırmaya başladı ve sosyal medyayı aktif olarak kullanan bu gencin, aslında arkadaşlarıyla bir dernek kurduğunu da bu vesileyle öğrendik ve kapısını çaldık.

Ali Çeven ve arkadaşları İlk başlarda dernek olarak kurdukları  KURD ÖNCÜLERİ DERNEĞİ (KÖDER) adlı sivil toplum kuruluşunda, Kürt halkının anadil, eğitim, Kürt tarihi ve sosyolojisi üzerine her partiden farklı fikir ve görüşte olan aydınlara birlikte ortak bir zeminde Kürt değerlerinin bilinçli ve şuurlu bir şekilde yaşatılması için çalışmalar yapıyor ve derneğin zamanla vakfa dönüştürülmesini hedefliyorlar.

Ona merak ettiğimiz her şeyi sorduk, o da samimiyetle yanıtladı:

· Fakat Ali Çeven şu an cezaevinde. Kendisiyle tutuklanmadan önce röportaj yapan son kişi olduğumdan dolayı gazetecilik mesleği gereği konuşmasını olduğu gibi yayınlıyorum.

‘’Yerel alanda çalışma olmadığı için bizler yapı kurmak istedik’’

Kürt Öncüleri Derneği kurucularından Ali Çeven’e Kürtler hakkında çalışmalar yapan birçok dernek, kurum ve vakıflar varken neden KÖDER’i kurma gereği duyduğunu sorduğumuzda Çeven şöyle yanıt verdi: ‘’2019 yılında sonra Mısır’da bir sorgulama, araştırma ve okuma evresi başladı. Daha sonra Kürt tarihi sosyolojisi ve Kürtlerin iki yüz elli senedir yaşadığı inkar ve soykırım politikaları üzerine araştırmalar yaptım. Kürtler son yüz yıldır sadece sandık ve meclis siyaseti yapıyorlar. Oy kullanıyor ve bir de mecliste haftada ya da ayda bir kere Kürt meselesi gündeme geliyor o kadar. Onun dışında yerel alanda hiçbir çalışma olmadığı için bizler bir yapı kurmak istedik. Bir sivil yapı, siyasi alandan daha bağımsız, partiler üstü, siyaset üstü ve bütün Kürtleri kucaklayabilecek ve Kürtlerin her kitlesine ulaşabilecek Kürt Öncüleri Derneği’ni kurduk. Tabii ki biz dernek olmakla kalmayacağız ve önümüzdeki süreçte tamamen sistemimiz oturduktan sonra derneği vakfa dönüştürmeyi düşünüyoruz. Vakıf bünyesinde bütün Kürt renklerini kucaklayacak ve bütün Kürt fikir ve görüşleriyle bir araya gelebilecek yerel bir yapı, sivil bir yapı ve pasif bir yapı olarak tanımlıyoruz. Bağımsız Kürt gençleri olarak da kendimizi tanımlıyoruz.’’

Malatya’da molozlar nedeniyle kayısılar risk altında! Malatya’da molozlar nedeniyle kayısılar risk altında!

 Alevi çocuklara Alevi öğretmenler eğitim versin

Kürt Öncüleri Derneği’nin yapısı İslamcı olan bir dünyaya baktığı kadar merakla diğer etnik kimliklere ve farklılıklara nasıl baktıklarını kendi istek ve taleplerini kadar diğer kesimler için bir çalışma yapıp yapmadıklarını sorduğumuzda Çeven şunları söyledi: ‘’Bugün biz Kürt Öncüleri Derneği olarak, Esenyurt Dersimliler Derneği’ni ziyarette bulunduk. Size bahsettiğim eğitim sistemini ve modelini onlarla birlikte ve ortak çalışma için konuştuk. Onların çocukları için Alevi öğretmenler öncülüğünde eğitim verilmesini istedik. Tamamen Alevi olan kişiler çocuklara eğitim versin. Bana göre Dersim, Kürt Alevileri veya Kürt Sünnileri diye bir şey yok. Şeyh Sait bir Sünni olmakla beraber bir ulusa mal olmuştur. Aynı zamanda Seyit Rıza ve Nuri Dersimi gibi kişiler de Alevi olmakla beraber bir ulusa mal olmuşlardır. Nuri Dersimi’nin Seyit Rıza’nın Aleviliğinden çok daha ötesi bizim ulusal mücadelemizde verdiği direnişi ve dik duruşu alırız. Dolayısıyla milli mücadelede fikir değil amaç olur. Tarihte Kürt Aleviliği, Türk Aleviliğinden daha çok siyasi arenadadır.’’

Bize karşı ön yargı ve şüpheler var

Kürtlerin derneğe olan yaklaşımlarını olumlu yönde olduğunu  gençlerin bir kısmının çalışmalara ve derneğe sloganik olarak yaklaşımlarda bulunduğu kadar,  derneğe yönelik şüphelerin ve ön yargıların olduğunu ifade eden Çeven, ‘’Ulusal mücadele o ulusa ait etken ve etnisiteleri kendine ait  görmektedir. Biz her şeyden önce Kürtlerin kardeşliği diyoruz. Kendi halkının kardeşliğini başaramamış bir millet bir yapı başkasına kardeş değil ancak hizmetçi olur diyoruz. Benim kimliğimin olmadığı bir yerde ben Kürt olmadıktan sonra anayasalarda adım Fars,Arap ve Türk olarak geçtiği bu dünyada ben Kürt olamamışım ki bir Kürt olarak ümmet veya hakların kardeşi olayım diyoruz. Gençler iki kısma ayrılıyor. Bir kısım çok heyecanlı bir şekilde yoğunlaşmış ve ilgisini çekmiş ve yine o sloganik etkiden kalma sonucunda bize sloganik olarak ilgi duymaya başladığını görüyoruz. Diğer yarısı ise benim mutlu olduğum tarafta burası bize karşı çok ön yargıların, şüphelerin ve yaftaların olması. Buda ilgi çektiğimizi gösteriyor’’ diye ifade etti.

Kürt gençleri artık Kürtlerin birliği diyor

Kürt gençlerinin ilgisini her geçen gün çektiklerini ve gençlerin, Kürtlerin sorunlarını çözecek onları bir araya getirecek yapılara hasret kaldığını belirten Çeven, ‘’En çok ilgiyi genç tabandan alıyoruz. Gençlik tabanı beklediğimizin çok ötesinde hatta biz bazı konularda kendimizi dizginlemek zorunda kalıyoruz. Kendimizi gençlere bırakırsak çok daha farklı bir sürece girebiliyoruz. O kadar ki bir ilgi var,  biz o manipülasyonlara gelmeden kontrol etmeye çalışıyoruz. Bazen geri adım atmak zorunda kalıyoruz çünkü gençlerin ilgisi ve propagandaları ve de desteği bizi bir nevi kahraman olarak hissettiriyor. Ve biz kendimizi bu alanda kontrol etmeye çalışıyoruz. Gençlerin ilgisi bizim beklediğimizin çok ötesinde çünkü hasret kalmışlar. Yani bütün renkleri kucaklayacak, Kürtlerin kardeşliği diyecek, bütün Kürtlere tahammül edecek ve Kürtlerin temel sorunlarına objektif bir şekilde değerlendirecek kişilere ve yapılara hasret kalmışlar. Çünkü son elli yıldır Kürtler ideolojik ve iç çatışma sonucunda yorulmuşlar. Artık Kürtlerin birliği diyorlar’’şeklinde konuştu.

Eğitim, bilinç ve sosyolojik pozisyon

Röportajımızda, Kürt Öncüleri Derneği’nin diğer dernek ve oluşumlardan farklı olan yanlarını ve neler katmayı hedeflediği sorduğumuz soruya Çeven şunları kaydetti:  ‘’Derneği farklı kılan en önemli etkenlerden bir tanesi biz sloganik bir Kürtlük yerine, şuurlu,  bilinçli ve eğitimli bir Kürtlüğü sahaya sürmek istiyoruz. Son altmış yıldır Kürt ismi maalesef sloganik ve altı boş bir şeyden ibaret. En Kürtçüsü bile Kürtlüğün tamamen ne olduğunu ve nasıl ulus olduğunun bilincinde olmadığını görüyoruz. Bizi farklı kılan en önemli etken budur. Biz bir millet bir şeyi savunacaksa bilerek, tanıyarak milli ve şuurlu bir şekilde yapmasını istiyoruz. Dolayısıyla işin eğitim, bilinç ve sosyolojik pozisyonunun üstünde duruyoruz. Bizi farklı kılan ikinci etken de bizim şöyle bir ilkemiz var: Biz Kürtlerin mücadelesini bir milli mücadele olarak görüyoruz ve her milli mücadele ortak fikirde değil ortak amaçta verilmiştir. Dolayısıyla biz Kürtlerin şahıslar, isimler, ideolojiler, inançlar ve mezhepler çatısında değil Kürtlük çatısında asgari talepleri doğrultusunda bir araya gelmeleri gerektiği ve Kürtlere ait bir meclisin Kürtlere ait bir dünyanın olması gerektiğini Kürtlerin her ulus gibi bir ulus olduğu ve ne yaparsa bu bilinçle yapması gerektiğini kendimize ilke edinmişiz.’’

Dilini ve kimliğini kaybeden nesil yetişiyor

Derneğin ne tür çalışmalar yaptığını ve gelecekte olan projelerinde neleri kapsadı üzerine konuştuğumuzda Çeven, Kürt gençlerinin ve çocuklarının dilini ve kültürünü kaybettiğini ve bu konuda çocuklar için Kürtçe özel kurslar açmayı hedeflediklerini belirtti. Konuşmasının devamında Çeven şunları dile getirdi:  ‘’Çalışmalarımızı üç evreye ayırıyoruz. Birincisi 4-10 yaş arası çocuklar için eğitim sistemive özel kurslar açmayı düşünüyoruz. Bu özel kurslarda bir ders programı hazırlıyoruz. Kürt dili tarihi ve edebiyatı, Kurmancî ve Zazakî dili başta olmak üzere genel anlamda Kürtlerin tarihine yönelik bir eğitim müfredatı hazırlıyoruz. Şu an yüz Kürt öncüsünün hayatını yazmayı düşünüyor ve konu üzerinde çalışıyoruz. Bir nesil sahaya çıkarmak istiyoruz. Çünkü dilini ve kimliğini kaybeden bir nesil yetişiyor. Biz varlığımızı bir sonraki kuşağa ulaştırmak zorundayız.’’

 Kürt aydınlarını konuk almak istiyoruz

Her partiden farklı fikir ve ideolojiden olan kişileri konuk alıp gençlerle siyasal süreçler hakkında toplantılar ve eğitimler düzenleneceği ve gençlerin sorgulayan bir döneme girdiğini ifade eden Çeven, ‘’İkinci bir çalışmamız ise gençler içindir. Bunun için gençlerle bir araya gelip haftada bir gün Kürt tarihçilerinden önemli bir ismi konuk alıp Kürt tarihine yönelik soru cevap tarzında tarih dersi vermek istiyoruz. Diğer taraftan her partiden farklı fikir ve görüşten olan Kürt aydınlarını her ay konuk alıp gençlerle soru cevap tarzında siyasal süreci konuşacağız. Gençler sorgulamayı öğrendikçe sorgulan bir millet kandırılamaz ve sorgulayan bir milleti siyasal yapılar manipüle edemez. Bu sefer siyasi yapılar Kürtleri daha çok ciddiye alırlar’’ şeklinde konuştu.

 İstanbul ve metropol kentlerde adaylar olmalı

Kürt siyasal hareketinin seçim döneminde önünde birçok seçeneğin olduğunu ve iktidara oy kaybettirme, iktidarı düşürme politikası izlenecekse İstanbul başta olmak üzere metropol şehirlerde aday çıkarmanın daha doğru olacağını belirten Çeven, ‘’ Kürt seçmeni dediğimiz zaman şu an bir tane parti var oda DEM Partisidir. Kürt seçmeninin şu an siyasi arenada ve Türkiye’de bir temsiliyetpozisyonunda DEM Partisi var. Onun üzerinden konuşmak zorundayız. Kürt seçmeni sandığa gitmesin mi? Ne yapacak mecbur bir partiyi takip edecek. Yani parti ne yapmalıdır? Sorusu daha yerinde olur. DEM Partisi’nin önünde üç seçenek var. İlki iktidara oy kaybettirmek istiyorum. İktidarı düşürme politikası ve son on yılda bu politikayı sürdürüyor. Eğer bu politikayı sürdürüyorsa, İstanbul ve metropol kentlerde adaylığını koyması doğru bir karar olur’’ dedi.