DEM Parti ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Van'da son yıllarda artan aşiret ve aileler arasındaki silahlı kavgalar ile toplumsal gerginliklere karşı sivil toplum örgütleri, aşiret temsilcileri, kanaat önderleri ve din insanlarını bir araya getirerek barış çağrısı yaptı.
DEM Parti Van İl Eş Başkanı Gülşen Kurt, “Aşiretler güç yarışına değil, barış mirasına öncülük etsin. Barış, sadece silahların susmasıyla değil; onurun, hakların ve hayatın güvence altına alınmasıyla sağlanır. Gelin, bu vicdanın sesi olalım ve halkımızın hakkı olan onurlu barışı toplumsal barışla buluşturalım” dedi.
DEM Parti ve DBP Van İl Örgütleri, Van ve Hakkari’de yaşanan toplumsal sorunlara dikkat çekmek amacıyla “Toplumsal yıkıma karşı barışı ve demokratik yaşamı savunuyoruz” başlıklı bir buluşma düzenledi. Etkinliğe iki şehirden yüzlerce kişi katılırken, sivil toplum temsilcileri, kanaat önderleri, siyasi parti yetkilileri ve din adamları bir araya geldi.
Etkinlikte konuşan Van Barosu Başkanı Sinan Özaraz, "Biz bu noktada bugün hep birlikte aşiretçilik ayrılıkçılarını bir kenara itip halk olma bilincini öne sürüp hep birlikte birbirimizin varlığını koruma ve geliştirme noktasında ve özellikle Sayın Öcalan'ın çağrısını hayata geçirme bu noktada demokratik bir toplum inşası için mücadele vermemiz gerektiğine inanıyorum" dedi.
“30’dan fazla kişi hayatını kaybetti”
DEM Parti İl Eş Başkanı Gülşen Kurt, aşiret kavgalarının ciddi bir güvenlik sorunu haline geldiğini belirterek, “Van’da yaşanan aşiret kavgalarında resmi olmayan rakamlara göre 30 insan yaşamını yitirdi. Bu ölümler yalnızca adli vakalar değil, halkımızı birbirine düşürmek isteyen karanlık ellerin ürünüdür. Aşiretler arası husumetler, toplumsal dokuyu parçalıyor ve ahlaki-politik toplum gerçeğini erozyona uğratıyor. Bu anlayış aynı zamanda aşiretler arası çelişkileri de körüklemektedir. Bu oyunu görüyor ve kabul etmiyoruz” diye konuştu.
Kurt, toplumsal krizlerin derinleştiğine dikkat çekerek, “Gençler işsiz ve sistem dışına itiliyor. 2024’te madde bağımlılığı tedavisi için başvuran gençlerin sayısı yüzde 38 arttı. Bu tablo sistematik bir düşürme politikasının sonucudur. Gençlerin geleceksiz bırakılması, halkın geleceksiz bırakılmasıdır” ifadelerini kullandı.
“Aşiretler barışın öncüsü olsun”
Kadına yönelik şiddetin ve cinayetlerin arttığını belirten Kurt, “Kadın katliamlarının her biri, aslında toplumun tamamına yöneltilmiş bir şiddet eylemidir. Bu kırımın son bulması için sadece hukuki değil, kültürel ve siyasi bir seferberlik gerekmektedir. Kadına yönelik her türlü saldırı, yalnızca bireysel bir suç değil; aynı zamanda patriyarkal sistemin ve militarist erkek-devlet aklının kurumsal sonucudur. Kadınların kamusal hayattan dışlandığı, sessizleştirildiği bir düzende barıştan söz edilemez. Kadınların özgürleşmesi, toplumsal barışın temel şartıdır. Bugün bölgemizde yaşanan çatışmalar, yalnızca taraflar arasında değil; aynı zamanda halk ile halkı bölmeye çalışan sistem arasında yaşanmaktadır. Bu nedenle bizler; toplumdaki husumetlerin sona ermesi, gençlerin madde bağımlılığına karşı korunması, kadınların güvenli, eşit ve özgür yaşaması, halkımızın eğitim, sağlık, istihdam gibi temel haklarına erişmesi ve en önemlisi, Kürt halkının yozlaşmaya karşı kendi kimliğiyle, ahlaki-politik bir yaklaşımla, demokratik bir toplumda yaşaması için mücadeleyi büyütme kararlılığındayız” dedi.
Tüm topluma çağrı yapan Gülşen Kurt, “Aşiretler güç yarışına değil, barış mirasına öncülük etsin. Barış, sadece silahların susmasıyla değil; onurun, hakların ve hayatın güvence altına alınmasıyla sağlanır. Gelin, bu vicdanın sesi olalım ve halkımızın hakkı olan onurlu barışı toplumsal barışla buluşturalım” diye konuştu.